Ukrayna, Sovyet Rusya’nın dağılması ile 24 Ağustos 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden bir ülkedir. Para birimi olarak Ukrayna Grivnası kullanılmaktadır. Doğu Avrupa’da yer alan ve 45 milyon nüfuslu bir ülke olan Ukrayna, doğal güzelliklerinin yanı sıra kültürel ve tarihi yapıları ile de bilinmektedir. Belarus, Slovakya, Romanya, Macaristan, Rusya ve Moldova ile sınırı bulunan ve 608,628 kilometre karelik yüz ölçümü ile Doğu Avrupa’nın en büyük ülkesi konumundadır. Başkenti Kiev şehridir.

Endemik bitki türleri ve nadir görülebilecek hayvan türlerine rastlanabilecek Dinyester Kanyonu, oluşumunu 14 milyon yılda tamamladığı efsane ile bilinen Optymistychna Mağarası ve Lviv yakınlarındaki bir köyde bulunan Uritskie Kayalığı ülkenin gizemli yerleri olarak bilinmektedir.

Ukrayna, 2. Dünya Savaşı’nda ağır tahribata uğrasa da kısa sürede kendisini toparlayan ve savaştan geride kalan izleri ile bozulmayan dokusu ile kendi kültürünü yaşadığı ülkede ziyaretçilerini ağırlamakta olan bir ülkedir.

Ukrayna denince akıllara gelen Kiev, Odessa ve Lviv şehirlerinin yanı sıra Ukrayna’da gezilecek yerler olarak tarihi kucaklayan birçok şehriyle ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Türk vatandaşlarının vize almadan seyahat edebildiği bir Doğu Avrupa ülkesi olan Ukrayna, zengin tarihi ve turistik yerleri ile oldukça fazla ziyaretçi ağırlayan bir ülkedir.

KİEV

KİEV

Kiev, yeşil doğası, parkları ve ilginç mimarisi ile birlikte ağaç kesmenin yasak olduğu bir şehirdir. Etkinlik ve festivallerin yapıldığı, yerli halk ile ziyaretçileri bir arada toplayan Özgürlük Meydanı ile ünlüdür. Özgürlük Meydanı olarak anılan bu meydan diğer bir adıyla Bağımsızlık Meydanı olarak da bilinmekte ve Shevchenko Bölgesi’nde Khreshchatyk Caddesi üzerinde yer almaktadır. İç mimarisinde yer alan fresk ve mozaikler ile öne çıkan tarihi Aziz Sofya Katedrali, kentin giriş kapısı olarak inşa edilmiş olan Golden Gate ve Kiev Müzesi ile ziyaretçi akınına uğramaktadır. İsmini Ayasofya’dan alan Tarihi Aziz Sofya Katedrali (Saint Sophia’s Cathedral), Ukrayna’nın UNESCO Dünya Tarihi Mirası listesinde yer alan önemli yerlerinden biridir. Yapımına 1011 yılında başlanan katedral, 2007 senesinde yapılan oylama sonucuna göre Ukrayna’nın yedi harikasından biri olarak seçilmiştir. Taç giyme törenleri ve elçi karşılama gibi önemli olaylarda kullanılmaktadır. Aziz Sofya Katedral’i girişinde yer alan çan kulesine çıkarak şehri kuş bakışı seyretme imkanı bulunmaktadır.

St. Michael Altın Kubbeli Katedral, Kiev şehrinin en önemli dini yapılarından biridir. 1108 – 1113 yılları arasında kurulmuş olan katedral, mozaikleri ve freskleri ile dikkat çekmektedir. Katedralin en tepesinde ise Baş melek Mikail’e adanmış bir anıt bulunmaktadır.

Kiev doğumlu Rus yazar Mikhail Bulgakov’a adanmış bir müze olan Bulgakov Müzesi şehirde yer almaktadır. Kiev’in Andriyivskyy Descent Caddesi üzerinde yer alan Bulgakov Müzesi, Mikhail Bulgakov’un doğumunun 100. yıldönümüne ithafen 15 Mayıs 1991’de açılmış ve Rus yazarın eşyaları, kitapları ve kartpostalları dahil olmak üzere müzede, 2500 civarında eşyası sergilenmektedir.

Bulgakov Müzesi

Kiev’de bulunan ve önemli bir tarihi yapı olan 2. Dünya Savaşı Müzesi, adından da anlaşılabileceği gibi savaşa dair tüm anı ve objeleri gözler önüne sermekte ve ziyaretçilerine adeta, tarihte yolculuk yapıyormuş, izlenimi vermektedir. 2. Dünya Savaşı Müzesinde bulunan askerlerin kişisel eşyalarından savaş tanklarına, madalyalardan tarihi belgelere kadar savaş dönemine ait tüm eserleri ve koleksiyonlar sergilenmektedir.

Ukrayna’nın Kiev şehrindeki en büyük manastırı olan Caves Manastırı, İtalya’nın Roma şehrinde bulunan Vatikan gibi dini bir bölge olarak nitelendirilmekte olup, 1000 yıllık derin tarihi ile dünyanın en ünlü manevi yapılarından biri olarak ünlüdür. Caves Manastırı altında yer alan mağaralar şuan müze olarak kullanılmaktadır.

Bir başka mimari yapı ise Mimar Wladyslaw Horodecki’nin tasarladığı ve Başkent Kiev’de bulunan Ukrayna Ulusal Sanat Müzesi’dir. Müze, 1898 yılında hizmete açılmış olup, NeoKlasik mimari tarzda inşa edilen müzenin ilk adı Kiev Antika ve Sanat Müzesi’ydi. Hizmete girdiği dönemde tarih müzesi olarak faaliyet gösterse de ileri yıllarda sanat çalışmalarının yoğun şekilde eklenmesi ile müze, sanat müzesi haline gelmiştir. Ukrayna Ulusal Sanat Müzesi’ndeki koleksiyonlar genellikle Ukraynalı sanatçıların çizim, heykel, tablo gibi çalışmalarından oluşmaktadır.

LVİV

LVİV

Lviv şehri, Ukrayna’nın 2. Dünya Savaşının ardından elde ettiği en güzel teselli ödülü olarak görülebilir. Geçmişten bugüne Ruslardan Galiçyalılara, Avusturya halkından Polonyalılara kadar birçok egemenliğe toprak olmasıyla dikkat çeken Lviv, Ukrayna’da gezilecek yerler rotalarından biridir.

UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan bir şehir olan Lviv, geçmiş zamanlarda başka uygarlıkların egemenliği altında kalmış olsa da bugün Ukrayna’nın önemli turistik şehirlerinden biri haline gelmesiyle öne çıkmaktadır. Bir kültür başkenti olarak görülen şehir, en ünlü meydanı Rynok Square’de yer alan müzelerden olan Brewery Müzesi ve Mimar Zygmunt Gorogolevski tarafından tasarlanmış olan Opera Binasına ev sahipliği yapmaktadır. Potocki Sarayı, Eski Şehir bölgesinde yer alan 13. yy. mimarisi Dormition Katedrali, ülkenin gelmiş geçmiş en değerli sanatçılarına ve düşünürlerine dahi ev sahipliği yapan Lychakiv Mezarlığı ve Lviv Ermeni Katedrali Ukrayna’da gezilecek yerler listesinde yerlerini almış bulunmaktadır.

Olesko Kalesi, Lviv şehrinin Busk bölgesinde yer alan ve 14. yüzyılda savunma amacı ile inşa edilen bir yapıdır. Olesko Kalesi, 15. yüzyılda savunma amacından saptırılarak, 1605 yılında ülkenin asilzadelerinden olan Jan Danilowicz tarafından satın alınarak özel mülk haline getirilmiş bir yapı haline gelmiştir. Aslına uygun olarak birçok kez restore edilen kalenin etrafı bahçe düzenleme ve heykeller ile süslenmiştir.

ODESSA

ODESSA

Coğrafi konumu sebebi ile farklı kültürleri ağırlayan ve tarih boyunca göz önünde bulunan Odessa şehri, kültürel çeşitlilik sergileyen bir liman kentidir.

Osmanlı’nın hükümdarlık yaptığı zamanlarda ismi ‘Hacı Bey’ olan şehir, Rus egemenliğe girdiğinden beri Odessa ismi ile anılsa da Türk kökenli vatandaşlarına hala ev sahipliği yapmaktadır.

Gün boyu kalabalık bir cadde olan Deribasovskaya Caddesi, şehir merkezinde bulunan Devlet Opera Binası, Puşkin Müzesi, kentin sembolü olarak anılan meşhur Potemkin Merdivenleri, Potemkin Merdivenleri sonunda ziyaretçilerini ağırlayan Duke de Richelieu Anıtı kitaplara konu olan Odessa şehrini çekici kılan detaylar arasında bulunmaktadır.

Puşkin Müzesi

Savaştan önce yapılan fakat 2. Dünya Savaşı sırasında cephanelik ve saklanma yeri olarak kullanılan Katakomb yeraltı şehirleri, deniz seviyesinin altında olması ve köklü bir tarihi kucaklamasıyla, bu şehri cazip bir turizm merkezine haline getirmektedir.

KHARKİV

KHARKİV

 Kharkiv’de bulunan bilim enstitüleri, müzeler, üniversiteler, kütüphaneler ve tiyatro binaları ile gelişmişliği gözler önünde olan bir şehirdir. 2. Dünya Savaşında uğramış olduğu büyük hasar ve tahribata rağmen kendini hızla toparlayabilmiş olan Kharkiv, bir öğrenci şehri olarak da anılmaktadır.

Ukrayna’nın Özgürlük Meydanlarından biri de bu şehirde yer almaktadır. Kharkiv şehrinde yer alan Özgürlük Meydanı, Avrupa’nın en büyük sekizinci, dünyanın ise on beşincisi olmakla beraber şehrin önemli günlerinin, festivallerinin, konserleri ve kutlamalarının yapıldığı önemli bir yere sahip olan meydandır. Kharkiv’de Sanat Müzesi, Kharkiv Tarih Müzesi ve bir ufoloji merkezi olan Kozmos Müzesi bilinenlerinden olmak üzere 6 adet müzesi olduğu bilinmektedir. Kharkiv Hayvanat Bahçesini içerisinde barındıran Shevchenko Parkı, Bizans mimari örneklerinden biri olan Annunciation Katedrali, neo-klasik dokusuyla Uspensky Katedrali, Pokrovsky Manastırı farklı mimari özellikleri ile ziyaretçilerinin beğenisini toplayan yapılardan olup Ukrayna’da gezilecek yerler olarak belirlenmektedir.

LUTSK

LUTSK

 Lutsk şehri, Ukrayna’nın geleneksel yapısını yansıtırken aynı zamanda da Avrupa’nın modern dokusunu aktarmakta ve Volin Oblastı’nın merkezi olarak Styr Nehri’nin üzerinde bulunan bir şehirdir. Pek çok kişi tarafından bilinmemesi dolayısı ile özgün kalabilmiş yönleri, kendine has ambiyansı, tarihi dokusu ile ziyaretçileri tarafından Ukrayna’da gezilecek yerler arasına girerek keşfedilmeyi beklemektedir.

Lubart’ın Kalesi, kentin en önemli gezilecek yerlerinden olup, görkemli görüntüsünün ardında 1941 yılından bu yana uzanan acı dolu bir tarihi kucaklamaktadır. Lubart’ın Kalesi içerisinde ziyaret edilebilecek bir Kitap Müzesi de bulunmaktadır.

Lubart’ın Kalesi

Bir Ortadoks ibadethanesi olan Holy Trinity Katedrali, barok üslupla inşa edilmiştir. Şehir, 17. yüzyıl eserlerinden St Peter and Paul Katedrali ve neo gotik mimari tarzı ile dikkat çeken Lutheran Kilisesi gibi dini yapıları da barındırmaktadır. Bölgenin en köklü müzelerinden biri olan Volin Etnografya Müzesi, çanın evrimi hakkında ziyaretçilere görsel bir şölen yaşatan Çan Müzesi, birçok eser ve koleksiyon ile tüm sanatseverlere hitap edebilen Lutsk Sanat Müzesi ve hem iç hem de dış mimarisi ile adeta bir tığ işini andıran Heykel Evi şehrin dikkat çeken kültürel mirasları arasında yer almaktadır.

 KIRIM

KIRIM

 Bir yarımada olan Kırım, yasal olarak Ukrayna’nın bir parçası olarak görülmektedir. Kırım Dağlarının zirvelerinden biri olan Ay Petri bölgesinin adının Aziz Peter’den geldiği bilinmektedir. Ay Petri’nin yüksekliği 1234 metredir. Kırım’da en rüzgarlı yerlerden birisi olarak bilinen bölgede yılın 125 günü rüzgar esmektedir. Ay Petri, Ukrayna’da dağcılık tutkunlarının ilk adreslerinden biri olarak yer edinmiştir.

Kırım’ın Alupka İlçesi’nde bulunan Vorontsov Sarayı’nın, Gelencik (Novorossiyskaya) eyalet valisi olan Kont Mikhail S. Vorontsov adına yapıldığı bilinmektedir. Sarayın etrafındaki parkta Akdeniz, Asya, Güney ve Kuzey Amerika’dan getirilen çeşitli bitki türleri yetiştirilmektedir. Saray, tarihi filmlerde kullanılmakta ve ünlü Rus yazar Lev Tolstoy’un “Hacı Murat” romanına da konu olmuş bulunmaktadır.

Kırım’da bulunan Livadiya Sarayı, Çar II. Nikolay için 1911 yılında yazlık saray olarak yaptırılmıştır. Bizans, Gotik, İngiliz ve Arap mimarisinden de izler taşıyan Livadiya Sarayı, Mimar Nikolay Krasnov’a İtalyan Rönesans tarzında yaptırılmıştır. Yalta’dan 3 km ötede Livadiya’da Mohabi tepesinde bulunan saray, sahil tarafında bir saray-park kompleksidir. Yapıldığı dönemde moda olduğundan, sarayın bazı bölümlerinde ve arka bahçedeki çeşmesinde İslami motifler kullanılmıştır. Bahçe kısmı, özellikle sütunları, mermer fıskiyesi ve kafes oymalı avlu kapısı ile İtalyan Bahçesi görünümündedir. Saray, içerisinde bir tarih müzesi ve bir resim galerisi bulunmaktadır. Livadiya Sarayı, 1917 İhtilalı döneminde ağır bir yağmaya uğradığından içerisinde bulunan kıymetli eserlerin pek çoğu hala bulunamamaktadır. 1917 İhtilalı’ndan sonra sanatoryuma çevrilen saray, 1993 senesinde de müze haline getirilmiştir. Kayıp parçalardan bir kısmı çeşitli Avrupa ülkelerinden satın alınarak yeniden saraydaki yerlerine konulmuş olsa da birçoğu hala eksik olarak kalmıştır.

livadiya

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

Bir yorum bırak

Yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın