Trilye Bursa’nın en güzel sırlarından.
Hatta İstanbul’un dahi sayılır, ne de olsa gitmek bir araba vapuru 20 dakikalık bir Yolcu kadar basit.
Bu külüstür Rum balıkçı köyünün yakın vakitte ününe ün katma potansiyeli çok yüksek, bizden söylemesi…
Alaçatı’nın bi 15 yıl evvelki durumunu hatırlayanlar parmak kaldırsın?👆 Hani Alaçatı’da renove olmuş bina bulunmadığı, yanlızca İzmirlilerin bildiği ve haftasonları sıkça gittiği fakat ününün İzmir il sınırlarınından dışarıya taşmadığı kimilerine göre izbe, kimilerine göre bohem birdurumu vardı.
Kapı önüne sandalyelerde teyzeler muhabbet eder, git gide yıkıntıya dönen bakımsız fakat tatlı tarihi hanelerde ailelerin ocakları tüter, fakatbiz kentli çocuklara herşey masal gibi görürdü.

Tirilye’de tarih var, görünüm var, deniz var fakat biz en fazla sizi hamakta sallanırmış gibi dinlendiren, yavaşlatan yanını sevdik.
Artık sonbaharın getirdiği dinginlik midir (Ekim’de gittik) yoksa Trilye’nin her zamanki bohem durumları midir, nedir, bizde Pasifloratesiri yaptı; gevşedik.
Üzerine bir de Trilye’nin alamet-i farikası rakı balık keyfi yapıp, orahatını içimize iyice mühürledik.

Tirilye = Trilye = Zeytinbağı
Bu üç ad de aynı yer içersinde kullanılıyor.
Tabelalarda değişik değişik görürseniz kafanız karışmasın.
Trilye’nin adı 1909’da süikaste kurban giden Mahmut Şevket Paşa’nınhatırasına MahmutŞevketPaşa olarak değiştirilmiş fakat halk Tirilye demeye devam etmiş.
Bunun üstüne 1963 seneninde “Zeytinbağı” olarak ismi yenidendeğiştirilmiş.
Bu ad de benimsenmeyince 2011’de yeniden Tirilye olmuş.
Ne kadar vakit ayırmalı?
İnzivaya çekilme modunda olanlar genellikle bütün haftasonunu burada geçiriyor fakat bizce yarım gün buraya kafi.
Biz Mudanya ile Trilye’yi aynı gün gezmeyi öneriyoruz.
Mudanya önerilerimiz içersinde tıklayın.

Uyarılar
– Yazları ve güzel havalarda haftasonları her yer gibi burası da tatsızca kalabalıklaşabiliyor.
– Trilye yazın çok turist alıyor fakat ensaf buna hazırlıklı değil.
Servis aksamaları yaşamanız tahmin edilen.

TRİLYE’DE NE YAPILIR?
Tarihi Trilye Sokaklarınında Salının

Tirilye mutlaka o bohem ruhunu kapı önlerinde tın tın öten yelsüslerinden, bir bölümü restore edilmiş, bir bölümü saate mağludüşmüş evlerinden alıyor.
Tam avare avare turlamalık.
Genelde 2 – 3 katlı, ahşap ya da taş 150 – 200 senelik ananesel hanelerOsmanlı – Rum sentezi.
Araya malesef beton binalar da karışmış fakat yeniden de çok güzel.
Fotograf makinalarınıza festival görüntüler yakalayabilirsiniz.

Dolanırken bilhassa atlamamanız lüzumlenen yerleri alttaki Gezilecek Yerler kısmında bulabilirsiniz.

Trilye’de Kahvaltı Çamlı Kahve’de Yapılır!

Çamlı Kıraathane, Trilye’yi yukarıdan gören bir falezin üstüne heyetmiş, bir yanısıra uçsuz bucaksız deniz, bir yanısıra Trilye çatıları, mükemmelmanzaralı bir yer.
Her ne kadar kahvaltı tipleri pek envai olmasa da, bizce (ve kendimizeyazan Bursalı Evde Yoklarca) Tirilye’de kahvaltı yapılacak en güzel yer.
Biraz menü olarak kısıtlı, örneğin gözleme olarak ıspanaktı, kıymaydı gibi şeyler yok, tostun gözlemeleştirilmiş durumu var: Sucuklu, kaşarlı, karışık gibi.
Yemekler çok özel olmasa da haftasonları insanlar buraya serpme kahvaltı inşa etmek içersinde yığılıyorlar zira konumu, ambiyansıharbiden hoş.
Saat 10’dan ardından denize nazır masaları kapmakta zorlanabilirsiniz.
Kahvaltı içersinde farklı planlarınız olursa da en azından bir çaykıraathane keyfi içersinde uğrayın.
Tirilye’nin girişinden itibaren sizi Çamlı Kahve’ye götürecek levhalarıizleyerek ve kısa bir yokuş çıkarak buraya ulaşabiliyorsunuz.
Arabayla gelecekler içersinde ücretli otoparkı da var.
Mekan ile ilgili henüz detaylı bulguyu yeme-içme kısmında verdik.

Zeytin ve Zeytin Ürünlerini Deneyin

tirilye-zeytin-urunleri
Gemlik gibi, Tirilye’nin de zeytini ünlü.
Bir vakitler Trilye zeytini olarak dünyada bilinirmiş.
Özellikle de sofralık zeytini.
Trilyeliler de büyük ölçüde zeytincilikle geçimlerini sağlıyorlar.
Hatta ve hem de bölgenin ismi, sırf buradaki zeytin ekonomisine ithafen 60’larda Zeytinbağı olmuş (Şimdi yeniden Tirilye).
Zeytinden yapılmış armağanlık eşyalar satan tatlı dükkanlar var.
Kesinlikle zeytin kolonyasını denemeden gitmeyin deriz.

Homini Barbun


Burası külüstür bir balıkçı köyü, ve balığın her cinsini de mükemmelyapıyorlar, lafımız yok.
Ama bilhassa barbun diye ısrar ediyorsak da bir nedeni var.
Tarih boyu buraların barbunu öyle meşhurmuş ki, Trilye ismi barbunun Rumcası olan “trigliya”dan alıyor.
Favori balık restoranlarımızı da alttaki Yeme – İçme kısmında listeledik.
Not: Tirilye isminin kökenine değin bir başka varsayım da Rumca 3 rahip sözcük bütününden geldiği.
Hristiyanlığa freski sokmak istedikleri içersinde afaroz edilen 3 rahibin buraya yerleştiği biliniyor.
O yüzden aklınız levrekte kaldıysa, buyrun.

TRİLYE VE ETRAFINDA GEZİLECEK YERLER

Öncelikle Rumlardan kalan dini ve kültürel yapıların hepimizin ortakkalıtı olduğunu, devlet himayesinde savunmak adına özel mülk olarak satılmasından duyduğumuz üzüntüyü belirtmek isteriz.

Fatih Cami ve Avlulu Hamam

Tirilye ve etrafında Rumlardan kalan ehemmiyetli dini yapılar var.
Üç manastır, yedi kilise, üç ayazma ve Ortodoks Rum mezarlığı.
Tirilye gibi ufak bir yerde bu kadar kesif dini yapının görülmesi buranın dini dikkate sahip bir yer olduğunun göstergesi.
Burası gerçekte külüstür ismi Hagios Stephanos olan, 7.
yüzyıl Bizans’ından kalma külüstür bir kilise.
1560’de kiliseye minare ve mihrap eklenerek ismi Fatih Camisi olmuş.
Tirilye limana tepeden baktığınızda ilgi çeken yapılardan zira her ne kadar camiye çevrilmiş olsa da bütünlüğü bozulmamış yapılardan.
Fatih Cami yanısıra, Yavuz Sultan Selim doğrulusunda yaptırılmış olan Avlulu Hamam da ehemmiyetli tarihi yapılardan.
Burasının da kültür merkezi olması planlanıyor.

Trilye Taş Mektep


Tirilye’nin en ikonik binası olan 4 katlı Taş Mektep, Neo Classic tarza 1909‘da yapılmış.
1839 Tanzimat Fermanı ertesi batı tipi tertip etmeler yapmayaistikamete Osmanlı Devleti’nin eğitim alanındaki reformlarının hala ayakta olan örneklerinden biri olması yönünden ehemmiyet taşıyor.
Trilye metropoliti Chrisostomos doğrulusunda yaptırılan okul, mübadeleertesi 1924 seneninde Kazım Karabekir doğrulusunda evvel öksüzlerhanesi olarak yeniden kullanıma açılmış 1928’de de ilkokul olarak kullanılmaya devam edilmiş.
1988’de bina çatısındaki ve cephesindeki meseleler hasebiyle çürüğe alınarak tamamiyle boşaltılmış.
Ta 2000’lere gelinene kadar kaderine terk edilen bu güzelim yapı, nihaisenelerde Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve Mimarlık Fakültesi’nin yakın markajına girmiş.
Şimdilerde ise Mudanya Belediyesi’nce uygulanan açıklamalara göre restorasyonu tamamlandıktan ardından kültür – turizm merkezi olarak halka açılması planlanıyormuş.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

Bir yorum bırak

Yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın