Hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü

4 günlük kamp süresince her sabah doğanın kalbinde huzur dolu bir güne uyandık. Eğitmenimiz Banu Çadırcı ile birlikte 1.5 saatlik yoga terapi sonrası sıcacık mısır ekmekli, taze sütlü, mıhlamalı, hepsi köy ürünleri ile hazırlanmış muhteşem bir kahvaltı sofrası ile karşılandık. 

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü

Gün içerisinde Macahel Vadisi, Maral Şelalesi, Borçka Karagöl, Kayalar Köyü, Tarihi Tamara Köprüsü gibi Doğu Karadeniz’im gözbebeği Artvin’in sunduğu son derede etkileyici rotalara yolculuk yaptık.

Maral Şelalesi’nin buz gibi sularında yüzmek, akordeon ezgileri eşliğinde süt mısır kemirmek, Borçka Karagöl’ü puslu bir havada gezerken kendimizi Amazon Ormanları’na ışınlanmış hissetmek iz bırakan anılardan oldu.

 

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü

Öğle yemeklerini her gün gezdiğimiz yerlerdeki farklı köy evlerinde yerken, akşam yemeği için kürkçü dükkanımız Macahel Köyevi’ndeki soba yanındaki ince uzun yemek masamızın etrafında toplaştık. Akşam yemeği öncesi her gün, Banu Çadırcı eşliğinde birer saat daha yoga terapi yaptık.

Son gün Naçadirev Gölü’nü ziyaret sonrasında Lekoban Yaylası’na tırmandık ve Karçal Dağları eteklerinde, 2300 metre rakımdaki Macahel Yayla Evi’nde konakladık. Yayla ambiyansında, dağların arasında, açık havada yoga terapi bambaşka bir deneyim oldu hepimiz için. Gece ateş başında sohbet sonrası sıkı sıkı giyinip oldukça serin olan odalarımızda huzurlu bir uykuya daldık. 

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü
hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü

4 günün sonunda bardaklarca tavşan kanı Karadeniz çayı içmiş, bol tereyağlı, birbirinden nefis bir sürü yöresel lezzeti tatmış, her gün 2.5 saat olmak üzere toplam 10 saat yoga yapmış olarak Macahel Köy Evi ve Yayla Evi’nde bizi ağırlayan Yusuf Can ve ailesi ve Yoga eğitmenimiz Banu Çadırcı ile vedalaştık.

MACAHEL KÖYEVİ HAKKINDA

2015 yılında Macahel Kayalar Köyü’nde hizmete açılan Macahel Köy Evi’nin yapımında yöresel özgü mimari dikkate alınmış, tesis tamamen ahşap kestane ağacı ile işlenmiş.

Türkiye’nin ilk ve tek biyosfer rezerv alanı Macahel bölgesindeki Macahel Köy Evi tatil amaçlı seyahat eden konuklara, Karadeniz’in ve Kafkasya’nın eşsiz doğal ve tarihi güzelliklerini keşfe çıkan doğa ve kültür severlere doğada yoga kampı, avcılık, trekking, hiking gibi doğa sporlarıyla ilgilenen yüksek adrenalin bağımlılarına, kısacası geniş bir yelpazeye hizmet amaçlı kurulmuş, çağdaş ve otantik şekilde dizayn edilmiş her türlü konfor ve ihtiyaç düşünülerek yapılandırılmış. 10 oda ve bir oturma salonu ile muhteşem Macahel Vadisi’ne hakim olan manzaraya hayran bırakan köy evinde bulunan odaların tümünde tuvalet, banyo ve 24 saat sıcak su mevcut.

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü
hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü
hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü

Macahel Köy Evi Kafkas Dağları’nın devamı olan 1200 rakım yükseklikte Karçal Dağları eteklerinde yer alıyor. Bulunduğu coğrafya ve doğal yaşam ortamı burada yaşayanları da etkilemiş.

Bu  doğadaki yeşil ağırlıklı bitkiler, meyveler ve sebzeler, süt ürünleri organik olup kendine has Gürcü yemekleri, yöresel hamur işleri, sağlıklı ve doğal tatlar sunuluyor.

  Macahel Köy Evi’nde hijyene, temizliğe ve müşteri memnuniyetine de oldukça önem veriliyor.

MACAHEL YAYLA EVİ HAKKINDA

2006 yılında açılan Macahel Yayla Evi de Macahel Köy Evi gibi tatil amaçlı seyahat eden konuklara, Karadeniz’in ve Kafkasya’nın eşsiz doğal ve tarihi güzelliklerini keşfe çıkan doğa ve kültür severlere, off road, avcılık, trekking, hiking gibi doğa sporlarıyla ilgilenen yüksek adrenalin bağımlılarına, kısacası geniş bir yelpazeye hizmet amaçlı kurulmuş, çağdaş ve otantik şekilde dizayn edilmiş her türlü konfor ve ihtiyaç düşünülerek yapılandırılmış, 9 oda bir oturma salonu ve muhteşem 2 şömine odası bulunan bir tesis. Macahel Yayla Evi odaların tümünde de tuvalet, banyo ve 24 saat sıcak su mevcut.

You might be interested:  Belem bölgesi

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü

Macahel Yayla Evi Kafkas Dağları’nın devamı olan 1200 rakım yükseklikte Karçal Dağları eteklerinde yer alıyor. Bulunduğu coğrafya ve doğal yaşam ortamı burada yaşayanları da etkilemiş. Bu  doğadaki yeşil ağırlıklı bitkiler, meyveler ve sebzeler, süt ürünleri organik olup kendine has Gürcü yemekleri, yöresel hamur işleri, sağlıklı ve doğal tatlar sunuluyor.

 

Banu Çadırcı ile Doğa İçinde Yoga Tatili

Hafta Sonu Rotası İçin Taze Bir Nefes: Misi Köyü

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyü Tavşankanı demlenmiş ve ince belli bardakta önünüze gelmiş çayın ilk yudumunu unutturmayacak bir köy Misi. Çünkü önünüzde tatlı tatlı akan bir nehir, etrafta cıvıldayan kuşlar ve burası mı sakin yoksa siz mi çok hızlısınız bilemeden dengelendiğiniz bir atmosferi var. Adına huzur diyebilirsiniz kısaca…

İstanbul'dan 2,5 – 3 saatte varabileceğiniz Misi Köyü'nün Bursa Merkez'e uzaklığı sadece 12 km. Yani şehri gezip üstüne bir de İskender yedikten sonra çaya; ya da şehre varmadan şöyle kallavi bir kahvaltıya davetlisiniz buraya!

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüKöyün bir adı da Gümüştepe ve Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı. Giderken üzüm bağlarıyla çevrili keyifli yollardan geçiyor, yol üzerindeki tabelalarda her iki ismi de görebiliyorsunuz. Ortasından Nilüfer Çayı geçen ve sokakları renkli ahşap evlerle bezeli bu köyün beklediğinizden küçük olmasına şaşırıyorsunuz ilk önce. Ama sonra büyükşehir insanlarına minicik bir dünya ve huzurlu bir inzivayı çağrıştıran bu köye kocaman zamanlar ayırmak istiyorsunuz. Kavaklar, çınarlar ve adı gibi mis kokulu meyve ağaçlarıyla çevrelenmiş köy ona ayıracağınız bir yarım günü fazlasıyla hak ediyor. hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüBursa'yı en çok da Osmanlılardan, Sultan Makamı bir şehir olarak tanırız ya, Misi Köyü Osmanlı'dan da eski; tarihi neredeyse 2000 yıl öncesine uzanıyor. Köyle ilgili ilk bilgiler tüm erkeklerinin paralı asker olduğu hatta Truva Savaşı'nda Akhalar'a karşı Troyalılar ile birlikte savaştığı yönünde. Ama isterseniz biz M.S. 183 yılına gidelim ve İsmi Alex olan bir keşişle beraberindeki 85 kişinin köye geldiği ilk zamanlardan başlayalım tarihini anlatmaya! Köyün ilk adı Mysia ve belki de savaşlardan sonraki ilk sosyalliğini de keşişlerin burada konsil kurup İncil'i tartışmasıyla yaşıyor. Bir yandan Hristiyanlığı yaymaya çalışırken bir yandan da saklanan keşişler köyü zamanla bir misyonerlik merkezine dönüştürüyor. Bu teze kanıt olarak yakınlarındaki Misipoli Manastırı'nın kalıntıları gösteriliyor ve İncil'in orijinal nüshalarından birinin burada bulunduğuna inanılıyor. Yani köyün Hristiyanlık tarihinde ayrı bir önemi var. 14. yüzyıl başında Osmanlı topraklarına katılan Misi Köyü, 1961 yılından bu yana da Gümüştepe ismiyle birlikte zikrediliyor. Hristiyanlık için önemli bir adres olmasından bahsettik ama köyün Müslümanlar için de maneviyatı farklı. Kavacık Sultan Yatırı hem dua etmek hem de dilek dilemek için Misi'nin uğrak noktası. Bir kayada yer alan yatırın hemen yanına, akan suyun Kavacık Sultan'ın gözyaşları olduğuna inanılan bir hayrat yapılmış. Yakınındaki ağacın her dalına da dilekleri temsilen çaputlar ve kurdeleler bağlanmış. Yatırın hikayesine gelince; Bursa henüz bir Osmanlı şehri olmadan önce burada yaşayan Rum kadınlardan biri kendisine saldıran 15 Bizans askerini öldürmüş. Bu yatır da onun anısına yapılmış. Dini inançla pek örtüşmese de yatırın hikayesi böyle… hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüKöyün anlam ve önemi sokaklarında saklı. Çoğu restore edilmiş evler Rum ve Osmanlı mimarisinin bir sentezi. Tıpkı Safranbolu, Cumalıkızık gibi renkli bir sokak dekoruyla karşılaşacağınız köy, 1989'da SİT alanı ilan edilerek koruma altına alınmış. Sosyal medyanızı renklendirecek fotoğraflar çekebileceğiniz bu nostaljik sokaklar köyde en çok zaman geçireceğiniz yerlerin başında geliyor. hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüNilüfer Çayı'nın karşılıklı iki kıyısına yayılan ve asma köprülerle birbirine bağlanan çay bahçesi dışarıdan gelen gezginlerin en rağbet ettiği seyir yeri. Dere kenarındaki onlarca mekan özellikle Bursalıların pazar kahvaltısı adresi. Misi Köyü'nde kahvaltı yapmayı planlıyorsanız boş masa bulmak için erkenden gelmeniz gerekiyor. Kahvaltı hem Nilüfer kıyısı hem de köy içindeki başka yerlerde serpme olarak servis ediliyor ve kişi başı fiyatlar da ortalama 40 TL'den başlıyor. Kahvaltınızı yapıp gelecekseniz çay veya kahve içebileceğiniz en manzaralı yer de çay kıyısı! hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüÇin emeğin değerini bu kadar düşürene kadar ipekböceği yetiştiriciliği köyün en önemli geçim kaynaklarından biriymiş. Fakat ithal edilerek maliyeti düşürülmüş ve bu zanaat da böylelikle unutulup gitmiş. İpek Evi de Misi'nin bu konudaki becerisini tekrar hatırlatmak için kurulmuş. Burada göreceğiniz ipekten üretilen ve çeyiz titizliğiyle işlenen ürünlerin hepsi Misi kadınlarının el emeği göz nuru.

You might be interested:  Bir an Önce keşfetmeniz gereken düzce yaylaları

Kadın eli değen bir Misi girişimi de Koza Evi ve burası da bir lezzet durağı. Kestaneli kuzu güveç, lahanayla yapılan kocagörmez dolması gibi geleneksel yemekler ise en favori menülerden. Dilerseniz kadınların yaptıkları ürünlerden alarak veya tadarak onlara siz de destek olabilirsiniz.

Yaşınız Kaç Olursa Olsun Çocuk Kütüphanesiyle Tanışın

Küçücük bir köyde çocuk kütüphanesi görmeyi beklemiyorsunuz değil mi? Nilüfer Belediyesi'nin hem yetişkinlere hem de çocuklara bir hediyesi olan bu kütüphane haftanın her günü açık. Çocuklara kitaplar, oyunlar sunan kütüphanede büyükler için de bir çalışma odası düzenlenmiş. Burada ücretsiz internet erişimi de sağlayabiliyorsunuz.

Müzelerini Gezin

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüEvet köy küçük ama müzeleri de var. İlk önce Etnografya Müzesi'nden başlayalım anlatmaya. Burası Karagöz kukla sanatçısı Şinasi Çelikkol'un katkılarıyla açılmış. Bursa'nın ve Misi'nin yöresel özellikleriyle ilgili güzel bir vitrin olan bu 150 yıllık evde Karagöz oyunları da sergileniyor. Girişte cüzi bir ücret ödeniyor.

Fotoğraf Müzesi ise Bursa'nın hem günümüzden hem de öncesinden birçok fotoğrafını görebileceğiniz bir müze ve aynı zamanda fotoğrafçılık atölyeleri de yapılıyor. Pazartesi dışındaki günlerde ücretsiz gezebiliyorsunuz.

1300 kişilik köyün bir de Edebiyat Müzesi var diyeceğiz ve şaşıracaksınız. Bu müzede de Fazıl Hüsnü Dağlarca, Yaşar Kemal, Nazım Hikmet ve Atila İlhan gibi birçok yazarın kişisel eşyası sergileniyor. Edebiyatseverlere duyurulur.

Pekmez ve Şarap Alın

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüKöy günümüzde misket üzümlerinin cenneti desek de yeridir. Bu yüzden pekmez ve şarap yapımı da bir zanaata dönüşmüş. Gelirken hem kendinize hem de eşe dosta seçeceğiniz en güzel hediyeler, tadı Misi'ye özel bu ürünler! Tabii mevsimine denk gelirseniz asma yaprağı ve misket üzümü de alabilirsiniz.

Kamp Yapın

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüMisi Köyü'ne çadırınız veya karavanınızla da gelebilirsiniz. Nilüfer Belediyesi 2013 yılında gerek karavanların gerekse çadır kampçılarının güvenle konaklayabileceği bir kamp alanı kurmuş. Etrafı tamamen çevrili, duşu, tuvaleti, suyu ve diğer imkanlarıyla donanımlı bir alan yaratmış.

Bir diğer alternatifiniz ise Dağyenice Göleti. Bursa'nın en güzel kamp alanlarından biri olan Dağyenice Göleti Misi Köyü'ne çok yakın. Eğer kamp yapmak isterseniz telefonun çektiği şahane manzaralı bu noktaya çadırınızı kurabilirsiniz. Dağyenice Göleti doğa yürüyüşü, piknik, olta balıkçılığı, su bisikleti, dağ bisikleti ve ATV safari için de çok uygun bir arazi.

You might be interested:  Şamda gezilecek yerler

Hafta Sonu İstanbul Gezisi – Ormanlı Köyü ve Karaburun

Siz de günübirlik İstanbul’dan uzaklaşmak isteyenlerden misiniz? O zaman çok ortak yanımız var hadi buyurun Hafta Sonu İstanbul Gezisi yazıma, nereye gidebilirsiniz bir inceleyin bakalım sevecek misiniz?

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüHafta Sonu İstanbul Gezisi – Ormanlı Köyü ve Karaburun

Bir Pazar günümü dolu dolu geçirmek üzere planladım. İstanbul’dan yaklaşık 1 saat 15 dakika mesafede Karadeniz’e kıyısı olan Çatalca’nın Ormanlı Köyü’ne gittim. İstanbul’da keyifli bir hafta sonu için kaçamak noktası arayışımı karşıladı mı karşılamadı mı gelin birlikte karar verelim.

Hem doğayla iç içe olabileceğiniz hem de midenizi şenlendirecek harika tavsiyelerim var. Öncelikle yola kahvaltı edip başlamak veya kahvaltıyı vardığınızda yemek sizin kararınız. Benim gibi sabahları bir şey yemeden yola çıkınca ayılamayanlardansanız bir şeyler yiyip çıkın çünkü biraz yolumuz var.

İlk durağımız Ormanlı Köyü

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüHafta Sonu İstanbul Gezisi – Ormanlı Köyü ve Karaburun

Çatalca ilçesine bağlı olan Köy, bol oksijenli huzurlu bir gün geçireceğiniz bir rota. Harika doğası, gölü, plajı ve restoranlarıyla size istediğiniz her şeyi sunuyor. Çatalca’ya 35 kilometre mesafedeki Ormanlı Köyü’nün denizi ve plajı tertemizdi, ancak ben Ekim başında deniz sezonunu kapattığım için Ekim ortası gittiğim bu köyde plaj kısmına sadece bakmakla yetindim. Ormanlı Köy’ü Terkos Gölü’nün batı ucunda yer alıyor. İstanbul’un su ihtiyacını sağlayan bir göl burası fakat benim gittiğim zaman karşılaştığım manzara çok üzücüydü. Sular çekilmiş, yeterli yağış olmamış ve neredeyse benim mola verdiğim yerde su yok denecek kadar azdı. Bu manzaranın daha da kötüleşmemesi için lütfen gereksiz su sarfiyatı yapmayalım.

Biz “Gölde Balık” isimli tesiste durduk. Burada çay kahve molasının ardından biraz çalışanlar ile sohbet ettik. Suların çekildiği bilgisini de kendilerinden öğrendik.

Burası aynı zamanda Terkos gölünden çıkan balıkları da taze taze pişirip sofranıza kadar sundukları bir tesis. Bir dahaki sefere balık tatmaya karar verdik ve buradan ayrıldık. Tesise 2 km mesafedeki Orhanlı Plajına gittik.

Mevsim Ekim ortası olduğu halde denize girenler vardı, deniz sakindi yine de Karadeniz olduğunu unutmamak lazım.

İkinci durağımız Karaburun

Orhanlı Plajına şöyle bir baktıktan sonra, Karaburun’a doğru yola çıktık. Karaburun, İstanbul ilinin Arnavutköy ilçesine bağlı. İstanbulluların deniz mevsiminde Kilyos’tan sonra tercih ettikleri en kalabalık sahil bölgelerinden biri.

Biz uzaktan başlayıp, yakına doğru devam etmeyi tercih ettik ve bu sebepten rotamıza Ormanlı ile başladık.

Siz isterseniz İstanbul’dan Karaburun’a yaklaşık 1 saat araba yolculuğu sonrası ulaşıp sadece bu bölgede de vakit geçirmeyi tercih edebilirsiniz.

hafta sonu rotası İçin taze bir nefes: misi köyüHafta Sonu İstanbul Gezisi – Ormanlı Köyü ve Karaburun

Gelelim Karaburun’a, karnımız yavaştan acıkmaya başlamıştı. Yaklaşık 50 dakika sonunda Karaburun’a vardık. Burada sahilde balık yiyebileceğiniz birkaç restoran var. Biz limandaki Hanımelinde yemeyi tercih ettik. İsterseniz burada sahilde biraz yürüyüşte yapabilirsiniz.

Ve böylece yeşile ve maviye doyup, keyifle günümüzü tamamlayıp, İstanbul’a dönüş yoluna çıktık. Bekle bizi Pazartesi J

Umarım rotamı beğenmişsinizdir. Denemek isteyenler olursa, sorusu olanlar bana instagram hesabımdan ulaşabilirler.

  • Ayrıca İstanbulda bulunanların haftasonu yapabilecekleri, görebilecekleri yerlerle ilgili yazılarımızın linklerini sizler için buraya bırakıyorum.
  • İstanbul’a Yakın 11 Tatil Noktası
  • İstanbul’un Yanı Başında Cennetten Bir Köşe: Ağva Şile
  • Kafa Dinlemek İçin Birebir – Huzurlu İstanbul Mekanları

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *