Baltıklar riga jurmala letonya

Uçak Bileti

baltıklar riga jurmala letonya

Letonya’nın başkenti Riga, Baltık coğrafyasının en büyük şehri. Önemli bir kültür, ticaret, eğitim ve sanat kenti olarak tanınan Riga, etkileyici tarihi sokakları, Baltık mimarisi esintisi taşıyan mimari yapıları, deniz kokusu esintili hareketli yaşamı ile keyifli bir seyahat rotası.

Baltıkların en önemli liman şehri olan Riga’nın 12.yüzyıl sonlarında kurulduğu düşünülüyor. Alman ticaret gemilerinin uğrak noktasına dönüşmesiyle önemi artan şehrin ilk kurulduğu yer olan tarihsel merkez Vecriga, UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor.

Riga Gezi Rehberi

Resmi kuruluş tarihi 1201 olan şehir, Daugava Nehri’nin her iki kıyısında yer alıyor. Riga Körfezi boyunca, Baltık Denizinin muhteşem manzarasına sahip olan şehir, bölgenin ulaşım ağlarının kesişme noktasında.

Gelişmiş altyapısı, zengin kültürel değerleri, sanat yaşamı, gece hayatı ve mimari yapılarıyla ziyaretçilerini etkilemeyi başaran Riga’da mimari anlayış, insanı kendine hayran bırakıyor. Art Nouveau mimari tarzı örnekleri ile bezeli cadde ve sokaklarda, tarihi geçmişte zaman yolculuğuna çıkmak mümkün.

Mobil Uygulama

baltıklar riga jurmala letonya

Kentin ilk kurulduğu bölgede, Eski Riga olarak adlandırılan bölümde yer alan Özgürlük Anıtı, gökyüzüne doğru 3 adet yıldız tutan bronz bir kadını temsil ediyor. Üzerinde vatan ve özgürlük için yazılı olan anıtın yıldızları Letonya’nın 3 farklı bölgesini, Vidzeme, Kurzeme, ve Latgale’yi anlatıyor.

Riga Kalesi, 1330 yılından bu yana ayakta. Daugava Nehri’nin kıyısında tüm görkemiyle kente gelenleri selamlayan kale, Letonya Başbakanı’nın resmi ikametgâhı. İçerisinde müze ve devlet kurumlarının da yer aldığı geniş bir kompleksten oluşan yapı, şehirde mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.

Dini yapılar açısından da zengin olan Riga’da, şehrin eski bölümünde konumlanan St. Peter Katedrali, gotik mimari tarzıyla dikkat çekiyor. 1660’lı yıllarda ahşap malzeme ile inşa edilen katedral, yıllar içerisinde çelik malzemeden yeniden inşa edilmiş. Şehrin panoramik manzarasına sahip olan katedral, Riga’yı görebileceğiniz en güzel noktalardan.

Riga Gezilecek Yerler

Şehirdeki Art Nouveau mimari akımını görmek isteyenlerin gidebileceği en iyi nokta Alberta Caddesi. Aynı zamanda şehrin en hareketli caddelerinden biri olan Alberta boyunca sıralanan binalar, etkileyici bir güzelliğe sahip.

40’ı aşkın müze ve sanat galerisinin bulunduğu Riga gezilecek yerler arasında kültür, sanat mekanları önemli bir role sahip. Letonya Gemicilik ve Etnografya Açık Hava Müzesi, ülkenin en zengin koleksiyonuna sahip müzelerinden biri. Dekoratif Uygulamalı Sanatlar Müzesi, Riga Tarihi Müzesi ve Letonya Doğa Müzesi de görülmeye değer.

1. Letonya Özgürlük Anıtı

Riganın en önemli anıtı 1918-1920 yılları arasında Letonya’nın özgürlüğü için savaşanların anısına yapılmış olan Letonya Özgürlük Anıtı (Monument of Freedom) 1935 yılında açılmış. Bu anıttaki Kadının adı Milda , anıt bazen bu isimle de anılıyor. Elinde tuttuğu yıldızlar ise ülkenin 3 bölgesini temsil ediyor.

2. Riga Kalesi

Litvanya Cumhurbaşkanlığı ofisi olarak kullanılan Riga Kalesi (Riga Castle) Daugava Nehrinin kenarında bulunuyor.

3. Büyük Christopher

Büyük Christopher (Big Christopher), sel ve diğer doğal afetler kentin koruyucusu kabul ediliyor. Efsaneye göre 16. yüzyılda Daugava Nehri’nin kenarında küçük bir mağarada ortaya çıkıyor ve derin sel sularından küçük bir çocuğu kurtarıyor.

Bir gün sonra çok büyük miktarda altın buluyor ve bu altınların hepsini Riga Şehrini kurmak için kullanıyor. Yüzyıllardır şehrin sembolü olan Büyük Chiristopher’a uzun bir yolculuğa başlamadan önce çiçekler sunup saygı gösterirlermiş. Şu anda nehrin kenarında yolcuları selamlayan heykel aslının kopyası, gerçek heykel Riga Tarih müzesinde saklanıyor.

4. Şehir Surları ve Powder Tower

Riga’da eski zamanlardan kalan şehir surları, orijinal formunda korunan tek şehir kapısı burada bulunuyor. Eski zamanlardan bugüne ulaşabilen Powder Tower ise orijinalliğini hala koruyor.

5. Üç Biraderler Evleri

Orta Çağda yani yüzyıllar önce Riga’da evler nasıldı diye merak ederseniz 3 Biraderler Evlerini (Three Brothers- Tris Brali) görmenizi tavsiye ederim. 17, 19 ve 21 nolu evler Riganın Orta çağdan bugüne kadar gelebilen evlerini temsil ediyor. Üzerlerinde hangi yılda inşa edildikleri yazıyor.

6. Pilsetas Kanalı ve Çevresi

Şehrin ortasından kenarları yemyeşil ağaçlarla ve bakımlı çiçekler süslü Pilsetas Kanalı geçiyor. Bu kanalda tekne turu yapabilirsiniz. Kanalın yanındaki köprüde asılı bir çok kilit bulunması dikkatinizi çekecektir. Sevgililer veya evli çiftler aşklarının sonsuza kadar sürmesi için kilitleri buraya asıp anahtarını Pilsetas kanalına atıyorlar.

7. Riga Dome Katedrali

Dome Katedralinin bulunduğu ünlü Dome meydanı burada yer alıyor. Meydanın ortasında bu bölgenin UNESCO tarafından Dünya Kültürel Mirası ilan edildiğini duyuran bir plaka bulunuyor.

8. Riga Jauniela

Bu cadde bir çok sinema filmine ev sahipliği yapmış, görmeden dönmeyin

9. Livu Square ve Cat House

Riga’nın sokaklarında gezerken hediyelik eşya dükkanlarında bir çok kara kedi figürüne rastlıyoruz. Burada çok meşhur olan kara kedinin hikayesi ise şöyle: Eski zamanlarda bir tüccar, Tüccarlar Loncasından atılmış. Evi ise Tüccarlar Loncasının yanındaymış.

Buna çok kızan tüccar tepkisini belli etmek için evinin çatısına 2 tane kara kedi figürü yaptırmış ve bunların kuyruklarını ve sırtlarını Loncaya doğru çevirmiş. Tüccarlar Loncasındakiler buna çok bozulmuşlar. Daha sonra iş tatlıya bağlanınca ve kedilerin yüzünü Tüccarlar Loncasına doğru çevirmiş. (Gerçekten çok sanatsal ve esprili bir öfke belirtisi, keşke herkes böyle olsa

10. Aziz Peter Kilisesi

Church of St. Peter, Gotik mimaride yapılmış bir bina ve asansörle kulesine çıkma imkanı var. Burada 72m yükseklikte bir gözlem terası bulunuyor. Buraya çıkıp şehrin muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Özelikle yukarıdan bakıldığında evler maket gibi duruyor. Şehrin ortasından geçen Daugava nehri de manzaraya ayrı bir güzellik katıyor.

11. Karakafalılar Binası

Riga’nın 800. kuruluş yıldönümü için aslına uygun olarak restore edilmiş bu bina Riga’nın görülmeye değer binalarından. Eskiden burası karakafalılar denilen bekar yabancı tüccarların loncasıymış. Bizim gittiğimiz dönemde turizm ofisi olarak hizmet veriyordu.

You might be interested:  Seyahat aramalarında mobil uygulama İnternet sitesini geçti!

Meydanda gördüğümüz heykel orta çağın efsanevi karakteri Roland’ın Heykeli. Hava şartlarından etkilenmemesi için orijinali Aziz Peter Kilisesinde sergileniyor, meydanda ise kopyası bulunuyor.

12. Jurmala

Jurmala, ülkenin Baltıklar sahilinde bulunuyor. Jurmala’ya Riga’da bulunduğumuz sırada gitme fırsatımız oldu. Riga-Jurmala arasında minibüsler çalışıyor. Ulaşımı tren ile de çok kolay ve basit bir şekilde sağlayabilirsiniz.

Jurmala termal suları ve çamur banyoları ile çok ünlenmiş. Çevrede SPA otelleri, güzellik ve sağlık merkezleri bulunuyor. Minibüs veya trenle gidebilirsiniz. Tren ile giderseniz MAJORI durağında inmeniz gerekiyor. Minibüs ile giderseniz Lienes Iela üzerinde bir yerde inebilirsiniz.

Jurmala’nın ana caddesi ‘Jomas Iela’ üzerinde toplanmış durumda;  bütün restaurantlar ve kafeler bu cadde üzerinde bulunuyor. Burada yemyeşil bahçelerin içersinde çok şık ve bakımlı evler hemen gözünüze çarpıyor. 414 tane bina Mimari Anıtlar listesinde yer alıyor.

Sahili uçsuz bucaksız görünen Jurmala’nın Baltık Sahiline doğru inin. Buranın Avrupa’nın Kuzey Bölgesindeki en uzun plajlardan biri olduğu söyleniyor. Kilometrelerce uzanan bembeyaz kumlara sahip mavi bayraklı sahilde yürüyüş yapın.

Jurmala Letonya’da caddelerin ve sokakların kenarları büyük çam ağaçları ile süslenmiş. Evlerin bahçeleri ve sokaklar çok bakımlı. Jurmala Baltıklar Bölgesinde bir çok konferans ve tanıtıma da ev sahipliği yapıyor.

Riga’da alışveriş

Doğu Avrupanın en büyük ve en eski pazar yerlerinden birisi Riga’da bulunuyor. Eski zeplin hangarlarını 1930 yılında kapalı pazar yerine dönüştürmüşler. Burada yiyecekten, içeceğe veya çeşitli kıyafetlere kadar herşeyi bulabilirsiniz.

Pazar yeri kilise gözlem terası veya herhangi bir yerden kuşbakışı Riga’ya bakıldığında görülebiliyor. 07:00-18:00 saatleri arasında açık.

Riga’nın en büyük pazarlarından Berga Bazar’da her şeyi bulabilirsiniz. Çeşitli baharatlar ve bitkilerle hazırlanan ‘Black Balsam’ denilen içkileri çok meşhur. Soğuk algınlığı ve çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği iddia ediliyor.

Rus Kraliçesi Katerina’nın bile rahatsızlandığında bu içkiden içtiği söyleniyor. Alkol oranı çok yüksek olduğundan kahve ve değişik içeceklerle karıştırıp içiyorlar. Baltık bölgesinde amber takılar çok yaygın, fiyatları da büyüklüğüne, parlaklığına, rengine göre değişiyor. Seyyar satıcılarda, pazarda, dükkanlarda bulabilirsiniz.

Riga’ya nasıl gidilir

Riga’ya Türkiye’den en kolay ulaşım seçeneği hava yolu ulaşımı. İstanbul Havalimanı’ndan Türk Hava Yolları’nın Letonya’nın başkenti Riga’ya haftanın 7 günü, her gün karşılıklı 2 seferi bulunuyor. En uygun Riga uçak bileti seçeneklerine turna.com uçak bileti sayfasında görebilirsiniz.

İstanbul-Riga uçuş süresi 3 saat. Daha ekonomik bir ulaşım seçeneği olan aktarmalı uçuşlarla da Riga’ya gidebilirsiniz. Lufthansa’nın Frankfurt, Ukrayna Havayolları’nın ise Kiev aktarmalı Riga uçuşu bulunuyor. Aktarmalı uçuş süresi beklemeye bağlı olarak 6-8 saat arasında değişiyor.

Otobüs Bileti

baltıklar riga jurmala letonya

RİGA & TALİN

Yaz aylarında uzun gündüzleriyle ''beyaz geceleri'' yaşatan Riga, Baltık Denizi'ne dökülen ve bol bol su anlamına gelen Daugava Nehri'ni ikiye bölüyor. Baltıklar'ın merkezi sayılan, kuzeyin yeni Paris'i olarak adlandırılan Letonya'nın başkenti Riga, eşsiz kültürel yapısı ve muhteşem mimarisi ile ziyaretçilerini büyüleyen 800 yıllık bir Ortaçağ şehri özelliğini koruyor.  Riga, aynı zamanda Baltık devletleri içinde en büyük şehir olmasının yanı sıra önemli bir kültür, politika, eğitim, finans, ticaret ve endüstri merkezi olarak anılıyor.  1991 yılında Sovyetler Birliği'nden ayrılan Letonya, 1 Mayıs 2004'te Avrupa Birliğine üye oldu.

LETONYA'DA TÜRK ŞEHİTLİĞİ

Letonya'da, bir de Türk Askerleri Şehitliği bulunuyor. ''Tuna Nehri akmam diyor'' marşının yazıldığı 1877 yılında Plevne'de yaşanan Osmanlı-Rus savaşı esnasında esir düşüp sürgüne gönderilen 170 civarındaki Türk askerden şehit olan 26'sı, Riga'ya 80 kilometre uzaklıktaki Cesis kentinde yatıyor.  ''Turku Kapı'' levhası yani ''Türk Mezarlığı'' yazısı asılan Cesis Belediyesinin tahsis ettiği 3 bin 800 metrekare arazi üzerindeki şehitlik, çok kısa bir süre önce TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin tarafından da ziyaret edildi.  Türk şehitliği, Letonya'yı ziyaret edenlerin Riga-Talin hattında ziyaret edebilecekleri bir durak olarak kendini gösteriyor.

TÜRKİYE'NİN LETONYA BÜYÜKELÇİSİ ASYA

Türkiye'nin Letonya Büyükelçisi Ayşe Asya, iki ülke arasındaki ilişkilerin gittikçe gelişip büyüdüğünü ifade ederek, şunları kaydetti: ''Türkiye ile Letonya ilişkileri çok iyi durumda. Letonya, AB üyeliğimizi her fırsatta ve her ortamda desteklediğini ifade ediyor. Çok kısa bir zaman sonra Avrupa Birliği dönem başkanlığı Letonya'ya geçecek. Letonya, dünya ekonomik krizinden en çok etkilenen ülkelerin arasında yer alıyor. Türkiye ile ilişkileri geliştirmek istiyorlar. Kriz nedeniyle bir miktar aramızdaki ticaret hacmi düşmüş durumda ancak bu geçici bir durum. Kısa zamanda ticaret hacmimizin artacağı bazı projeler planlanıyor. Bunların devreye girmesiyle ilişkilerimiz daha iyi boyutlara gelecek.''

BİR MASAL KENTİ TALİN

UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Estonya'nın başkenti Talin, masalsı havası, mimari ve tarihi güzellikleri ile büyüleyen bir kent özelliği taşıyor. En iyi korunmuş orta çağ kentlerinden olan Talin, en güzel Tompea tepesinden izlenebiliyor. Avrupa'nın en eski eczanesinin aktif olarak hizmet ettiği Talin, Avrupa Kültür Başkenti sıfatını da İstanbul'dan devraldı. Bu dönemde Avrupa Kültür Başkenti etkinliğine pek rastlanmayan kentte, yıl içinde özellikle yaz aylarında etkinliklerin ivme kazanması bekleniyor. Talin yakınlarında bulunan sayfiye kasabası Parnu da güzelliği ve çekici mimarisiyle ziyaretçi çekmeyi başarıyor.

SOVYETLER'İN TEKNOLOJİ ÜSSÜ

Sovyetler Birliği'nden ilk ayrılan Baltık ülkesi olan Estonya, yaklaşık 350 bin kişinin şehrin meydanında toplanması şarkı söylemesi, yani ''şarkı devrimi'' ile bağımsızlığını kazandı. Yaklaşık 1,5 milyon nüfusa sahip Estonya, eski Sovyetler Birliğinin siber teknoloji üssü olmasının meyvelerini topluyor. Çok kişi tarafından kullanılan Skype ve Kaza Estonya kökenli internet araçları, Estonyalıların yüzde 80'nin vergilerini internet aracılığıyla yatırmasını sağlıyor. Akrabalık bağı bulunan ve deniz yoluyla bir saatlik mesafede olan Finliler, sık sık Finlandiya'ya göre daha ucuz olan Talin'e gelerek alışverişlerini yapıyor. 2011 yazına damgasını vuracak destinasyon olarak sunulan Riga-Talin turuna ilişkin konuşan Pronto Tur Genel Müdürü Ali Onaran, şunları kaydetti:

''Yurt dışına çıkan Türk geziseverlerden bu destinasyon için oldukça fazla talep aldık.

Bu yaz bu destinasyonu 'Baltık Başkentleri' turu olarak yeni yerler keşfetmek isteyen vatandaşlarımıza sunacağız.

Riga ve Talin ile birlikte birçok ziyaret noktasını da bu tur kapsamında ilgilenenlerin beğenisine arzediyoruz. Yurt dışı tatilcilerin memnun olacağını düşündüğümüz bir destinasyon olacak.''

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. baltıklar riga jurmala letonya

Letonya Notları – Riga

DCIM100MEDIADJI_0001.JPG

Baltık ülkeleri ve Finlandiya’yı Kafa Bi Dünya macerası için adeta bir hazırlık aşaması gibi gördüğümüz ve Rusya vizemiz 18 Haziran’da başlayacağı için bu ülkeleri 17 gün içerisinde bitirmeyi hedefledik. Rotamızdaki ikinci ülke olan Letonya’ya ise başlangıçta 4 gün ayırmış olmamıza rağmen hem Helsinki ve Tallinn‘de kalacak yer bulamayışımız, hem de Riga’da keyfimizin oldukça yerinde olmasından dolayı ziyaretimizi 6 güne çıkardık. Ülke içerisinde Riga ve Jurmala’dan başka bir yere gitme fırsatını yaratamadığımız için bu yazıda sadece bu yerlerden bahsedeceğim.

You might be interested:  Gestaş deniz ulaşım

RİGA

Varşova’daki arkadaşımız Igor ile uzun seyahatimize başlamadan bir gün önce vedalaşmak için buluştuğumuzda bize harika bir teklifte bulundu; Kalacak yerimiz olmadığında ona haber verecekmişiz, o ise bize elinden geldiğince kalacak yer ayarlayacakmış. “Hemen soralım o zaman, Riga’da tanıdığın var mı?” dedik.

Bi saniye deyip, iki telefon görüşmesinden sonra başka bir arkadaşı vasıtasıyla Riga’da yaşayan Kristaps isimli birisine ulaştı. Kristaps daha ilk telefonda bizi ağırlamayı kabul etti. “Ne zaman Riga’da olacaksak haber verin, gelip sizi istasyondan alayım” dedi. Çabuk olmuştu. Daha seyahate başlamadan Riga’da kalacak yeri ayarlamıştık.

Planımızı yaptık ve Vilnius’tan ayrılmadan bir gün önce Kristaps’i aradık.

Vilnius’tan öğleden sonra bindiğimiz otobüs 4 saatlik yolculuktan sonra akşam üzeri Riga’ya ulaştı. Kristaps bizi istasyondan aldı ve istasyonun hemen yanıbaşındaki, yani şehrin neredeyse göbeğindeki evine kısa sürede geldik. Bize kendi odasında kalmamızı teklif etti.

Sen nerede yatacaksın diye sorduk, Rodos dedi. Anlamadık, nasıl yani dedik. Meğer o gece arkadaşlarıyla birlikte Rodos’a tatile gidiyormuş. Son dakikaya kadar haberimiz yoktu. Bir kaç saatlik akşam sohbetinden sonra bizim için daha önceden yaptırdığı evinin anahtarları verdi ve çantasını alıp gitti.

10 gün sonra gelecekmiş, istediğimiz kadar kalabilirmişiz. O bir kaç saatlik sohbette Kristaps’e kanımız oldukça ısındı ve gidiyor olması bir yandan burukluk bıraksa da, Riga’da, şehrin merkezindeki bir evde, istediğimiz kadar kalabilecek olma fikri de oldukça hoştu.

Bu durum üzerine bir sonraki durağımız olan Tallinn’e gitme planlarımızı bir kaç gün öteledik.

Riga’daki ilk bir kaç gün şehrin merkezini ve tarihi yerlerini keşifle geçti. Şehir Duagava nehrinin kenarına kurulu. 15 km kuzeyden Baltık Denizi’ne dökülen bu nehir oldukça geniş. Ancak şehir nehri merkezine alarak kurulmamış. Sanki binalar ve şehir arkasını dönmüşler nehre.

Mesela İstanbul’da Boğaz nasıl İstanbul’un merkezindeyse ya da bulunduğum bir çok Avrupa şehrinde tüm şehir içinden geçen nehre ya da kenarında bulunduğu göle yüzü dönük bir şekilde gerilere doğru uzayıp gidiyorsa, Riga’da böyle değildi. Gerçi Varşova’da da benzer bir durum söz konusu.

Şehir Vistula’nın iki yakasında olmasına rağmen, nehir şehirdeki hayatın merkezinde değil.

Riga’yda geçirdiğimiz bir kaç günlük süre oldukça keyifliydi bizim için. Derli toplu, gezmesi keyifli ve güzel bir tarihi merkezi var. Ama hayat sadece bu tarihi merkezde değil, merkezin etrafındaki mahallelerde de oldukça hareketli. Hatta sonraki günlerde keşfettikçe buralardaki hayat bize biraz daha çekici geldi.

Gökyüzünden Riga

Sofar Sounds Riga

Daha önce duydunuz mu bilmiyorum, Sofar Sounds isimli bir müzik projesi var. Dünya’nın bir çok şehrinde düzenlenen alternatif bir müzik ve konser organizasyonu. Websitesi üzerinden şehirlerdeki konser tarihlerine bakıyorsun ve katılım için başvuruyorsun. Konserden bir iki hafta kadar önce davetiye kazanıp kazanmadığınla ilgili e-posta geliyor.

Sanırım tamamen şansa dayalı bu seçim işlemi. Etkinlik mekanı, saati ve kimlerin çalacağı gizli tutuluyor ve davetiye kazananlara bir kaç gün önce haber veriliyor. Mekanlar genellikle salaş ve ufak yerler. Etkinlikte çalacak sanatçı ve gruplar ise yerel isimlerden oluşuyor. Oturma düzeni yok. Herkesten kendi örtüsünü, yastığını vs. getirmesi isteniyor.

Bir çok avrupa şehrinde konserler ücretsiz. Sadece girişte istersen kutuya bağış bırakabiliyorsun. Kendi içeceğini de kendin getirebilirsin. Konser sırasında fotoğraf çekmek ise çok hoş karşılanmıyor. İşte bu Sofar Sounds isimli müzik projesi için bir süredir giriş davetiyesi kovalıyorduk.

6 Haziran günü Riga’da konser olduğunu websitesinde görünce hemen atladım ve nihayetinde başvuruyu yaptım. Riga’ya gelirken giriş davetiyemizin olduğuna dair e-posta geldi. Oldukça güzel bir süpriz oldu bizim için. Riga’daki ikinci günümüzün akşamı uzun süredir takip ettiğimiz Sofar Sounds’un Riga etkinliğinde yer aldık.

 Pcific K, Gint Smukais ve Alaska Dreamers isimli Letonya’lı üç grubu canlı dinleme şansımız oldu, ortam ise beklediğimiz gibi salaş ve samimi idi. KBD süresince sofarsounds’u takip etmeyi sürdüreceğiz. Belli mi olur, belki başka bir şehirdeki başka bir Sofarsounds etkinliğine için de davetiye alabiliriz.

Sofarsounds konser takvimini ise kendi sitesinden takip edebilirsiniz. İstanbul’daki konserlerin çok güzel geçtiğini duymuştum, eğer gitmek isterseniz başvurun derim. Güzel deneyim.

Konserden sonra ise geceyi kendi biranı çeşmesinden kendin koyduğun Easy Beer isimli barda sonlandırdık.

Girişte bira almak için görevliden bir kart alıyorsun ve barın ortasında yanyana bir sürü bira çeşmesi var, istediğin bira çeşmesine kartını okutup istediğin kadar dolduruyorsun bardağını. Fiyatlandırma ml. üzerinden yapılıyor.

Riga şartlarında çok ucuz bir yer değilmiş, biz toplam 1 litre biraya 8€ civarında bir ücret ödedik ama fikri beğendim. Bütçe olarak daha rahat olsaydık bu barda kesinlikle daha fazla zaman geçirirdik.

Riga sokakları

İkinci gün şehrin güneyindeki pazar alanına uğradık. Yerel insanlarla iletişim kurmak için birebir yer. Gerçi yerel diyorum şimdi ama pazar tezgahları neredeyse tamamen Rus kökenli Letonyalılar’ın kontrolünde.

Müşterilerin çoğunluğu da aynı şekilde Rus kökenli. Dört yanımız Rusça tabelalar ile çevrili idi.

Yıllar boyunca Sovyet Rusya kontrolünde kalmış bu kent için aslında çok da ilginç değil bu durum ve alanın hemen arkasında Stalin tarzı Letonya Bilimler Akademisi binası var.

Vilnius’un baltık dokusu ile pek uyuşmadığını düşünsem de daha öncesine Varşova Kültür Merkezi binasından alışık olduğum üzere, bu binayı pek yadırgamadım. Hatta aynı mimari tasarıma sahip bu binayı Varşova ve Moskova haricinde başka bir şehirde görmek de  ilginçti.

Jurmala

Sonraki günlerden birinde şehirden uzaklaşıp deniz kenarına gitmeye karar verdik. Jurmala isimli kasabaya Riga’dan tren ile 45 dakikada gidiliyor. Güzel bir sahil kasabası. Ufak ölçekli bir kaç mahalle genişleyip birleşmişler. Aralarında sanırım boşluk yok. Upuzun bir sahil şeridi var.

Sahile paralel, trafiğe kapalı bir caddesi mevcut. Burayı ziyaret ettiğimizde öğle vaktiydi ve sanırım sezon henüz açılmamıştı. Dolayısıyla sokaklar tenha idi. Özellikle plajda bizim gibi yürüyüşe ve etrafı keşfe gelen yabancı ziyaretçiler çoğunluktaydı. Haziran ayında denize giren ise kimseyi görmedik.

Zaten bir kaç saatlik yürüyüşümüzün ardından sağanak yağmura yakalandık ve bir bina girişine sığınarak yaklaşık 1 saat yağmurun dinmesini bekledik. Akşamüzeri ise çok geç kalmadan Riga’ya geri döndük. Az önce bahsettiğim gibi, kısa süre geçirmiş olmamıza rağmen burayı oldukça beğendim.

You might be interested:  Bozcaada: kahvenizi nasıl alırdınız?

Daha fazla vaktimiz olsaydı, kesinlikle daha uzun süre kalmayı dilerdik. Belki gelecekte tekrar geliriz, neden olmasın?

Jurmala Sahili

Bu seyahate çıkmadan önce Baltık ülkeleri ve şehirleri hakkında çok bir fikrim yoktu ve bu şehirleri hiç bir beklentim olmadan ziyaret ettim. Riga’da geçirdiğimiz 6 gün oldukça keyifli idi ve Baltıklar’daki favori şehrim için çok kolaylıkla burası diyebilirim.

Halkının içten olması, yardımsever ve gülümsüyor olmaları oldukça pozitif bir etki bıraktı üzerimde. İletişim konusunda hiç bir problem yaşamadık. Fiyatlar daha sonra ziyaret edeceğimiz Tallinn ve Helsinki kadar yüksek de değildi.

Şehir hakkında bir sürü olumlu şey geliyor aklıma; eski şehri oldukça iyi korunmuş durumda, gezmesi kolay, kent deniz kenarında değil ama denize oldukça yakın, Riga’nın etrafına kurulduğu Daugava nehri ise şehri ferahlatıyor. Biz Haziran ayında buradaydık ve nehrin diğer tarafındaki plajlarda yüzen insanlar vardı.

Bence bir şehrin nehrinde yüzülebiliyorsa, o şehirde yaşanabilir. İlerleyen yıllarda burayı kesinlikle bir kez daha ziyaret edeceğiz. Teşekkürler Baltıklar’ın incisi Riga!

Ne Yenir & İçilir?

  • Siyah Riga Balsamı geleneksel bitki likörü. Saf vodkanın çok sayıda farklı bitki ile karıştırılmasıyla elde ediliyor. Genellikle çaya, kahveye ya da kokteyle ekliyorlar.
  • Karbonāde Letonya mutfağının en yaygın yiyeceklerinden biri. Bir çeşit domuz eti şinitzeli de diyebiliriz.
  • Bukstiņbiezputra – Kremalı domuz pastırması ve patates püresinin lezzetli buluşması. Bazı restoranlarda sıcak başlangıç yemeği olarak servis ediliyor. Fakat Letonyalılar bu güzel yemeği öğlenleri ana yemek olarak da tüketiyorlar.
  • Pirāgi, yarım ay şeklinde, et, soğan ve yumurta ile doldurulmuş Letonya mantısı. Tavuk suyu ile birlikte servis ediliyor.
  • Sklandrauši – Havuç ya da patates ile hazırlanan bir tür tart.

Baltıkların İncisi Letonya (Letonya seyahat rehberi)

FOTOĞRAFLAR: INSTAGRAM/@letonyarehberi

Art Nouveau'nun en güzel örneklerini bulabileceğiniz şehirlerden biri Riga'dır.

Şehirdeki binaların yüzdesi oranlandığında en çok art nouveau tarzı bina dünyada Riga'da bulunmaktadır.

9 tepeli şehir Talsi ve Talsi gölü. Huzurlu bir gün için ideal bir seçim.

Talsi'de düğme süslü bir ev.

Avrupa'nın en geniş şelalesi Venta Şelalesi Kuldiga'da bulunmaktadır.

Baltık denizinde yüzüp güneşin tadını çıkarmak istiyorsanız Riga'ya yarım saat mesafedeki Jurmala sahili sizi bekliyor.

Cesis Kalesi görmeniz gereken yerlerden biridir.

Cesis Kalesi'nde görevliler sizi orta çağ kıyafetleri ile karşılayacaklar.

Cesis Kalesi'ndeki görevliler size tarih hakkında bilgi verebilir ve orta çağ oyunlarını öğretebilirler.

Cesis Kalesi'ndeki orta çağ oyunlarından biri.

Cesis Türk Şehitliği… Osmanlı Rus savaşında esir düşen 26 askerimiz burada yatıyor.

Cesis Türk Şehitliği'ndeki erlerimizin mezar taşları.

Cesis Türk Şehitliği'nde yatan şehitlerimizden bazıları.

Cesis'te bir açık hava kitaplığı. Buraya okumadığınız kitaplarınızı bırakıp başkasının bıraktığı kitapları alabilirsiniz.

Cesis'te bir park ve içindeki gölet.

Daugava nehri kenarındaki Dev Kristaps heykeli. Kristaps ismindeki dev çocukları sırtında nehirin karşı kıyısına taşıyor masallarda.

Daugava Nehri'nde köprüden gün batımı.

Festival alanlarında veya parklarda bolca bulabileceğiniz sokak yemekleri. Sosis ve patates…

Festival alanlarında veya parklarda geleneksel pişen çorbalardan alabilirsiniz.

Güzel ve sakin bir gün geçirmek için Meza Parkı birebir.

Meza Park girişi…

Roller skate, bisiklet, kaykay gibi aktiviteler için Meza Parkı birebir.

Meza Parkı'na gittiğinizde 3 boyutlu çizimlerle fotoğraf çekilmeyi unutmayın.

Jaunmoku Pils görmeniz gereken mimari eserlerden biri. Bugünlerde bir televizyon dizisine de ev sahipliği yapıyor.

Jurkalne'de gün batımı…

Jurmala evleri mimarisi ile sizleri etkileyecek.

Jurmala Tren istasyonu çıkışında sizi Lacplesis heykeli karşılayacak

Jurmala'da bir restoran…

Kara Kafaların Evi ve Aziz Roland heykeli

Kara Kafalar evinin önünde ejderha ile savaşan Aziz George heykeli.

Kemeri Milli Parkı ülkedeki en büyük bataklıklardan biridir. Rİga'ya yaklaşık yarım saatlik mesafededir.

Kemeri Milli Parkı 2 farklı yürüyüş parkurundan oluşmaktadır

Riga Bağımsızlık Anıtı… Milda ismindeki kadının elindeki 3 yıldız Letonya'nın 3 bölgesini temsil ediyor.

Letonya Bağımsızlık Anıtı önündeki bu yazı 'baba vatan ve özgürlük' anlaıma geliyor

Letonya'da deniz ve güneş tatili de yapabilirsiniz. Kumsalları genel olarak bizim kumsallarımıza göre daha geniş ve daha sakindir.

Letonya'daki şehirlerin amblemleri…

Letonya'nın Venediği Kuldiga'daki Tuğla Köprü bu şekilde inşa edilmiş köprüler arasında Avrupa'daki en uzun köprüdür.

Liepaja,Letonya'nın en batısındaki şehirlerindendir. Çok rüzgarlı olduğu için Rüzgarın Doğduğu Şehir diye anılır. Ama bu yanıltmasın sizi. Güneşi de yakıcıdır.

Liepaja, Letonya'ya en çok müzisyen hediye etmiş şehirlerden. Bu nedenle bu ünlülerin el izlerinin olduğu ayrı bir cadde var.

Liepaja'da denemeniz gereken bir lezzet. Morina balığından yapılan bu yemek parmaklarınızı yedirecek.

Liepaja'daki Karosta bölgesi Nazilerin ülkeyi terk ettiği son noktadır.

Liepaja'daki Karosta hapishanesi artık otel olarak hizmet veriyor. Hapishane hücresinde bir gece geçirmek ister miydiniz?

Şimdilerde otel ve hapisten kaçış oyunu olarak hizmet veren Karosta Hapishanesi girişi.

Liepaja'nın Karosta bölgesinde 2. Dünya Savaşı'ndan kalan çoğu bina o dönemin izlerini taşıyor. Aynı bu çatısı yıkılmış bina gibi…

Liepaja'nın ünlü ahşap köprüsü…

Ligo döneminde parkta dans eden Letonlar.

Ligo Festivali yazın en uzun gününü kutlamak amacıyla yapılır ama 23 Haziran'da kutlanır. Normalde en uzun gün 21 Haziran'dır.

Ligo Festivali'nde gece boyu insanlar ateş çevresinde dans edip şarkı söylerler.

Ligo Festivali sonlarında ateş küçüldüğünde ise dilek tutulup ateşin üstünden atlanır.

Ligo Festivali'nde yuvarlanan alevli tekerlek tam gün batımında hareket eder. Güneşin tepeden inişini sembolize eder.

Ligo Festivali'nde geleneksel kıyafetleri ile bir çift.

Ligo Festivali'nde kadınlar çiçeklerden taç takarken erkekler de meşe yapraklarından taç takarlar.

Orta çağ Leton kıyafetleri…

Riga Barut Kulesi yanındaki müze…

Riga kanalları…

Riga saat kulesi ve Origo alışveriş merkezi. Başka şehirlere tren ile geçmek isterseniz merkez tren istasyonu bu Origo alışveriş merkezi içindedir.

Riga Sanat Üniversitesi

Riga tarihi şehri UNESCO tarafından insanlık mirası olarak ilan edilmiştir.

Riga tarihi şehrinde Bremen Mızıkacıları

Riga'daki Rozengrals restoranı orta çağ atmosferini yaşamanızı sağlıyor.

Rundale Sarayı bahçesinde araba ile rehber eşliğinde turlayabilirsiniz

Rundale Sarayı'nda bir orta çağ tuvaleti.

Sigulda Kalesi'nde okçuluk yeteneklerinizi deneyebilirsiniz.

Sokaklarda göreceğiniz bu kavrulmuş bademleri denemenizi tavsiye ederiz. Sarımsaklı ve şekerli olarak değişik aromalı versiyonları mevcut.

  • Etiketler :
  • Seyahat
  • Yaşam
  • Ekonomi
  • Gurme
  • Gezi
  • Turizm

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *