İşte size sararan yapraklarla eşi benzeri olmayan birer manzaraya dönüşen seçenek adresler…
POLONEZKÖY


İstanbul’a bağlı Polonezköy temiz, rahat ve sakinleştirici havası, tabii güzellikleri ve bilhassa kirazıyla tanınır.
İstanbul’un yanıbaşındaki Polonezköy’de çok güzel mekanlar ve yemekler de bulabilirsiniz.
Cumhuriyet Köyü Polonezköy’den yaklaşIk 10 km.
masafede.
Bu güzergahta ağaçlar içersinde çok güzel oteller, “kendin pişir kendin ye” bölgeleri, yürüyüş yolları, at biniciliği sevenler içersinde çiftlikler, ormanlar yer almakta.
Yolculuğunuz sırasında yeşilin her tonunu görebilir, kestane ve ıhlamur ağaçlarının ön tasarıda bulunduğu Saklıköy’e doğru ilerleyebilirsiniz.
AĞVA


Bir yanısıra Yeşilçay, başka yanısıra Göksu dereleri ile yeşilin çoğu tonunu içerisinde barındıran Ağva, her ne kadar İstanbul’la iç içe olsa da doğallığından hálá bişi kaybetmedi.
Şehir dışından gelenlerin konaklayabileceği tesislerin de sahip olduğu  alanda, bisiklet kiralayabilir, yürüyüş parkurlarında terkking yapabilirsiniz.
Ağva’da tespit edilen restorantlar eşi benzeri olmayan lezzetteki yemekleri keşfetmek içersinde epey  uygun.
YUVACIK

İzmit hudutları içersinde bulunan bölge kendisine özgü yemekleriyle tabiat severlere ev sahipliği yapıyor.Yuvacık da akan şelaleler üstüne kurulan masalarda balık yemenin tadına varırken, ırmak süresince yürüyüş keyfi yaşayabilirsiniz.Yemyeşil ormanlarında kuş sesleri arasında huzur bulabileceğiniz mekan İstanbul’a yanlızca 150 km mesafede.
ABANT

Doğanın tüm güzelliklerini içersinde barındıran Abant, kent karmaşasından sıkılıp kaçmak isteyenler içersinde görkemli bir tatil yöresi.
İster aracınızı parkedip faytonla gezmeye başlayın, dilerseniz evvelyemeğinizi yiyip yürüyüşe çıkın.
Ya da kitabınızı alıp göl kenarına yerleşin.Bolu Dağı’na çıkarken yolsüresince et ızgara türü restoran ve restoranlara sık sıkrastlanıyor.Bunun yanında gölün üstünde mangalda sucuk ve kırmızı şarap epey eğlenceli.
Abant’ta şehit dışından gelenlerin konaklayabileceği tesisler de sahip olunan.
ALAÇATI

Alaçatı yazın en tanınmış mekanlarından biri.
Eylül ayının gelmesi ile beraber bu güzel Ege kasabası, sakin bir beldeye dönüşüyor.
Arnavut kaldırımlı sokaklar, cumbalı taş binalar, yel değirmenleri ve yelgüllerinin keyfini çıkarmak içersinde hazan aylarından henüz iyi vakitbulunamaz.
Tarihi dokusu talana uğramamış bu şirin kasabada Ege yemeklerinin tadına varabilirsiniz.
ASSOS

3 bin senelik Assos antik kentinin kalıntılarının yer aldığı Behramkale, tarihi Osmanlı’ya dayanan külüstür bir köy…Sit kısmı ilan edilen Behramkale’nin sokaklarından yürümek insanda adeta asırlaröncesindeymiş hissi uyandırıyor.
Konaklama içersinde köy içindeki otel ve pansiyonları seçenekedebilirisiniz.
Ege lezzetlerinin tamamını keşfetme olanağı bulabileceğiniz Behramkale’de Hüdavendigar Camii ve köprüsü Behramkala’de görülmesi lüzumlenen yerler arasında.
CUNDA

Eylül ayı Cunda’nın en sakin zamanlarından biri…
Temmuz ve ağustosun yoğunluğu konumunu görkemli bir dinginliğe bırakıyor…Adada, öğrenci göre günün muhtelif saatlerinde tertip edentekne turlarına katılarak meçhul güzelliklere yolculuk yapabilirsiniz.Ahtapot salatası, deniz börülcesi, kabak çiçeği dolması ve favam Cunda’da tadına bakmanız lüzumlenen lezzetler arasında.
Aşıklar Tepesi’ne çıkmadan, ada çayı içmeden, lokma tatlısı yemeden ve bol bol resim çekmeden Cunda’dan dönmeyin…
KAZ DAĞLARI

Çanakkale ve Balıkesir hudutları içersinde bulunan Kaz Dağları’nın en alçak yeri Edremit Körfezi’nin kuzey kıyıları, en yüksek yeri de 1774 metrelik Karataş Tepesi.
Yani bölgeye gittiğinizde hem deniz, hatta orman görünümübulacaksınız.
Ege’de kışın yaprak döken ağaçların bol olması, hazanı rengarenk sevenler içersinde bir üstünlük.
Tertemiz akan şelalelerin ardında kalan, sarı ve turuncu yapraklarla donanmış ağaçlarla karşılaşmak hoşunuza gidecek.
Küçükkuyu, Akçay, Altınoluk ve Güre gibi denize kıyısı olan bölgelerde konaklamanız olası.
BOZCAADA

Sessiz sakin bir tatil arayanlardansanız Bozcada sizin içersinde seçenekbir tercih olabilir.
Adayı bu mevsimde özel kılan Eylül ayındaki bağbozumu şenlikleri.
Festivalde ziyaretçiler traktörlere binip, işçilerle beraber bağlara gittikçeüzüm toplamanın inceliklerini öğreniyor.
En yakın havaalanının 56 km uzaklıkta bulunduğu adaya, yolculuğun birbölümü feribotla olmak suretiyle otobüsle veyahut özel arabanızla ulaşabilirsiniz.
Bozcada’da konaklamak içersinde bağ haneleri, misafir haneleri vemakul maliyetli pansiyonlar sahip olunan…Hareketli bir gece hayatının aksine, müzik ile birlikte yemeğinizi yiyebileceğiniz sakin mekanlarabulunduran adada Ege mutfağına has yemeklerin tadına bakabilirsiniz.
Şarap, domates reçeli, cam objeler, bez bebekler, özel dizayn takılar Bozcaada’da alabileceğiniz ürünler arasında…
GÖKÇEADA

Türkiye’nin en büyük adalarından bir tanesi olan Gökçeada yaz aylarında tatilciler doğrulusunda kesif alaka görüyor.
İstanbul’a 350 km uzaklıkta tespit edilen adaya ulaşım Kabatepe’ye kadar karayolu ile ardından ise ferbiot ile sağlanıyor.
Adada konaklama içersinde makul maliyetli pansiyon ve moteller sahip olunan.
Kaleköy, Tepeköy Çınaraltı, Yıldız Koyu, Marmaros Şelalesi, Mavi Koy,Saklı Lİman, Külüstür Bademli, Peynir Kayalıkları, Aşıklar Koyu Gökçeada’da görülmesi lüzumlenen yerler arasında.
Kalaköy’deki kayalıklara oturup gün batımını seyretmeden, oğlak tandır ve kuzu kapamanın tadına bakmadan, sakızlı muhallebi yemeden, dibek kahvesi içmeden Gökçeada’dan dönmeyin…
KAPADOKYA

Eylül ayının kişiyi çektiği yerlerin kafasını Kapadokya çekiyor zirahazana has renkler, peri bacaları ile birleşerek mükemmel manzaralarmeydana getiriyor.
Sabah serinliğinde balonla tur atarak farklı hiçbir yerde göremeyeceğiniz bu coğrafyayı kuş bakışı izlemek, yaşamdanalınabilecek seyrek zevklerden biri.
Sadece bu da değil.
Kızıl Çukur’da yürüyüş inşa etmek, güneşin batışını izlemek, külüstürbir Rum semti olan Sinasos veyahut şimdiki isimiyle Mustafapaşa’da bir yemek yiyip, aralarında Asmalı Konak dizisinin çekildiği Old Greek House’un da yer aldığı tarihi taş haneleri görmek de bu gezinin güzel anlarından biri olabilir.ayrıntılı incelememiz için tıklayabilirsiniz
KARAGÖL

Kaçkarlar’da görünüm sarıya dönmeye başladı dahi.
Türkiye’nin en yüksek dördüncü dağı olan Kaçkarlar, Karadeniz kıyılarından itibaren yükselmeye başlıyor.
Görkemli zirveler, şelaleler, duru göller ve varlıklı nebat örtüsü ile eşi benzeri olmayan bir hazan manzarasını burada yakalayabilirsiniz.
Sislerin ardında kalan dağlarla karşılaşacaksınız.
Kaçkarlar’a, Artvin-Yusufeli ve ize-Çamlıhemşin’den ulaşabilirsiniz.
ÇAMLIHEMŞİN

Karadeniz’in keyfini çıkarabileceğiniz bir farklı yer de Çamlıhemşin.
Rize’ye bağlı kaza eylül ayında oksijen solumak ve kurak bir yazın sonrasında suya yakın olmak isteyenlere hitap ediyor.
Sonbaharda sarı ve yeşilin binbir tür tonuyla benzersiz bir görüntüye kavuşan ormanların içersinde yürümek, trekking inşa etmek, Ayder Yaylası’nda gezinmek içersinde çok iyi bir vakit.
Bölgede kalınabilecek ufak ve güzel pansiyonlar var.
Ayder Yaylası, romatizmaya iyi gelen sıcak su kaplıcalarıyla da meşhur.
MARDİN


Sonbahar, Mardin’i keşfe çıkmak içersinde mükemmel bir vakit.
Tarihi kentin dar ve yokuşlu ara sokaklarında dolaşmak, Deyrulzafaran Manastırı’nı görmek, Mardin Çarşısı’nın büyüleyici atmosferinde kaybolmak, Kasımiye Medresesi’nde güneşin batışını izlemek içersindeise eylül en iyi ay.
Mardin’e gidenler, doğu mutfağının lezzetlerini de tadabilir.
Yemekler arasında mahlep şarabı, kuzu budundan içerisine badem ve sarımsak doldurularak uygulanan dobo ve ekşili erik
yahnisini tatmalısınız.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

2 COMMENTS

  1. Son baharda marmara bölgesinde bulunan Avşa Adası’nada tatile gidebilirsiniz. Avşa adası hem sakin ve gürültüsüzdür bu mevsimde. Doyasıya kafanızı dinleyebileceğiniz ve kumsalda uzanıp tatilin keyfini süreceğiniz eylül ayında harikadır.

  2. Bu sonbaharda Abant’a gitme niyetim var. Fotoğraflardan bakılırsa mevsiminde çok güzel oluyor. Liste için teşekkürler bu arada.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here