Çıralı günlüğü

  • Çıralı günlüğü
  • 2006’daki tek gecelik, kısa soluklu ziyaretin ardından ikinci kez ama bu sefer birazcık daha uzun soluklu bir kaçış planını hayata geçirmek üzere Çıralı’ya hareket ettim.
  • 23 Temmuz 2014, Çarşamba

22 Temmuz gecesi saat 23’de bindiğim Kumluca otobüsü, 06:20’da Antalya otogara vardı. Kısa bir süre inenleri bekledikten sonra da, Kumluca’ya doğru yola koyuldu. Bu arada uyku sersemliğini hafif hafif hafif üzerimden atarken, normalde yan koltuğumda oturan ama otobüs boş diye diğer bir koltuğa geçen adamın uyuduğunu fark ettim. Dün gece Antalya’da ineceğini söylediğini anımsadım ve muavini çağırıp durumu anlattım. Şaşırdı ve panikledi. Önce şoförle ardından da yolcu ile konuşup apar topar yolcunun otobüsten inmesini sağladılar.

Bu gelişme üzerinde muavini çağırıp “Çıralı kavşağında ineceğim aman!” diye uyarmayı ihmal etmedim. Fakat muavin orayı bilmediğini ama kaptana hemen hatırlatacağını söyledi. Birkaç dakika sonra şoförün de orayı bilmediğini ama tabelalardan ineceğim yeri bulacaklarını iletti.

Ben de işi şansa bırakmamak için maps açıp ara ara takip etmeye başladım. Yaklaşmaya başlayınca da muavine nerede ineceğimi ve ne kadar kaldığını gösterdim.

Son dönemeçlerde benimle birlikte ilgiyle haritaya inceleyen muavin yaklaştığımızı görünce şoföre doğru hareket etti ve ulaşınca bana baktı, ben de hem mapsteki noktayı, hem de Çıralı tabelasını gördüğüm için kafamla onay verdim ve sağ salim otobüsten indim.

Çıralı günlüğü

Çıralı dolmuşunun hareket etmesi için beklemeye başladık. Şoför 5 kişi olmadan hareket etmek istemiyordu ve biz sadece 2 kişiydik. Birkaç dakika sonra bir adam daha geldi. O da bir süre bekledi ve ardından adam 3 kişilik parasını ödeyebileceğini söyledi ve böylece 6 kilo metrelik bol dönüşlü yolculuğun ardından Aylak Yaşam Kampı’na ulaştık.

Çıralı günlüğü

Ağaçlar arasına serpiştirilmiş ahşaptan odalar ve çadır alanları şeklinde tasarlanmış kamp çok güzel görünüyordu. Ahşap odaların üzerinde yazılmış yazılar, çizilmiş resimler ve tahta oyuncaklar pek hoştu.

Çıralı günlüğü

Odaya eşyaları bırakıp hemen Gül’ün hazırladığı güzel kahvaltılıkları hüplettikten ve biraz da nereye gideceğimiz konusunda bilgi aldıktan sonra, yaklaşık 700 metre uzaklıktaki kumsala doğru yürümeye başladık. Plaja vardığımızda aklıma 2006 geldi. Daha az tesisin olduğu, daha bakir bir ortam anımsıyordum.

Gül’ün önerdiği yerlerden biri olan Star’ın önündeki şezlonglara kurulup tatilin keyfini çıkartmaya başladık.

Olimpos’a yakın taraftaki ağaçlarla kaplı kayalıklar çok güzel görünüyordu. İlk kez geldiğimde de aynısını düşündüğümü anımsadım.

Çıralı günlüğü

Çakıl ve kumla kaplı geniş plaj çok ferahtı. Ayrıca şansımıza bayram öncesi olduğu için, ortalık oldukça sakin ve güzeldi.

Şezlonglarda bir süre pinekledikten sonra denize girmenin vakti gelmişti. Akyaka’daki gibi dağdan gelen soğuk suyun birçok yerden denize karıştığı suyun, ılık ve nefis bir sıcaklığı vardı. Gözlükleri takıp etrafı incelerken birçok farklı balık gördük ve en güzel denizin çok temiz olduğunu fark ettik.

Çıralı günlüğü

Akşamüstü Olimpos’a doğru yürümeye başladık. Tepelere örülmüş sur kalıntıları çok güzel görünüyordu.

Çıralı günlüğü

2006’da, denizden çıktıktan sonra, duş almak için kullandığımız, dağdan gelen soğuk suyun biriktiği gölet sığlaşmıştı. Aynı şekilde, gözlemlediğim kadarıyla Caretta Caretta’ların yumurtladığı ve koruma altına alınan alanlar da çok azalmıştı. Çünkü 2006’da çok daha fazlasını görmüştüm.

  1. Çıralı günlüğü
  2. Kampa döndükten sonra Gül’ün yaptığı nefis yemekleri mideye indirdik ve çok kısa bir süre sonra yol, deniz ve güneşin yorgunluğuyla uykuya dalmıştım bile.
  3. 24 Temmuz 2014, Perşembe
  4. Çıralı günlüğü

Sabah kahvaltısının ardından kumsala doğru harekete geçtik. Plaja ulaştığımızda, büyükçe bir çadırın plaja kurulduğunu görüp şaşırdık. Çünkü ilk kez böyle bir şey görüyorduk. Bir sonraki gün çadır yine aynı yerdeydi ve içinde yine yaşlıca 3-4 kişi bulunuyordu.

Bu sefer Gold Olimpia’da durmaya karar verdik. Şezlonglara yerleşirken, orta yaşlı ve olabildiğince siyaha dönüşmüş bir tene sahip, uzun saçlı bir görevli yanımıza geldi. Sempatik tavırları, bol ve eğlenceli muhabbetiyle aklıma, yıllar önce İçmeler’de karşılaştığım ama ne yazık ki, adını bile hatırlayamadığım, benzer özelliklere sahip adamı getirdi.

Çıralı günlüğü

Bel fıtığı başlangıcı tanısı konulan ve bayram sonrası tedavisine başlayacağım belimden ötürü, içim içimi yemesine rağmen, gün boyu çok az hareket ederek ve sadece pinekleyip, aylak aylak denizin ve kumsalın tadını çıkarttım.

Çıralı’nın konumundan ötürü saat 18 gibi güneşin etkisini kaybetmeye başlaması ve Olimpos’tan başlayarak parça parça kumsalın gölgelenmesine şahit olmak çok enteresandı. Aklıma güneşin normal batış zamanından saatler önce yok olduğu ve bir anda hava sıcaklığının ciddi bir şekilde düştüğü Ayder Yaylası geldi.

Dönüş yolunda, bir yıl önce başladığım, deniz camı ve deniz fayansı koleksiyonuma eklemek için bakınmaya başladım ama ilgi göstermediğim birkaç tane toy deniz camı dışında hiçbir şey yoktu. Garipti ama 2 günüm daha vardı!

Akşam belim ve ayağım çok ağrıdığı için yemek sonrası direk yatışa geçtim. Bu sırada, küçük bir gitar ve keman çalan iki müzisyen kampta enstrümantal besteler çalıyorlardı ve ben ancak derinden melodileri duyabiliyordum.

  • 25 Temmuz 2014, Cuma
  • Hem ulaşma mesafesinin daha kısa olduğu, hem de bize yardımcı olan Bülent’in eğlenceli muhabbeti nedeniyle Cuma günü de tercihimiz Gold Olimpia idi.

Her şey önceki iki gün gibi gelişti. Aylak aylak kumsal-deniz-kumsal üçlemesi yapıyorduk. Kısacası her şey pek güzel gidiyordu.

Bir kere daha cam-fayans aramaya koyuldum ama yine hiçbir şey bulamıyordum. Boynumu bükmüş bir şekilde şezlonga doğru yürürken bir anda önüme, çok güzel bir mavi tonu olan ufak bir fayans çıktı. Sevinçten çığlık atacaktım! Sonrasında bir tane yıllanmış yeşil cam ve bir sonraki gün, bir tane de beyaz fayans bulacak ve Ankara’ya eli boş dönmemenin mutluluğunu yaşayacaktım!

You might be interested:  Aralıkta gidilebilecek 8 keşif rotası

Akşam üzere Gül aradı ve saat 19’da tekne turuna çıkacaklarını ve balık yiyeceklerini, katılmak isteyip istemediğimizi sordu. Evet dedik ve kampa dönüp duş aldıktan sonra tekrar kumsala inip tekneye bindik. İlk kez gece tekne turu yapacaktım.

Güneş iyice etkisini kaybetmiş ve hava oldukça güzelleşmişti. Zaten Çıralı’ya geldiğimizden beri neredeyse hiç nem hissetmemiştik ve akşamları havanın serinlemesi çok hoşuma gitmişti.

İlk olarak yanlış anımsamıyorsam âşıklar plajı diye bir koyda demirledik. 7-8 metre derinliğindeki şu nefis derecede mavi ve berraktı. Koyda bir de kayaların içinde ufak bir deniz mağarası bulunuyordu.

Bir süre burada takıldıktan sonra ikinci durağımız olan Sazak koyuna gittik. Karadan ulaşımı olmayan koyun, oldukça hoş ve bakir bir kumsalı vardı. Bu arada gözümüze koyda bulunan büyükçe bir çadır ilişti.

Gül, orada bir adamın yaşadığını ve muhtemelen işgalci olduğunu söyledi. Şaşırmıştık. Hep bir ağızdan seslice düşünmeye ve adamın nasıl orada yaşayabileceğine dair fikirler yürütmeye başladık. Hem enteresan hem de takdir edilesi bir durumdu.

Tek başına nasıl yaşıyordu ve ortamı nasıldı ki?

Bir süre sonra Gürkan yüzerek adamın yanına gitti ve konuşmaya başladı. Döndüğünde heyecanla adamın neler anlattığını sorduğumuzda ise hüsrana uğradık. Çünkü adam, adını vermediği bir şirketin bekçisiydi ve şirket bungalov evler yapmak için “bir şekilde” koyu kiralamış ya da satın almıştı. Hayallerimiz yıkılmış ve canımız sıkılmıştı.

Son durağımız Ceneviz koyuydu. İyice acıkmıştık ve ızgara çupra kokuları buram buram teknede yayılıyordu. Neyse ki zamanı geldi ve (açlığın da sebebiyle olsa gerek) hayatımda yediğim en lezzetli balıklardan birini mideme indirip kendime geldim.

Yemek sırasında, bizle birlikte tekneden olan müzisyen arkadaşlar müzik çalıyordu. Ortamımız görülmeye değerdi. Yemekten sonra da benzer bir şekilde müzik çalmaya devam ettiler. Hava iyice kararmış ve saat 22:30’u bulmuştu.

Dönüşe geçtiğimizde yağmur yağmaya başladı. Teknedeki herkes için bir ilkti bu. Çok garip ve güzeldi doğrusu. Çıralı’ya ulaştığımızda yağmur yoktu ama kampa ulaştığımızda şakır şakır yağmur yağıyordu.

26 Temmuz 2014, Cumartesi

Bunca güzel geçen 3 günün ardından son kez denizin keyfini sürüp ardından Ankara’ya döneceğimiz gün bizi kötü sürprizler bekliyordu. Kız arkadaşımın sabah 5’te tuvalete kalkması ve ardından kanlar içinde odaya gelmesi oldukça panik, gergin ve can sıkıcı birkaç saat geçirmemizi sağladı.

Tuvalette birden tansiyonu düşmüş ve bayılırken çenesini ve kafasını çarpmıştı.

Gül ve kampın sahipleri Esin ile Cüneyt’in yardımları ve gece kampa katılan doktor arkadaşın yardımlarıyla gerekli hamleleri yaptık ve Cüneyt ile Kumluca Devlet Hastanesi’ne gidip birine 4, diğerine 5 dikiş attırıp her şey normale döndükten sonra kampa geri döndük.

Kahvaltının ardından yine kumsala gittik.

Akşam 25 liraya bir dolmuş ayarladık ve bizi kavşağa bıraktı. 21:50’de de otobüs bizi oradan aldı ve Ankara’ya doğru yola koyulduk.

Sabah Ankara’ya vardığımızda, nazar çıkmaya devam ediyordu. Çünkü kız arkadaşımın evine hırsız girmişti! Takılar, fotoğraf makinaları ve az miktarda parayı çalan aşağılık herifler iyice sinirlerimizi bozmuştu. 1,5 yıl önce de benim evim soyulduğu için kızgınlığını çok iyi anlıyordum!

3 güzel gün ve akabinde yaşadığımız iki kötü olaya rağmen Çıralı’yı çok sevdik.

Yangın dumanı ufku kapladı, yavru carettalar yönlerini bulamadı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 28 Temmuz'da başlayan orman yangını günlerdir etkisini sürdürürken, birbirine komşu ilçeler Akseki, Gündoğmuş ve son olarak Alanya'da da orman yangınları baş gösterdi.

Çıralı günlüğü Yavru caretta carettaların denize ulaşmak için takip ettikleri gün ışığı, duman bulutunun arkasında kaldı.

Gökyüzü dumanla kaplandı

Havadan ve karadan müdahaleyle söndürülmeye çalışılan yangın nedeniyle Antalya Körfezi yoğun duman bulutuyla kaplandı. Yoğun duman, Türkiye'nin en önemli caretta caretta yuvalama alanlarından biri olan Kemer ilçesine bağlı Çıralı sahilinde de daha önce eşine rastlanmamış bir olayın yaşanmasına neden oldu.

Deniz üzerinde oluşan siyah bulut nedeniyle yuvadan çıkan yavru caretta carettaların denize ulaşmak için takip ettikleri gün ışığı, duman bulutunun arkasında kaldı.

Çıralı günlüğü Duman yüzünden tan yeri ağarmadı.

Tan yeri duman nedeniyle ağarmadı

Sabah gün doğumuyla birlikte 33 nolu yuvayı açmak için sahile gelen görevliler de yaklaşık 20 dakika boyunca tan yerinin duman bulutu arkasından ağarmasını bekledi.

Daha sonra yuvayı açan görevliler 70 yumurta bulurken, bunlardan 40'ının denizle buluşmasını sağladı. Yuvada sıkışan 12 yavru ise kontrollü şekilde çıkarıldı.

Yuvada ayrıca 2 döllenmemiş yumurta, 6 geç embriyo, 9 erken embriyo ve 1 de ölü yavru bulundu.

Çıralı günlüğü Çıralı Kıyı Koruma Koordinasyon Komisyonu Başkanı Erdal Elginöz

Yuvadan çıkarılan 12 yavru bir süre dışarıda durduktan sonra yönlerini bulup denize ulaşamayınca görevliler tarafından toplandı. Bu yavruların bir süre gözetim altında tutulacağı ve tekrar aynı noktaya denize ulaşmaları için bırakılacağı belirtildi. Öte yandan Çıralı'daki yuva açma etkinliğini yerli ve yabancı birçok turist de takip etti.

Çıralı günlüğü Caretta yuvası kontrollü bir şekilde açıldı.

'İlk defa yangın dumana altında yuva açtık'

Çıralı Kıyı Koruma Koordinasyon Komisyonu Başkanı Erdal Elginöz, “Çıralı'daki yuva sayımız 119'a ulaştı. Bugün 33'üncü yuvamızın kontrol açılışını gerçekleştirdik. Bugüne kadar 1000 yavruyu canlı olarak denize göndermiş bulunuyoruz. Bu bizi elbette çok sevindirdi. Bugün ilk defa maalesef çok garip bir yangın dumanı altında açtık bu yuvamızı.

Manavgat'ın dumanı arkamızda görünüyor. Maalesef Türkiye'nin pek çok yerinde olan yangınlar için gerçekten çok üzgünüz. Bütün zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyoruz. Ölen vatandaşlarımız için rahmet diliyoruz. Tabii ölen vatandaşlarımızın yanı sıra bu ormanlarda çok sayıda canlının da yok olduğunu biliyoruz. Bunun için de çok üzgünüz.

You might be interested:  Kasablankada gezilecek yerler

Bunların tekrar yaşanmamasını diliyoruz” dedi.

Çıralı günlüğü

'Mucizevi bir deneyim oldu'

Çıralı'ya tatil için gelen Asiye Acar Akman da “Çıralı'ya ilk kez geldik. Bizim için çok mucizevi bir deneyim oldu. Çünkü ilk gelişimizde caretta carettaların çıkışını da görmüş olduk. Tatlı bir deneyimdi daha önce hiç görmemiştik ve yumurtalardan çıkan kaplumbağaları, çıkamayanları onların yolculuk serüvenini gözlemlemiş olduk. Güzeldi bizim için” diye konuştu.

Çıralı günlüğü Ülkelerine kaçtılar ama Rus turistlerin caretta carettaya eziyeti cezasız kalmadı

Carettaların Yuvası: Çıralı Plajı | Antalya Gezi Rehberi @yoldaolmak

Çıralı, narenciye ağaçları gölgesine kurulmuş bungalov tarzı nefis tasarım otellerinde kalıp, Akdeniz’in berrak denizinin keyfini sürebileceğiniz bir yer. Sırtını çam ağaçlarıyla kaplı dağlara dayamış, muz ve mandalina kokulu bahçelerin önünde kilometrelerce uzanan kumsala sahip şanslı bir coğrafya Çıralı.

Çıralı, kaliteli hizmet veren seçkin konaklama tesisleri, nefis mekanlarıyla doğa içerisinde tatil kültürünün en iyi temsilcilerinden biri haline geldi. İstanbul’dan kaçan iş insanları birkaç günlüğüne cırcır böcekleri arasında kafa dinlemeye geliyor. Çok iyi otellerin yanı sıra kamp tutkunlarını da ağırlayan yerler var.

Gittiğinizde huzurla kalabileceğiniz Anatolia Resort Çıralı‘yı seveceğinize eminim. Portakal bahçeleri arasında huzur dolu bir yer, denize yakın. Yolda Olmak tavsiyesi ile geleceğim derseniz indirim yapabilirler ☎️(0242) 8257131.

Akdeniz’in en iyi tatil bölgelerinden Çıralı Sahili, Olimpos tarafındaki Musa dağından Çıralı tarafındaki Karaburuna kadar 3,2 km uzuyor. Plaj boydan boya ince çakıl ve kumdan oluşuyor. Denize yakın kısımlar ince çakıllıyken, geride genişliği 50-100 m arasında olan kumluk alan var. Aracınızla geliyorsanız kıyı boyunca uzayan yol kenarlarında rahatlıkla yer bulabiliyorsunuz.

Hafta sonu kalabalık günlerde dahi dip dibe denize girmek gibi bir durum yok. Herkese yetecek kadar geniş alan var. Kıyı kesimi kısmen kalabalık olsa da geride bolca geniş alan var. Olimpos’a doğru uzayan alana daha çok ilgi görüyor. Hemen arkada birbirinden şık restoran, cafe ve tesisler var. Kıyının diğer ucu ise çok tenha ve sakin.

Sit alanı olduğundan plajda duş, tuvalet imkanı yok. Yürüme mesafesindeki otellerde kalıyorsanız sorun olmaz. Yeme içme için faydalandığınız mekanların tuvalet ve duşlarını kullanabilirsiniz.

İleride görünen kayalıklar Olimpos Plajı

Çıralı Plajı aynı zamanda Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının da üreme alanlarından biri. Yaz döneminde sahil boyunca bazı alanların tel kafes ile çevrili olunca orasının caretta yumurta alanı olduğu aklınıza gelsin. Kaplumbağaların yolunu bulabilmeleri için plajda gece ışıklandırması ve araç girişi yasak.

Caretta Carettalar, mayıs sonundan ağustos başına kadar Çıralı Sahiline yumurtlamak için geliyorlar. Sabah çok erken saatlerde sahile giderseniz kaplumbağaların yumurtadan çıkışlarına şahit olabilirsiniz belki.

Deniz kıyısı boyunca da şezlong ve şemsiyeye rastlamıyorsunuz. Hepsi kıyıdan en az 20-30 metre geride yer alıyor. Denizi genelde sakin ve dingin. Dalgalı olduğunda da rahatsız edici halini hiç görmedim. Suyu genelde sıcak. Daha serin su isterseniz Olimpos sahiline uzayın.

Çıralı Plajı’nda yetişkin deniz kaplumbağalarını rahatsız etmeyin, yavruları elinize almayın. Kumsalda kamp yapmayın, ateş yakmayın ve fener ya da kamera ışığı, flaş kullanmayın. Denizden itibaren 50 metrelik alan içerisinde şemsiye dikmeyin, kumsalı kazmayın.

Kumsala ve denize çöp atmayın. Kumsala motorlu taşıtla girmeyin. Evcil hayvanlarınızı başıboş bırakmayın. Saat 21.00 ile gündoğumu arasında kumsala inmeyin. Yuvaları korumak için konulmuş kafesleri yerlerinden oynatmayın.

Çıralı’nın prestijli otellerinden Olympos Lodge’un kumsalı

Çıralı’da çok özel bir yer var. ‘Sonsuz Ateş’ olarak da anılan, kayaların arasından yükselen Yanartaş‘ın alevleri yüzyıllardır yanıyor. Beydağları Milli Parkı içerisinde, Çıralı ve Olimpos’un tepelerinde, 230 metre yükseklikte yanan ateş denizden bile görülüyor. Yanartaş’ın sönmeyen alevi birçok mitolojik öyküyle de bağdaştırılıyor.

Çıralı, Olimpos ve Adrasan gibi güzel koylarıyla ünlü tatil beldelerine de çok yakın.

Olimpos, Çıralı ile aynı koyu paylaşıyor. Bir yan Olimpos Plajı, bir yan Çıralı Plajı. Çıralı Kemer’e bağlı iken Olimpos Kumluca ilçesine bağlı.

Çıralı Plajından 5-10 dakikalık yürüyüşle Olimpos Plajına ulaşılabiliyor. Olimpos, iri taşlı plajı, cam gibi denizi ve serin sularıyla daha çok gençlerin takıldığı bir plaj.

Plajın hemen arkasında Likya uygarlığına ait kalıntılarının bulunduğu Olimpos Antik Kenti yer alıyor.

Dünyanın en iyi uzun mesafe yürüyüş rotalarından Likya Yolu, Çıralı’dan da geçiyor. Fethiye’den başlayarak Antalya’ya kadar uzanan Likya Yolu, 1999’da Kate Clow tarafından işaretlenip haritalanması ile oluşturuldu. DÜnyanın en güzel trekking rotalarından bir olarak adı hep listelerde geçiyor.

Bir yaz günlüğünden; Çıralı ve Tahtalı Dağı.

Değerli okurlarım yaz mevsiminin gelişini Pandemi nedeniyle evlere kapanmamızın ardında hepimiz tatil yapmayı çok özledik ve dört gözle bekledik. Tüm sahiller bayram boyunca doldu taştı. Bir dönem bir dergi de gezi yazılarım yayınlandı .

Gittiğim , gezdiğim , gördüğüm yerleri , gerek yurt içi , gerekse yurt dışı seyahatlerime siz değerli okurlarım ile birlikte keyifli yolculuklar yaptık. Bu gün hem eskiyi yad etmek hemde iki günlük cennet gibi bir bölgeye yolculuğumu sizlerle paylaşmak üzere köşeme taşımak istedim.

Pek çoğunuzun bildiği ve gördüğü düşünücesiyle , şirin doğa harikası bu köyü görmeyen ve bilmeyenler için kısaca anlatmak istiyorum. Yeryüzü cenneti Çıralı köyü . Antalya ili sınırları içinde yer alan Kemere bağlı şirin mi şirin çok güzel bir köydür.

Beydağları Sahil Milli parkı sınırları içinde yer alan, üç kilometre kumsala sahip olan Çıralı köyü caretta carettalarında aynı zamanda üreme alanıdır. Kumsal denizden itibaren yumuşak bir eğimle yükselmekte, her iki ucunda kayalıklarla sınırlanmıştır. Genel olarak, ince taneli kum yapısına sahiptir. Kuzeyinde sadece kış aylarında akan bir dere yatağı vardır.

Güney ucunda ise, Olmypos Antik kenti bulunmaktadır. Buraya gelmişken, Olmypos’un sönmeyen ateşi Yanartaş’tan söz etmezsek olmazdı . Yöre insanının kısaca ‘’Yanar’’ dediği bu kayaların asırlardır yandığı ve hiç sönmediğine inanılır. Hemen anlaşılacağı üzere adı da buradan gelir.

You might be interested:  Gaziantep gezi rehberi: gastronomi diyarına yolculuk

Yapılan çalışmalar, kayaların bu çok uzun zaman boyunca nasıl yandığını gösteriyor: Bu alevin kaynağı metan gazıdır. Mitolojiye göre Olimpos gibi antik bir kentte bulunan Yanartaş elbette klasik Yunan kültürünün de önemli bir parçasıdır: Zeus, Olimpos Dağı’nda oğulları arasında bir müsabaka yaptırır.

Zeus’un oğlu Herakles yarışmada birinci gelir ve olimpiyat meşalesinin tutuşturulmasında da Yanartaş’tan faydalanılır. Farklı farklı çağlarda, pek çok ünlü düşünür ve gezgine konu olan Yanartaş’ın en köklü hikayelerinden biri Homeros’un efsanesidir. Buna göre; Ephyra kralı Glaukos’un oğlu Hipponoes kardeşi Belleros ile avlanırken, yanlışlıkla Belleros’u öldürür.

Vicdan azabından kendini kaybeden Hipponoes, ülkesinden kaçmak durumunda olduğu için Tipins kralına sığınır. Yakışıklı Hipponoes, Tipins kralının karısı tarafından arzulanmasına rağmen kraliçeyi reddedince, kraliçe Hipponoes’e iftira atar ve eşine şikayet eder. Kral bunun üzerine Hipponoes’i, Likya kralı olan kayınpederi Lobates’e gönderir ve durumu bir mektupla izah eder.

Bunun üzerine Lobates, başı aslan, vücudu keçi, kuyruğu yılan ve ağzından sürekli alevler çıkaran Chimera (Çıralı) adlı canavara, Hipponoes’i öldürmesini emreder. İşte Homeros’un efsanesinde Yanartaş; ağzından durmaksızın alevler saçan Chimera’dır.

Bugün tabii gazların kayalar arasından çıkıp yanması işte bu efsane ile birleştirilmiş , günümüzde Yanar taş olarak tarihin sayfalarında yerini almıştır. Mutlaka görmeniz gereken yerlerdendir. Gün batımını yakaladıysanız dostlarınız ve sevdiklerinizle keyfin dibine vurursunuz.

Çıralı sahilde harika kumsalda güneşlenip akvaryum gibi denizde balıklarla birlikte yüzmenin keyfini yaşamanız mümkündür. Köyde bulunan küçük çarşıda aradığınız pek çok hediyelik eşyadan sevdiklerinize alabilirsiniz. Günlük tekne turları ile koylara yolculuk seçenekleriniz arasında olmalıdır.

Sıra sıra çeşitli lezzetlerin sunulduğu restoranlarda gastronomi yolculuğu yapmanızı da tavsiye ediyorum. Deniz ürünlerini her çeşidiyle bir kadeh şarap eşliğinde keyifli zamanlar sizin olur. Hele birde dolunayı yakaladıysanız , gece mutlaka denize girin. Gecesi başka güzelliğe sahip Çıralı köyünde gece gökyüzü üzerinize adeta yorgan gibi iniverir.

Bir anda yıldızların yağmur gibi yağdığını görürsünüz. Özellikle gençler gruplar halinde yıldızların dansını izlemek için sahilde toplanırlar ve adeta gökyüzündeki yıldızlarla kucaklaşırlar. Geçirdiğim keyifli , huzurlu iki günlük cennet yolculuğunda tesadüfen uğradığım Arikanda resteront’dan söz etmezsem olmazdı . Gülenyüzlü personeli ve size sunduğu bol seçeneklerle, adeta gastronomi yolculuğu yapacağınız lezzetlerle tanışmanız mümkün. Başarılı mutfak şefinin asla tarifini vermediği limonlu tavuğunu denemenizi öneririm. Pide fırının da bulunduğu restoranının fiyatları son derece uygun olup, plajından ücretsiz faydalanabilirsin. Çünkü pek çok restoran plajları artık ücretli.

Çıralıda bulunan pansiyonların bir kısmının aparta dönüştürülmesiyle salgından dolayı gelen konuklara konfor ve güvenli tatil sağlanmış durumda. Kısa tatilimi her zaman gittiğim Ceneviz Pansiyonda Kadri beyin mekanında geçirdim. Tüm odalar aparta çevirilmiş, tertemiz , ihtiyacınız olan her şey odalarda mevcut. Kalabalık aileler içinde ideal ve fiyatlar çok uygun.

Kadri beye teşekkür ediyor, bol müşterili bir sezon diliyorum . Çıralıya veda zor oldu . İnsan bu güzelliği bırakıp gitmek istemiyor. Ayrılırken , en kısa zamanda tekrar gelebilmeyi diledim . Dönüş yolunda küçük bir yol ayrımı beni efsane bir yolculuğa devam et dedi. Orman yoluna saparak yeşilin 50 bin tonu içinde dağa doğru aracımla tırmanmaya başladım .

10 dakikalık bir yolculuktan sonra alt istasyona varmıştım . Teleferiğe biniş biletimi alıp beklemeye başladım . Yolcular zirveye 15 dakikalık arılıklarla taşınıyor. Pandemi olmasına rağmen ciddi oranda Rus turist vardı . Hep birlikte 10 dakika sürecek olan yolculuğumuz başladı.

Teleferikle zirve yolculuğumuz devam ederken, denizin mavisi , dağın çamlık arazisi eşliğinde , Tahtalı Dağını biraz anlatmak istiyorum. Dağın yüksekliği yaklaşık 2365 metre civarında olup, Toros Kolu olan Bey Dağları manzaranın güzelliği sebebi ile oldukça önemlidir.

Denizden 2365 metre yüksekte olan dağa çıkıldığı zaman, 360 derecelik panaromik bir etkiyle muhteşem fotoğraflar çekmek mümkündür. Burada Side ile Finike arasındaki harika manzara çok net bir şekilde görülebilmektedir. Bu sebeple de her sene yerli, yabancı pek çok turist burayı ziyarete gelmektedir.

Mitolojide Tahtalı Dağı Yunan antik tarihinde Olimpos Dağı ismi ile bilinmekte, burada tanrıların yaşadığına inanılmaktadır. Efsaneye göre doğa olaylarını takip eden tüm tanrıların Olimpos dağının zirvesinde bulutlar arasında yaşadığı , doğa olaylarını yönettikleri ve insana benzeseler de insanüstü güce sahip oldukları düşünülmektedir.

10 dakikalık yolculuğumuzun sonunda tarih ve efsaneye de tanıklık etmek üzere zirvede bulunan Shakespeare Coffee & Bistro nun başarılı müdürü Devrim Kayaöz bey yardımcı oldu ve refakat etti. Cafede yediğim Hamburger için anlatılmaz , yenir diyorum . Zengin menü çeşidi ve panoramik ambiyansıyla binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor.

Aktiviteler arasında bulunan Bungee mancınığı ile heyecanın doruk noktasını yaşamak isteyen maceracılarını beklemekte, yamaç paraşütü sezonu devam etmektedir. Devrim Kayaöz beyin önümüzdeki günlerde devreye girecek olan projelerini merakla bekliyorum. Efsane zirvede yapılacak olan etkinleri takip edin ve kaçırmayın. Mucize güzelliklerle adrenalin, tarih ve efsane kokulu gün için kendilerine refakatlarından ve vermiş olduğu bilgilerden dolayı çok teşekkür eder, başarılar dilerim .

“Hayat, bir tutam tuz , bir tutam şeker.”

Hayat uzun bir yolculuktur. Kendi yolculuğunuzun keyfini renkli seyahatler yaparak çıkartın . Çünkü yaşanmış tek bir günün bile tekrarı yoktur. Ölmeden önce görmeniz gereken yerlerden biri olduğunu düşünüyor, sağlıklı ve huzurlu seyahatler diliyorum.

Sevgiyle kalın efendim .

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *