, ’in özerk bölgesinde yer almaktadır. Aynı zamanda özerk bölgesinin en büyük şehridir. halkının anavatanı olarak bilenen Lhasa, Himalayalar’ın kuzey tarafına kurulmuştur. Bu şehir halkı ve Buda inancına sahip olanlar için kutsal bir şehirdir. Şehir 1645 yılından 1959 yılına kadar inancının başı olan Dalai Lama’lar tarafından Potala Sarayı’ndan yönetilmiştir.

Lhasa en çok yasak kent olarak bilinir. Tibet, 1950 yılında başlayıp 1959 yılında tamamen Çin egemenliğine geçtikten sonra diğer Tibet bölgesinde olduğu gibi Lhasa’da da birçok yasaklar gelmiştir. 1904 yılına kadar kente Tibetlilerden başka hiçbir yabancı girmemiş olduğu gibi bugünde hiçbir yabancı ne tek başına girebilir ne de tek başına gezebilir. Muhakkak bir rehber eşliğinde gezilmesi gerekmektedir.

Lhasa, Tibet dilinde Tanrıların Ülkesi manasına gelmektedir. Yılın neredeyse 300 günü güneşlik olmasından ötürü Güneş Şehri olarak da isimlendirilmiştir. Deniz seviyesinden tam olarak 3650 metre yüksekliğe kurulan şehir dünyadaki en yüksek şehirlerden bir tanesidir. Lhasa, gezilecek pek çok tarihi yapılar bulunmaktadır. Bunların başında da uzun süre Tibet’i yöneten Dalai Lama’ların kullandığı görkemli Potala Sarayı gelmektedir. Saray aynı zamanda şehrin sembolü konumundadır. Çin egemenliğine girilip Budizm yasaklandıktan sonra saray müzeye çevrilmiştir Dünyadaki en önemli dini eserlerden biri olması sebebiyle UNESCO tarafından korumaya alınmıştır.

Bir diğer gezilmesi gereken yer ise Jokhang Tapınağıdır. Yaklaşık olarak MS 647 yılında inşa edilen tapınak Tibet’in spiritüel merkezi olmuştur. Asya’daki tüm eski şehirler gibi Lhasa’nın da içinde bir eski şehir bulunmaktadır. Barkhor Meydanı olarak bilinen bu eski şehir tam anlamıyla bir sokak müzesidir. Lhasa’da ticaretin ve hayatın döndüğü bir meydandır aynı zamanda. Jokhang Tapınağı etrafında yuvarlak bir sokak olan Jokhang sokağı gezilmesi gereken başka bir mekandır. Tibet yerel tarzını tamamen görebileceğiniz bu sokakta dünyanın başka bir yerinde göremeyeceğiniz el işlemeleri ile karşılaşacaksınız. Jokhang sokağı aynı zamanda şehrin en eski sokağıdır.

Sera Manastırı en ilgi çeken mekanlardan biridir. Eskiden Budizm’in Gelugpa tarikatına bağlı 7000 keşişin eğitim gördüğü bir merkez olsa da bugün tarihi gezi mekanı olarak hizmet vermektedir. Toplam 1.150.000 metrekarelik araziye kurulu olan manastırın anlamı Vahşi Gül Bahçesidir. Çin’in en verimli yaban gülü ağaçları da bu manastırda yetişmektedir.

Lhasa iklim olarak yarı kurak iklime sahiptir. Kış ayları oldukça sisli geçerken yaz ayları ise ılıman geçmektedir. Çok soğuk yada çok sıcak hava koşulları yaşanmaz. Şehrin en soğuk ayı ocak en sıcak ayı haziran aylarıdır. En çok yağış ise temmuz, ağustos ve eylül aylarında  görülmektedir. En az yağış ise ocak ayında görülmektedir.

Lhasa gidebilmek için Çin vizesi alınması mecburidir. Yanınızda Budizm’i anlatan, Dalai Lama’yı öven herhangi bir yayın olmamalıdır. Bunlar Çin yasalarına göre suçtur. Ayrıca vize alındıktan sonra özel izin alınarak Tibet bölgesinde gezi yapılabilir. Kesinlikle Çin devletinin onay verdiği bir tur rehberi bulundurmak zorundasınız. Lhasa’ya Türkiye’den gidebilmek için Katmandu veya Nepal üzerinden ulaşım sağlayabilirsiniz. Genel olarak Katmandu tercih edilmektedir. Katmandu’ya vardıktan sonra 1 saat 20 dakika civarında bir uçuş ile Lhasa’ya 61 km uzaklıktaki Lhasa Gonggar Havaalanına varırsınız oradan şehre karayolu ile ulaşım sağlayabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan Edirne'de Gezilecek Tarihi Yerler - Edirne Ciğer Tava başlıklı makalemizde Edirne Ciğer Tava hakkında bilgiler verilmektedir.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

Bir yorum bırak

Yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın