Lavanta Diyarı Burdur yazımızın ilk basamağını çaylarımızı yudumlarken noktalamıştık, şimdi Burdur gezi planımıza kaldığımız yerden devam edelim.

Dünya üzerinde herhangi bir yere lavanta tarlalarını görmeye gidiyorsanız, o bölgede lavanta hasatının ne zaman olduğunu bilmek ve seyahatinizi ona göre planlamak fotoğraf karelerinizde lavantaların o tatlı mor renklerini görmenize imkan sağlayacaktır.

Burdur rakım olarak alçak sayılabileceğinden lavantalar temmuz ayının ilk günlerinden itibaren mor renklerini yavaş yavaş griye bırakıyor. Daha doğrusu mor renkli çiçekleri dökülüyor.

Lavanta Diyarı Burdur 2-Kaldığımız YerdenLavanta Diyarı Burdur 2-Kaldığımız YerdenBurdur’da bu kadar çok lavanta tarlasının bulunmasının asıl sebebi kuraklığı engellemek. Burdur Gölü tarım alanlarının su ihtiyaçlarının karşılandığı bir kaynak olduğundan dolayı her yıl ne yazık ki su seviyesinden birazını daha kaybediyor. Üstelik Burdur Gölü’nü besleyen akarsuların üzerine de bölgedeki tarım alanlarının su ihtiyaçlarının karşılanması için barajlar kuruluyor. Hâl böyle olunca nehirler susuz kalıyor. Nehirler susuz kalınca Burdur Gölü de beslenemiyor.

Lavantanın buradaki görevi ne diyecek olursanız cevabı sosyal medyada bulabilirsiniz. Son zamanlarda sosyal mecralarda sıklıkla gördüğümüz lavanta tarlalarını fotoğraflamak isteyen gezginler, Burdur’a turizm geliri sağlıyor. Yalnızca bununla su kaynakları korunmaz elbet. Fotoğraf çekmek için bölgeye gelen gezginler oldukça değerli olan lavanta yağını da satın aldıklarında önemli bir tarım geliri de sağlanmış oluyor. Tüm bunların yanına lavantanın suya neredeyse hiç ihtiyaç duymadığını da ekleyince lavanta bahçeleri az tüketerek çok kazandıran bir organizma oluyor.

Lavanta Diyarı Burdur 2-Kaldığımız Yerden

Burdur’da gün geçtikte sayıları artan lavanta tarlaları bölgenin daha az su tüketerek, Burdur Gölü’nün ömrünü uzatmasına, lavantadan doğal ürünler üreterek halkın gelir elde edip kalkınmasına, gezginlerin fotoğraf çekmek için bölgeye gelip daha çok tanınmasına ve turizm gelirlerinin de atmasına vesile oluyor.

Burdur gezi planımız bizlere doğal yaşamın korunması hakkında farkındalık oluşturduğuna ve çayımız bittiğine göre Akçaköy’e doğru yola koyulma vakti. Yolun sonunda bizleri ekimi yapılalı çok da olmayan Lavanta Deresi karşılıyor. Burası Burdur Gölü kıyısındaki lavanta tarlasına kıyasla oldukça geniş bir alan. Lavantalar ekileli çok zaman geçmediğinden dolayı burası alabildiğinde mor bir tarla olmuyor ancak hiç şüphesiz ki birkaç yıla mis kokulu, göz alıcı mor renklerle, yeşil yapraklarla bezeli, oldukça fazla fotoğrafa arka fon olabilecek bir tarla halini alacak.

Lavanta tarlaları yalnızca gezginlerin değil, yeni evlenen çiftlerin de uğrak noktası oluyor. Bembeyaz gelinliği giyen hanımlar kuaförden çıkıp eşleriyle el ele bu muhteşem manzaralara sahip tarlaların yolunu tutuyorlar. Böyle bir güzellikte çekilen fotoğrafların mükemmel olmaması mümkün olmuyor elbette. Her gibi ayrı bir güzelliğe sahip fotoğraflarla dolu bir albüm çiftleri fazlasıyla mutlu ediyor olsa gerek.

Lavanta Diyarı Burdur 2-Kaldığımız Yerden

Yazımızın sonuna doğru yaklaşırken yolunuz Burdur’a düştüğünde Lisinia Doğa’ya, Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’ne, Lavanta Deresi’ne mutlaka uğramanızı ve ülkemizde sorumlu turizmin gelişmesi adına elinden geldiğince çaba gösteren Öztürk Bey ile tanışıp, bu projelerin hikayelerini ilk ağız olarak kendisinden dinlemenizi, çevrenizde Burdur gezi planı yapanlara da bu yerleri önermenizi tavsiye ediyoruz.

Dileriz ki Öztürk Bey’in bu girişimi yalnızca Türkiye değil dünya çapında da kök veren bir canlının, bir çok organizmanın kaderine nasıl etki edebileceği konusunda farkındalık oluşturur ve dünyamızı daha iyi, daha güzel, daha mis kokulu, daha renkli, daha sürdürülebilir, daha az tüketimin ön planda olduğu bir yer haline getirmeye yönelik gösterebilmemiz için cesaretlenmemize vesile olur. 

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

Bir yorum bırak

Yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın