İzmir, tarihin 8,500 senelik tarihine tanıklık etmiş çok sayıda kutsal yere sahiplik ediyor. Bu duruma rağmen İzmir’i tarihi bir şehir olarak nitelemek mümkün değil. Geçmiş senelerde çok fazla dil, kültür ve dil barındıran şehrin tarihi mirasları modern çarpık yapılaşmadan dolayı görünemeyecek seviyede!

Farklı inançlara sahip insanların ibadet ettikleri İzmir’deki kutsal mekanları sinagoglar, kiliseler ve camiler İzmir’in coğrafyasına dağıtılmış durumda bulunuyor. Başta Kemeraltı olmak üzere, Meryem Ana’nın son senelerini yaşadığı ev, Artemis Tapınağı ve mükemmel camiler İzmir’in kutsal tarafının bir kısmını oluşturuyor.

İzmir’deki Kutsal Yerler

Kemeraltı Camii

Konak Meydanı’nda bulunan Hükümet Konağı’ndan Kemeraltı bölgesine giriş yaptığınızda “Kemeraltı Camisi, Başdurak Camisi, Kestanepazarı Camisi, Hisar Camii ve Şadırvan Camiisi” karşınıza çıkacak.

1671 senesinde Yusuf Çavuşzade Ahmet Ağa tarafından inşa ettirilen Kemeraltı Camii, bugünlerde yapılar ve dükkanlar tarafından sıkıştırılmış halde bulunuyor. İzmir’in bilinen tarihi eserlerinden Kemeraltı Camii’nin etrafında kütüphane, sebil ve medrese yer alıyor.

Konak Yalı Camii

İzmir’de yaşamayanların şehrin ruhunun farkına varabilecekleri ilk yer Konak olacaktır. İzmir’in en naif yapılarından biri olan Konak Yalı Camii, Konak Meydanı’nın simgesi haline gelmiş. 18. YY Osmanlı mirasinin izlerini barındıran caminin bugünlere kadar gelemeyen bir medresesi olduğunu da biliyoruz. Sekizgen mimarisi ve harika çini süslemeleriyle görülmeye değer yerlerden biri.

Hisar Camii

Şehrin en büyük camisi olarak bilinen Hisar Camii, tarihi kaynaklara göre cami Yakup Bey tarafından 1597 senesinde yapılmış. Farklı kaynaklara bakıldığında ise Latin Kilisesi’nden çevrildiği belirtiliyor. Yapımı sırasında moloz ve taşın kullanılmış olduğu yapı, kare planı ve 8 ayağa oturmuş olan kubbesi ile oldukça güzel gözüküyor.

Yedi Kilise

Roma İmparatorluğu zamanında inşa edilen Yedi Kilise, milattan sonra 53-56 seneleri arasında misyoner Pavlus’un Efes şehrindeki Hristiyanlık dinini yayma çabaları sonucunda yapılıyor. Tüm kilisilerin kurulmuş olduğu yerlerin adı almış olması da dikkat çekici bir detay.

Günümüzde ise bu kiliseler, İzmir, Efes, Alaşehir, Aksihar, Denizli, Bergam ve Salihli olarak kayıtlara geçmiş halde. Kiliselerin en önemlisi Efes olmasının nedeni olarak milattan sonra 435 senesinde Hristiyanlık 3. Konsilinin burada toplanmış olması gösteriliyor.

Artemis Tapınağı

Efes Antik Kenti’nde milattan önce 550’li senelerde kurulmuş olan Artemis Tapınağı, mermerden oluşmuş olduğu için görenleri şaşırtıyor. Dünyanın yedi harikası listesine girmeyi başaran tapınaktan günümüze sadece sayılı mermer parçası ulaşabildi. Tapınağın tasarlanmış bir minyatür örneği ise İstanbul Miniatürk’te bulunuyor.

İsa Bey Camii

Şehrin Selçuk ilçesindeki İsa Bey Camii, 1375’ten günümüze kadar gelmeyi başarmış. St. Jean Kilisesi ve Artemis Tapınağı arasında konumlanan yapı, Anadolu Beyliklerine ait olan eski eserlerden biri olarak biliniyor.

Geometrik şekillerle ve yazılarla süslenmiş olan, yamaca konumlandırılmış girişlerinden olan kapısıyla dikkat çekiyor. Pencere kenarları, cepheleri ve kubbelerin kasnağı da Selçuklu çinileriyle süslenmiş.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

Bir yorum bırak

Yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın