İzmir ilinin Kemalpaşa ilçesine bağlı şirin bir yerdir Yukarıkızılca…Kemalpaşa ilçe merkezine 9 km ve İzmir iline 45 km.uzaklıkta yer alır. Daha önceden belde olan Yukarıkızılca çıkan Büyükşehir Belediye Kanunu ile  mahalle statüsüne  dönüşmüştür.

Tarihe bakacak olursak

Anadolu Selçuklu Devleti’nin (1299) parçalanmasından sonra SARUHAN Beyliği’nin Kızıl Aşireti; bugün, “Telhen Köy” olarak anılan Akkaya eteğindeki “Ulu Selvi”nin bulunduğu yere yerleşmiştir.Bu bölgede  halen eski yaşamın izleri bulunmaktadır.  Burada her gün biraz daha büyüyerek bugünkü hale gelmiş.   Bölgedeki en  medeni ve en kültürlü yerleden birisidir. Güney kutbu, Kuşça ve Mahmut Dağı ile çevrilidir.  Akkaya olarak anılan kaya üzerinde çok sayıda oyma ve yazılı eserler bulunmaktadır. Cumhuriyet öncesi Türkler ve Rumlardan oluşan beldemiz, uzun yıllar kardeşçe yaşamışlardır. 1922 yılında Kurtuluş Savaşı zaferi ile Yunanlı burayı terk etmiş;  yerini Girit Mübadilleri, Bulgaristan ve Romanya göçmenlerine bırakmıştır.

Beldede halen yaşayan yıkılmayan rum evleri mevcuttur. Buram buram tarih kokan bu güzel cumbalı evlerde yaşayan kişiler yıllar önce gelip doğduğu evleri ,odaları görmek isteyip geçmişlerini yaşamışlardır.Bazı evlerde pomakça, bazı evlerde giritlice konuşulurdu eskiden… Ama öyle güzel insanlardı ki hepsi… Özlemle anılmakta hala… Beldemiz modern ve kültürlü bir beldedir. Okur yazar oranı oldukça yüksektir. Çok meslek grubunda kişiler yetişmiştir orada…

Köyümüzde Akkaya mevkii dağcı turizmine hizmet vermekte.. Bir çok kulüpten dağcılar hafta sonları köyümüzü ziyaret ederek hem temiz hava hem eşsiz doğa zevkini yaşamakta… Çam ormanlarının bol olduğu mis gibi bir havaya sahiptir beldemiz. Akkaya mevkiinde de yamaç paraşütü yapılabilmektedir.

Bir de Saklı Cennet‘imiz vardır ki sormayın… Bizim çocukluğumuzda “Asarlık Tepesi” olarak anılırdı.. İçinde büyüyen çamları bizzat öğretmenlerimizle birlikte kendimiz dikmiştik.O zamanlar çok küçüktüler ama gölgesinde oturup piknikler yapılırdı. Hele Hıdrellez Şenliği’nde herkes buraya akın ederdi. Şimdi ise çok güzel bir cenneti saklıyorlar koyunlarında… İçinde tatilcilerin hem beldeyi kuş bakışı izleyebilecekleri hem eşsiz doğanın tadını çıkararak çay içip, yemek yiyebilecekleri bir tesis de vardır. Tesis de kahvaltı da yer almaktadır.

Saklı Cennet’in tam karşısında da “Tufan Dede” türbesi yer almaktadır. Bu türbe de çok sayıda ziyaretçi almaktadır. Her yıl aşure şenlikleri burada yapılır. Bu türbenin çok eski bir tarihi vardır.

Çınarlık denilen meydandan Saklı cennet’e giderken Rumlardan kalma Papaz’ın Evi diye bildiğimiz eski rum evi bugün restore edilmiş olup eski izlerini hala taşımaktadır. Anlatılanlara göre de Çınarlık denilen yerde kilise mevcutmuş… Ama bugün izi kalmamış. Tarihi hamamın kalıntıları halen çarşı mevkiinde mevcuttur..

Bu güzel beldeyi görmek isterseniz eminim hayran kalacaksınız.. Bir de gelirseniz mutlaka çarşıda havuzlu kahvenin önünde çay eşliğinde sohbet edip, taze etinizi de almayı unutmayın.. Son derece taze ve leziz etlerin tadına doyamayacaksınız.. Ayrıca hem etinizi alıp hem de hemen yanıbaşlarındaki mekanlarda yapılan köftelerle ve etlerle hemen karnınızı da doyurabilirsiniz…

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

2 YORUM

  1. Gerçekten cennet tanımını hak eden bir yer, kafa dinlemek gezmek için çok güzel bir yer havası o kadar temiz ki gidince hemen hissediyorsunuz.

  2. ben tamamen şans eseri üzeri gittim, bir arkadaşım o köydeydi onu almak için gidince çok muhteşem bir yer olduğunu fark ettim.

Bir yorum bırak

Yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın