GELİDONYA’DA GÜN BATIMI

Dünyanın popüler yürüyüş rotalarından, Likya Yolu üzerinde bulunan Gelidonya Fenerinde gün batımını izlememişseniz çok şey kaybetmişsiniz demektir. Kırlangıçların göç yolu üzerinde olması sebebiyle ilk olarak bölgeye eski Likya dilinde kırlangıç anlamına gelen “Kaledonya” denilmiş, ancak günümüze Gelidonya ismi miras kalmıştır.  Bulunduğumuz yüzyılda inşa edilen fenere de bölge halkı Gelidonya Feneri ismini vermiştir.

Antalya’dan batıya doğru yaklaşık 1 saat 30 dakikalık araç yolculuğu sonrası Kumluca İlçesinden sola doğru kıvrılarak, eşsiz koy manzaraları eşliğinde devam eden tarihi yola ulaşmak için tabelaları izlemeniz yeterli olacaktır.

Asfalt olmayan yolun sonuna aracınızı, orman içine gönül rahatlığıyla park edebilirsiniz. Kıvrıla kıvrıla çıkacağınız, ortalama tempo yürüyüşle yarım saat sürecek ince bir patika yolun sonunda ise sizi eşsiz manzarasıyla 1936 yılında faaliyete geçen Türkiye’nin en yüksek fenerlerinden biri olan Gelidonya diğer bir adıyla Taşlık Burnu Feneri karşılayacak.  Denizden yüksekliği yaklaşık 227 metre olan fener, Antalya’nın en güney ucunda yer almaktadır. Sağ tarafından Finike sahili, sol tarafından ise Adrasan sahili izlenebilir. Tam karşısından ise meşhur Sulu Ada ve diğer küçük adacıkları izleyebilirsiniz.

Antalya’nın ünlü mor dağlarını, pembe ve mavinin her türlü tonuna bürünen günbatımı eşliğinde fotoğraflayabilir, fenerin çevresinde Antalya’ya özgü endemik çiçekleri gözlemleyebilirsiniz. Ve tabii uçsuz çam ormanın kokusuyla ciğerlerinizi mis gibi temiz havayla doldurup kendinizi tazeleyebilirsiniz.

Gelidonya Fenerine çıkarken yanınıza küçük atıştırmalıklar ve su almanız oldukça önemli bir detay. Fenerde bir işletme ve su kaynağı bulunmamaktadır. Özelikle çadır kurmak isteyenler için bu konu sorun teşkil edecek olsa da manzaranın vereceği doyum tüm zorluklara değecektir. Yine de dileyenler çadırını ve uyku tulumunu alıp geceyi yıldızlar altında geçirebilir. Özellikle dolunay zamanı büyülü Akdeniz manzarasıyla yaz aylarında gece yürüyüşçülerinin uğrak rotalarından biri haline gelmiştir.

Gelidonya Fenerinin etrafındaki saklı koyları da keşfetmek isteyenler için çadıra alternatif konaklayabileceğiniz çeşitli pansiyon, otel ve alternatif kamp bungalov tarzı odalara sahip işletmelerde bulunmaktadır. Böylelikle yerel lezzetleri de taze taze tadabilir,  gelmişken de Antalya’nın meşhur turunçgillerinin tadını dalından yiyebilirsiniz.

Maceracılar için Gelidonya Fenerine çıkmak için alternatif bir yol daha var. Bu sefer fenerin sol tarafında bulunan Antalya’nın ünlü sahillerinden Adrasan’da aracınızı bırakmanız gerekecek. Ve baştan uyaralım tırmanmaya müsait ayakkabılarınızı ayağınıza geçirmeyi unutmayın. Her ne kadar araç ve patika yola göre çok daha güzel manzaraya sahip olsa da kayalıklardan kimi zaman yüksek yerlerin kıyısından geçmeniz gerekecek. Ben yürürüm, biraz adrenalin iyidir diyorsanız bu yol tam size göre olacaktır.

Şimdiden herkese keyifli manzaralar.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

2 COMMENTS

  1. Gün batımını normalde izlemek çok zevk verici zaten, ancak böyle doğal şehirlerde kasabalarda izlemek daha zevkli oluyor.

  2. Sadece gün batımı değil, diğer doğal tüm olaylar çok güzel gerçekleşiyor, en az 1 hafta kalıp iyice tanımanızı tavsiye ederim gelidonyada.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here