Dalış ve doğru beslenme

Bir dalıcının beslenmesi; sağlığını, vücut ağırlığını, toparlanma süresini ve dalış performansını etkiler. Sağlıklı beslenen bir dalıcı yüksek performansa, üst düzey konsantrasyon ve dikkate, düşük hastalık ve sakatlanma riskine, kısa toparlanma süresi ve optimal vücut ağırlığına sahip olacaktır.

Aynı zamanda yorgunluk, bilinç kaybı, dekompresyon, dehidrasyon, kas krampları, bulantı, kusma, hazımsızlık gibi problemlerle de daha az karşılaşacaktır.

Bu yazıda ise sizlere, dalıcıların beslenme konusunda dikkat etmesi gereken noktalara değinecek ve besin gruplamalarının nasıl yapılmasına dair bilgiler sunacağım.

-> Öncelikle, dalış sporu ile ilgili bilgi edinmek isterseniz bu yazıya da göz atabilirsiniz: Tüplü Dalış Nedir ve Nasıl Yapılır?

Dalıcılar için Önemli Olan Besin Öğeleri

Karbonhidratlar, dalış sporuyla ilgilenen bireylerin temel enerji kaynağıdır. Ayrıca, sindirim enzimleri tarafından parçalanmayan kompleks karbonhidratlar, bağırsak sağlığı ve uzun süreli tokluk hissi için de önemlidir.

Basit karbonhidratlar (beyaz ekmek, pirinç pilavı, makarna, şekerli gıdalar, paket ürünler, hamur işleri) kan şekerimizi hızla yükseltip bizi daha hızlı acıktırırken, kompleks karbonhidratlar (tam tahıllı ekmek, bulgur, kurubaklagiller, sebzeler) bizi daha uzun süre tok tutar. Enerjimizin yaklaşık %50-55’ini oluşturmaktadır. 

Proteinler, vücudun yapı taşıdır. Dalıcılar için diğer önemli görevlerinden biri ise kırmızı kan hücrelerindeki oksijen taşıyan hemoglobinin yapısında yer almasıdır. Günlük gereksinim ortalama 1,2-2 g/kg’dır.

Hayvansal kaynaklı süt, yoğurt, peynir, yumurta, et, tavuk, balık gibi besinler iyi bir protein kaynağıdır. Bitkisel kaynaklı protein kaynaklari ise kurubaklagiller, bitkisel sütler, tofu, bezelye gibi besinlerdir. Dalıcılara kırmızı etin aksine balık tercih edilmesi önerilir.

Bunun nedeni, balığın sindirilme sürecinin daha kolay olması  ve daha az doymuş yağ içermesidir. 

dalış ve doğru beslenme????: Serghei Savchiuc, Unsplash

Yağlar, enerjinin yaklaşık  %25 ila %30’unu karşılamaktadırlar. Yağ miktarı kadar, tüketilen yağın türü de önemlidir. Çok yağlı yiyeceklerden (mayonez, kaymak, tereyağı, cips vb.

) ve yağda kızartma yöntemlerinden kaçınmak, katı yağ yerine (margarin, tereyağı, kuyruk yağı vb.

) sıvı yağ (ayçiçek yağı, zeytinyağı, mısırözü yağı, soya yağı) tüketmek, hazır ve paket gıdaları tüketmemek, haftada 2 gün balık tüketmek ve kırmızı et tüketimini sınırlandırmak önerilir.

Vitaminler, bağışıklık sistemi için oldukça önemlidir. Tiamin, riboflavin, B6 vitamini, niasin, pantotenik asit ve biotin dalış sırasında enerji oluşumuna yardım ederler. Folik asit ve B12 vitaminleri ise kırmızı kan hücre oluşumu, protein sentezi, doku yapımı ve onarımı için gerekmektedir.

Mineraller, dalıcılar için sinir iletimi, kas kasılması, oksijen taşınması gibi noktalarda önemlidir. Dalıcıların beslenmesinde en önemli mineraller; kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum ve çinkodur. 

Dalış Öncesi Beslenme

Dalış öncesi tüketilen öğünlerin temel ilkesinde; yeterli sıvı, düşük yağ ve posa, yüksek karbonhidrat, orta düzey protein ve alışkın olunan yiyeceklerin tercih edilmesi yer alır.

Dalış öncesi beslenmenin amacı; açlığı önleme, gerekli sıvıyı sağlama ve dalış sırasında gereksinim duyulan ek enerjiyi sağlamaktır. Dalıştan 2- 2,5 saat önce ana öğün tüketilmesi sindirim için gerekli süreyi sağlaması açısından önemlidir. Dalıştan önce kompleks karbonhidratlar, kısa süreli dalış aralarında basit karbonhidratlar tercih edilmelidir.

Çiğ sebze, kurubaklagiller, gaz yapan sebze yemekleri, tatlı gibi asit geri akışına (reflü) neden olan gıdalar, gazlı içecekler, fazla miktarda narenciye dalış öncesi tüketilmemelidir. Hatta bu tarz besinlerin dalıştan birkaç gün önce de tüketiminin de sonlandırılması gerekmektedir.

dalış ve doğru beslenme????: Aviv Perets, Pexels

Dalış Sonrası Beslenme

Dalış sonrası hızlı toparlanma için terle kaybedilen su ve elektrolitlerin (sodyum, potasyum, klor) yerine konması amacıyla yeterli su ve elektrolit tüketilmeli, kas glikojen depolarının yenilenmesi için karbonhidrat tüketimine hemen başlanmalıdır.

Dalış sonrasında yeterli karbonhidrat tüketimi, toparlanma (rejenerasyon) için önemlidir. Kas dokusunun onarımı ve artan protein sentezi için yeterli miktarda esansiyel amino asit alımının dalıştan hemen sonra veya iki saat içerisinde yapılması önerilir.

Bir Dalış Günü için Örnek Beslenme Programı

Sabah yumurta, peynir, yeşillik, zeytin ve esmer ekmeğin olduğu bir kahvaltı yapılabilir. Öğle yemeği olarak teknede etli sebze yemeği, makarna ve yanında yoğurt tüketilebilir.

Ara öğün olarak muz ile badem oldukça sağlıklı bir alternatif olacaktır. Akşam ise 1 kase çorba, ızgara veya fırında bir balık ile yoğurtlu mezeler tercih edilebilir.

Porsiyonlar, besin çeşitleri ve öğün sayısı ise kişinin ihtiyacına göre değişmektedir. 

2 dalış arası ara öğün alternatifleri:

  • 1 küçük boy muz + 10 çiğ badem
  • protein barlar
  • mısır patlağı + 2 yemek kaşığı labne peynir
  • 1 su bardağı ayran+ 1 avuç leblebi
  • 2-3 hurma + 1 tatlı kaşığı fıstık ezmesi
  • 10 çiğ fındık + 1 küçük boy elma

dalış ve doğru beslenme????: Juan Jose Valencia Antia, Unsplash

Su Tüketimi

Dalıcılar, dalışa vücutlarında yeterli miktardaki sıvı ile başlamalıdır. Normal bir yetişkinin günde 2-2,5 litre su içmesi gerekirken, dalış günlerinde su tüketimi artırılmalıdır.

Egzersiz sırasında sıvı dengesini koruyan dalıcıların, optimal egzersiz performansına ulaştığı ve ilerleyen dehidrasyonun performansı olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Ayrıca dalıcılar için dehidrasyon, yaşamı tehdit eden sıcak bitkinliği ve sıcak çarpması risklerini de artırmaktadır.

Dalıştan 2-3 saat önce 400-600 ml sıvı tüketimi önerilirken bu uygulama, dalış öncesi optimal sıvı dengesini sağlar. Dalış başlangıcında ve aralarında 15-20 dakika aralıklarla, 150-350 ml sıvı tüketilerek, vücuttaki sıvı dengesi korunmalıdır. 

Hidrasyonu engelleyen çay, kahve, alkol, kola gibi içeceklerin özellikle dalıştan önce tüketilmemesi gerekir. Bireyler, idrar renklerine bakarak vücutlarındaki sıvının yeterli olup olmadığını anlayabilir. İdrar renginin koyu (vitamin kullanımları dışında) olması, vücuttaki sıvı miktarının yetersiz olduğunu göstermektedir ve idrar açık renk olana kadar sıvı tüketimi artırılmalıdır. 

dalış ve doğru beslenme????: Buenosia Carol, Pexels

Dalışta Kaç Kalori Yakıyoruz? 

Dalış çok yüksek performans gerektiren bir spor olmamasına rağmen hem vücuttaki ısı kaybından hem de su altındaki yüksek basınç sebebiyle saatte yaklaşık 600 kkal enerji harcatır. Kaybettiğimiz bu enerjiyi doğru besinler ile mutlaka tamamlamamız gerekir.

Dalıcılar için mükemmel beslenmeyi garantileyecek yiyecek/ içecekler veya mucizevi beslenme destek ürünleri (supplementler) yoktur. Dalıcılar için biz diyetisyenler tarafından yapılan en iyi yaklaşım, iyi dengelenmiş bir beslenme programı oluşturup bireyi izlemek ve yeterli sıvı tüketmesini sağlamaktır.

Bu yazıda sizlerle bir dalıcının, dalış öncesinde ne gibi gereksinimleri olduğu üzerinden yola çıkarak tüketmesinin faydalı olabileceği besinlere yer vermek istedim.

Her yapılan sporda olduğu gibi dalışta da kişilerin fiziksel sağlığı oldukça önemli bir yere sahiptir.

Umarız ki bu yazı, birçok dalıcıya ve dalıcı adaylarına derin sulara dalmadan önce kendi vücutları ile ilgili izlemeleri gereken adımlarda yardımcı olur. 

Maceralarla ve enerjiyle kalman dileğiyle!

dalış ve doğru beslenme????: Mael Balland, Pexels

  • Dalış ile ilgili diğer yazılarımız için:
  • Tüplü Dalışın Tarihine Doğru Bir Yolculuk (1. Bölüm)
  • Tüplü Dalışın Tarihine Doğru Bir Yolculuk: Kaptan Cousteau (2. Bölüm)
  • Tüplü Dalışa Başlamak İsteyenlerin Bilmesi Gerekenler
  • Dalış Etiği: Dalışın Etik Kuralları
  • Maldivler'de Dalış: Korona Döneminde Hayallere Doğru Bir Yolculuk

Dragoman Dalış Merkezi Kaş

dalış ve doğru beslenme

Ücreti: 650 ₺

dalış ve doğru beslenme

Ücreti: 2500 ₺

Akdeniz havzasının en önemli dalış noktalarından biri ve Türkiye’nin dalış cenneti olan Kaş’ta, her seviyeye uygun 30’un üstünde dalış noktası sizlere modern batıklar, antik çağlardan kalma amforalar ve çapalar, geniş sualtı mağaraları, kayalık bangolar, duvarlar ve yaygın deniz çayırları ile çok farklı ortamlar sunuyor… Kaş-Kekova Özel Deniz Koruma Alanı’nın zengin Akdeniz sualtı fauna ve florası Kızıldeniz’den göç ederek havzaya yerleşmekte olan ”lesepsiyen” canlı türleri ile daha da zenginleşiyor. Deniz kaplumbağaları ile dolaşıp, şanslıysanız çok nadir Akdeniz foku ile bile karşılaşabileceksiniz. Ayrıca burada mükemmel bir sualtı görüş mesafesi ve 19°C (Ocak) – 29°C (Ağustos) derece arası su sıcaklıkları ile 12 ay dalış imkanı var…

You might be interested:  Alaçatı: nerede ve nereye bağlı?

Dalış Merkezi Bilgileri

Dalış merkezimiz, 5 eğitmen ile toplam 8 personelden oluşmaktadır. TSSF yetkili dalış merkezi (#32) ve PADI 5* Instructor Development Center (#32462) olarak hizmet veren merkezimizde tüm seviyedeki eğitim programları Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca olarak gerçekleştirilebilmektedir.

Merkezimizde, 50 dalıcı kapasiteli teknemiz Dragoman, 6 kişi kapasiteli özel hizmet ve emniyet teknemiz Dragoman Junior ve 50 dalıcı için yeterli olacak tüm ekipman mevcuttur.

Dalış Teknesi Dragoman

dalış ve doğru beslenme

  • 21 metrelik Dragoman teknesi, kapalı güvertesi ile tüm meteorolojik koşullarda ve tüm yıl boyunca rahatlığınızı sağlamak için tasarlanmıştır.
  • 50 dalıcı için gerekli tüm konfora (şahsi malzeme kutuları, malzeme askıları, soyunma bölümü, bar, duş, wc, fotoğraf ekipmanları için hazırlık ve temizleme masaları, tatlı su tankları vb) sahiptir.
  • Üst güvertedeki şezlonglar, güneşlenme şilteleri ve gölgelik, güneşlenmek ve dinlenmek isteyenlerin ve refakatçilerin hizmetindedir.
  • Tüm brifingler ve eğitimler, Türkçe, İngilizce ve Fransızca olarak verilmektedir.

Dalışlar ve Eğitimler

Fiyat Listesi

PADI Kursları

PADI Profesyonel Seviye Kursları

PADI Uzmanlık Kursları

  • Kurslarla ilgili detaylı bilgi almak için lütfen ofisimizle kontak kurunuz.
  • Eğitmen seviyesi eğitimleri hariç, fiyatlarımıza KDV dahildir. Tüm kurslarımızda ekipman kira bedelleri fiyata dahil, eğitim materyalleri ise hariçtir. Eğitim materyalleri ve kitapların güncel fiyat bilgileri için lütfen ofisimizle kontak kurunuz.
  • Kurs programlarımızın tamamı bireysel performansa dayalıdır. Bu nedenle kurs sürelerinin uzaması olasıdır.
  • Dragoman fiyatlarda değişiklik yapma hakkını saklı tutar.

Dalış Noktaları

KAŞ’ın benzersiz sualtı dünyasını DRAGOMAN ile keşfedin: Hizmet ve güvenlik bizden, keyif sizden…

DALIŞ NOKTALARI HAKKINDA DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN

Sıkça Sorulan Sorular

dalış ve doğru beslenme

İyi Beslen, Mutlu Yaşa!

Nestlé Türkiye, Türkiye Diyetisyenler Derneği işbirliğiyle başlattığı “İyi Beslen, Mutlu Yaşa” programıyla kamuoyunda beslenme, sağlık ve iyi yaşam konularında farkındalık oluşturmayı hedefliyor.

Program kapsamında Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı ve Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul temsilcisi Prof. Dr.

Murat Baş, İyi Yaşam Danışmanı Elvan Demirkan, Serbest Dalış Dünya Rekortmeni ve Diyetisyen Şahika Ercümen ve Spor Eğitmeni Murat Bür’ün katılımıyla 10 ilde bilgilendirme toplantıları düzenlenecek.

Dünyanın lider “Beslenme, Sağlık ve İyi Yaşam” şirketi Nestlé, dünyadaki kuruluşunun 150. yılında Türkiye Diyetisyenler Derneği işbirliğiyle, Türkiye’de 10 ili kapsayan “İyi Beslen Mutlu Yaşa Sohbetleri” programını başlattı. Üç yıl devam edecek programın ilk yılında, 150 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor.

dalış ve doğru beslenme

Nestlé Türkiye’nin program kapsamında işbirliği yaptığı uzmanlar; Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı ve Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul temsilcisi Prof. Dr.

Murat Baş, İyi Yaşam Danışmanı Elvan Demirkan, Serbest Dalış Dünya Rekortmeni ve Diyetisyen Şahika Ercümen ve Spor Eğitmeni Murat Bür, etkinliklerde konuşmacı olarak yer alacaklar.

Konuşmacılar, “İyi Beslen, Mutlu Yaşa Sohbetleri” programı kapsamında 10 ilde 25 farklı lokasyonda gerçekleştirilecek etkinliklerde uzmanlık alanlarındaki deneyimlerini ve önerilerini halk ile paylaşacaklar, Nestlé Türkiye’nin beslenme, sağlık ve iyi yaşam konularında kamuoyunda farkındalık yaratma çalışmalarına katkı sağlayacaklar.

“İyi Beslen ,Mutlu Yaşa” formulü = Dengeli beslenme, fiziksel aktivite, ruh ve zihin sağlığı

“İyi Beslen, Mutlu Yaşa Sohbetleri” programı kapsamında Türkiye’de 10 ilde gerçekleşecek etikinliklere katılacak uzmanlardan Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı ve Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul Temsilcisi Prof. Dr.

Murat Baş programla ilgili olarak şunları söyledi: “ Sağlıklı ve mutlu bir yaşamın temeli, dengedir.

Etkinlikler sırasında kişilerin sağlıklı beslenme için doğru seçimleri nasıl yapabileceklerini, besinleri hangi miktarda ve sıklıkta yemeleri gerektiğini ve bunu hayatlarında nasıl sürdürülebilir kılabileceklerini anlatacağız.”

dalış ve doğru beslenme

Serbest Dalış Dünya Rekortmeni ve Diyetisyen Şahika Ercümen, “Nefes ve Su”yun önemine değinerek, “Bu ikisi olmadan yaşam mümkün değil. Yaşam kalitemizi direkt etkileyen nefesin doğru alınması, su tüketiminin sağlık üzerinde etkileri ve fiziksel aktivitenin önemini; hem bir diyetisyen, hem de bir milli sporcu olarak paylaşıyor olacağım” dedi.

Spor Eğitmeni Murat Bür ise fiziksel aktivite kadar kişinin yaptığı bu aktivitenin sürdürülebilir olmasının da çok önemli olduğunu belirterek, “İnsanlar spor yapmaya başlıyorlar ama kısa sürede bırakıyorlar. Oysa önemli olan düzenli, belli bir tempoda , belli aralıklarla ama kesintisiz spor yapmaktır. Kolay, en az masraflı, her zaman ve her yerde yapılabilecek bir spor var; Yürümek.” dedi.

dalış ve doğru beslenme

İyi Yaşam Danışmanı Elvan Demirkan da kişinin zihnine ve ruhuna özen göstermesinin uzun ve sağlıklı bir ömür için , beslenme ve fiziksel aktivite kadar önemli olduğunu belirtti ve şöyle konuştu; “Nasıl beslendiğimiz, nasıl uyuduğumuz, nasıl düşündüğümüz, strese karşı tepkilerimiz ve daha bir çok unsur yıllar içinde ne kadar yıprandığımızı belirliyor. Ben turumuz sırasında kişilere ruh sağlıklarını korumak ya da rahat bir uyku uyumaları için, hayatlarını kolaylaştıracak ve hergün daha iyi yaşamalarına yardımcı olacak ipuçları vereceğim.”

Dalış Malzemeleri

Dalış Malzemeleri Çeşitleri

Başta Aqua Sphere markası olmak üzere pek çok markanın birbirinden farklı dalış malzemesi Tekzen'de yer alıyor. Sualtı dalışlarının olmazsa olmazları arasında bulunan dalış gözlüğü hem amatör hem de profesyonel dalgıçlara uygun olarak üretiliyor. Dalış gözlükleri, kullanacak kişinin yüz hatlarına, kullanım alanına ve malzemesine göre dikkatli bir şekilde seçilmelidir.

Dalış İçin Gerekli Malzemeler Nelerdir?

Son yıllarda en çok tercih edilen doğa sporları arasında yer alan sualtı dalışı için temel malzemeler regülatör, şnorkel, dalış tüpü, dalış giysisi ve paletlerdir. Malzemeler, kullanım amacına göre seçilmeli.

Yüzerken kullanılan şnorkeller ile sualtı için kullanılanlar farklı özellik gosteriyor. Sualtında daha derinlere hızlı olarak ilerleyebilmek için gereken paletlerin de değişik türleri mevcut.

Örneğin üçe ayrılan yüzme paletleri, orta su paletleri ve derin su paletlerinin profesyonellik seviyeleri de artıyor.

Daha yüksek bir dalış keyfi ve güvenliği açısından, derinliğe bağlı olarak basınca dayanıklı ürünler öncelikli olarak tercih edilebilir. Tekzen dalış aksesuarları bölümünde su basıncına ve kırılmalara karşı dayanıklı malzemelerden üretilen farklı markaların ürünlerini sizlerin beğenisine sunuluyor.

Dalış Malzemelerinin Bakımı Nasıl Yapılır?

Aqua Sphere gibi profesyonel dalış malzemeleri kullanım sonrasında dikkatlice temizlenerek uygun koşullarda saklanması gereklidir. Klor ve kristalize tuz içeren deniz suyu, dalış malzemelerinizin kauçuk, silikon ve metal kısımlarını aşındırır.

O nedenle mutlaka kullanım sonrası malzemelerinizi tatlı su ile yıkamalı, ihtiyaç halinde ise tatlı suda bir süre bekletmelisiniz.

Dalış maskelerinin aynı şekilde tatlı su ile temizlendikten sonra kendi kutusunda muhafaza edilmesi, çizik ve aşınmaları önlemek adına önem taşır.

Bir diğer bakım önerisi, dalış giysilerinin temizlendikten sonra kesinlikle gün ışığından uzak bir yerde katlanmadan tutulmasıdır. Dalış paletleri ise temizleme açısından en pratik malzemelerden biridir.

Temizlendikten sonra doğruca gün ışığına temas etmemesine özen göstermelisiniz. Bakımları düzenli olarak yapılan dalış malzemeleri, uzun ömürlü olarak kullanılabilir.

Tekzen üzerinden tüm dalış ürünlerini temin edebilirsiniz.

Dalış Malzemeleri Nasıl Saklanır?

Uzun soluklu sualtı keşifleri için dalış ekipmanları uygun koşullarda saklanmalı ve bakımları düzenli olarak yapılmalıdır.

Dalış sonrasında bakımı yapılmış olan şnorkel, maske, palet ve dalış giysisine pudra veya silikon sprey uygulanır. Sonrasında ise varsa özel kap ve çantalarda muhafaza edilir.

İster amatör ister profesyonel dalgıç olun ve nereye giderseniz gidin özellikle dalış maske ve giysinizin iyi korunduğundan emin olmanızı tavsiye ederiz.

Dalış malzemelerinin her biri ayrı muhafaza yöntemlerine ihtiyaç duyar. Tüpler daima dik olarak koyulmalı, uzun süreli saklama durumlarında tüpü dolu bırakmamalısınız.

Yalnızca nemi dışarıda tutacak kadar hava yeterli olacaktır, aksi takdirde tüp içerisindeki yüksek basınç iç paslanmaya neden olabilir. Bir diğer malzeme olan regülatörü kullandıktan sonrası ılık su ile temizlemelisiniz. Yerine kaldırılmadan önce iyice kurutmalısınız.

Ek olarak, regülatörlerin yağlanmasını yalnızca eğitimli yetkililerin yapmasını önermekteyiz.

You might be interested:  Hafta sonu gidebileceğiniz 10 Şömineli otel

Uygun Dalış Malzemeleri Nasıl Seçilir?

Dalış ekipmanları, her türlü dalış şartına adapte olabilen malzemelerden üretilmeli. Ayrıca ihtiyacınıza cevap veren uygun tasarımlı olmaları da önemlidir.

Eğer dalış sporuna yeni başlıyorsanız başlangıç seviyesinde ekipmanlar almanız daha doğru olur. Bu alanda tecrübe edindikçe profesyonel ürünleri rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ekipmanları tanıyıp onlara hakim bir şekilde kullanabilmek önceliğiniz olursa ürünlerden maksimum verim elde edebilirsiniz.

DATÇA’DA SERBEST DALIŞ

  • RÖPORTAJ: ESMERİ ALEV EKEBAŞ
  • FOTOĞRAFLAR: GÖKÇER KARAAĞAÇ / AYTUĞ ALAGÖZ
  • Datça’da Serbest Dalış röportajı için Datça Tarihi Araştırmacısı, İstanbul’da çeşitli kolejlerde öğretmenlik yapmış, voleybol antrenörü, Datça Uçanbalık Dalış Merkezi bünyesinde serbest dalış eğitmeni, on parmağında on marifet olan arkadaşım Gökçer Karaağaç ile görüştüm.

Gökçer KARAAĞAÇ: “Datça; coğrafi yapısı ve iklim özellikleri ile serbest dalıcılar için bulunmaz bir yerdir. Datça’da görüş mesafesi minimum 25 metredir. Bu, zaman zaman 30-40 metreleri bulmakta, hatta ötesine geçmektedir.

Deniz akıntılarının neredeyse hiç olmadığı, deniz suyu sıcaklığının kışın bile 17-18°C’lerin altına nadiren indiği şanslı bir yerde dalış yapmak büyük bir imkân. Ayrıca bir yarımadada yaşadığımız için, rüzgâr hangi yönden eserse essin, dalış yapılabilecek korunaklı bir koyu her zaman bulabiliyoruz.

Anakaradan denize doğru 110 kilometre uzanan Datça yarımadasının eşsiz güzellikteki koylarında, sualtı canlılığı da son derece hareketlidir. Tüm bu özellikleri ile Datça Yarımadası, dalışa en uygun yerdir diyebilirim.”

Esmeri Alev EKEBAŞ: Gökçer Karaağaç kimdir? Okurlarımıza kendinizden bahseder misiniz?

Gökçer KARAAĞAÇ: 1984, Adana doğumluyum. Üniversite eğitimi için 2003 yılında İstanbul’a yerleştim. Hayatımın ilk yarısını Adana’da, diğer yarısını da İstanbul’da geçirdikten sonra, 2020 yılında çok sevdiğim Datça’ya yerleştim.

İstanbul’da çeşitli kolejlerde öğretmenlik ve 11 yıl boyunca Fenerbahçe Spor Kulübü bünyesinde voleybol antrenörlüğü yaptım. Bir süredir Datça Belediye Spor Kulübü’nün voleybol antrenörlüğü görevini yürütüyorum.

Ayrıca, Datça tarihi üzerine çalışıyor, kitap belgesel vb. çalışmalar yayınlıyorum.

Datça’ya yerleşmemle birlikte, uzun yıllardır yaptığım serbest dalış sporu ile daha fazla ilgilenme fırsatı buldum. Ve bu yıldan itibaren de Datça Uçanbalık Dalış Merkezi bünyesinde serbest dalış eğitmeni olarak görev yapacağım.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Mavi tutkunuz ne zaman, nasıl başladı?

Gökçer KARAAĞAÇ: Denize ve deniz kültürüne ilgi duyan pek çok insan gibi, benim de kendimi bildim bileli maviye, denize ve denizciliğe büyük bir tutkum vardı. Serbest dalış ile 2009 yılında tanışmam, daha sonra da 2010 yılında ilk kez Datça’ya gelmemle birlikte, denize ve dalışa olan ilgim katlanarak büyüdü.

Bir yandan serbest dalış ile ilgilenirken, 2011 yılında Uçanbalık Dalış Merkezi’nde tüplü dalış eğitimlerimi de alarak, dalışı ve sualtı dünyasını çok daha yakından tanımaya başladım. Ve bu tarihlerden itibaren dalış ve sualtı dünyası her zaman hayatımın merkezinde oldu.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Dalış turizmi gibi alternatif turizm çeşitlerinin Datça’nın çehresini değiştireceğine inanıyorum. Cennet Datça’ya bir kimlik kazandırmak için var gücümüzle çalışmalıyız. Dalış dendiğinde akla Datça’nın gelmesi için neler yapılabilir?

Gökçer KARAAĞAÇ: Size kesinlikle katılıyorum. Her geçen gün büyüyen Datça’nın kültürel ve otantik değerlerini koruyabilmesi için, spor ve kültür-sanat faaliyetlerine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Yakın geçmişte nice süngercilerin, denizcilerin hayatlarını denizden kazandıkları bu eşsiz yarımadada, her türlü dalış faaliyeti, Datça’nın doğru ve özgün bir şekilde tanıtılmasına büyük fayda sağlayacaktır.

Datça’ya son derece yakışan dalış turizmi ve sportif dalış faaliyetleri konusunda ben de yeni projeler hazırlıyorum.

Datça denizcilik tarihi ile ilgili hazırladığım kitabı, yine Datça’daki dalış turizmi ile ilgili projelerle destekleyerek, ulusal ve uluslararası boyutta bir ilgi oluşturmayı planlıyorum.

Bu konuda, başta Datça Uçanbalık Dalış Merkezi, daha sonra Datça’daki pek çok resmi kurum ve Datçalıların büyük destekleri bana her zaman büyük bir heyecan ve umut veriyor.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Serbest dalışın diğer dalış türlerinden farkı nedir? Serbest dalışı bize tarif eder misiniz?

  1. Gökçer KARAAĞAÇ: Dalışı temel olarak iki kategoriye ayırabiliriz; bunlardan bir tanesi hava kaynağı kullanılarak yapılan tüplü dalış, diğeri ise benim branşım olan serbest dalıştır.
  2. Ancak bu iki kategoride kendi içinde çeşitli disiplinlere ve uzmanlıklara ayrılmaktadır.
  3. Serbest dalış deyince akla ilk olarak çift paletle yapılan dikey dalışlar gelse de monopalet, paletsiz disiplinler, statik apnea, havuz disiplinleri ve no limit gibi oldukça farklı disiplinler de bulunmaktadır.
  4. Bazı serbest dalıcılar bu disiplinlerden birinde uzmanlaşırken, diğer bazıları da birden çok disiplinde uzmanlaşmayı tercih ederler.

Serbest dalışı tüplü dalıştan ayıran temel fark elbette bir hava kaynağının olmayışıdır. Serbest dalış bir spordur. Bu nedenle de kondisyon gerektirir. Beslenme, uyku ve dinlenme gibi gereksinimlere ve psikolojik bir hazırlığa ihtiyaç duyar.

  • Tüm bunların yanında serbest dalış size eşsiz maviliklerin kapısını aralar. Bedeninizi zinde tutar, zihninizi ve iç dünyanızı tanımanıza yardımcı olur
  • Unutmadan söyleyeyim; serbest dalış çok eğlencelidir.
  • Esmeri Alev EKEBAŞ: Herkes serbest dalış yapabilir mi?

Gökçer KARAAĞAÇ: Tıbben sağlıklı olan herkes serbest dalış yapabilir. Birtakım rahatsızlıkları bulunanlar, bir sualtı hekimine muayene olduktan sonra ‘Dalış yapmasında bir mahsur yoktur' sonucunu almaları halinde serbest dalış yapabilmektedirler.

Yalnız dönemsel olarak grip, nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonları geçirenlerin tam olarak iyileşmeden (yaklaşık 2 hafta) serbest dalış yapmaları kulak eşitlemesi açısından uygun değildir, o nedenle tam olarak iyileştikten sonra serbest dalışa devam edebilirler.

Bedensel engelli bireyler de engel durumlarına bağlı olarak serbest dalış yapabilmektedirler. Hatta uzuv kaybı olduğu halde özel aparatlar sayesinde serbest dalış yapanlar bile var. Yine aynı şekilde bir sualtı hekiminden 'Dalış yapmasında sakınca yoktur’ sonucu ile bize ulaşan bedensel engelli bireyler, sonsuz mavinin kapılarını aralayabilirler.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Fotoğraflarda bir batık görüyoruz. Batıkta serbest dalıştan biraz bahsedebilir misiniz?

Gökçer KARAAĞAÇ: Fotoğraflarda gördüğünüz, SG 52 numaralı, Piquet sınıfı eski bir sahil güvenlik teknesidir. 2017 yılının Kabotaj Bayramı kutlamalarında, Uçanbalık Dalış Merkezi tarafından projelendirilip hazırlanan proje kapsamında, Akvaryum koyu civarına batırılmıştı. Batığın derinliği 16m civarındadır.

1 Temmuz 2017 tarihinde tekne batırıldıktan sonra ilk serbest dalışı da ben gerçekleştirmiştim. Şimdi bu batığın ve çevresinin balık ve diğer deniz canlıları ile dolu olduğunu görmek çok güzel bir duygu.

Serbest dalış son derece eğlencelidir ve her serbest dalıcı bir batığa dalmak ister. Çeti Suyu Resifi civarındaki batığın derinliği, her seviye serbest dalıcının dalış yapmasına uygundur.

Eğitimlerimiz ve antrenmanlarımızda zaman zaman çift palet, paletsiz ve serbest düşüş gibi disiplinlerde batıkta eğlenceli dalışlar yapıyoruz.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Datça sualtı dünyasında serbest dalışa uygun yerler var mı? Varsa bilgi verir misiniz?

Gökçer KARAAĞAÇ: Datça, dalış noktaları açısından son derece şanslı bir yer. Serbest dalışta bizi etkileyen faktörlerin başında; görüş mesafesi, deniz suyu sıcaklığı ve akıntılar gelir.

Datça; coğrafi yapısı ve iklim özellikleri ile serbest dalıcılar için bulunmaz bir yerdir.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Pandemi (Covid 19 salgını) dalış eğitimlerini nasıl etkiledi?

Gökçer KARAAĞAÇ: Bir yılı aşkın bir süredir devam eden pandemi, her şey gibi serbest dalışı da etkiledi. Seyahat yasakları, kısıtlamalar ve turizm sezonuna dair belirsizlikler dalış eğitimi süreçlerine olumsuz yansıdı.

Bizler, serbest dalış yaparken temelde maske, şnorkel palet, wet suit ve birkaç tamamlayıcı malzeme kullanırız. Her zaman önerdiğimiz ama pandemi sürecinde daha fazla önem kazanan bir konu var; o da dalıcıların yüz ile temas eden malzemelerinin yani maske ve şnorkellerinin kendilerine ait olması.

Her dalıcının kendine ait bir maske ve şnorkeli olmasını, bu dönemde her zamankinden daha fazla önemsiyoruz. Elbette ideali; dalıcının kullandığı tüm malzemelerin kendine ait olmasıdır. İhtiyaç duyan dalıcılar, her türlü dalış malzemesini dalış merkezimizden satın alabilir ve temin edebilirler.

Yalnız pandeminin dezavantajları gibi bazı avantajları da oldu. Türkiye’nin ve dünyanın pek çok yerinde, kısıtlamalardan ötürü seyahat edemeyen serbest dalıcılar, bulundukları yerlerde kendilerini geliştirmek için kamplara başladılar.

You might be interested:  Keşfedilmeyi bekleyen saklı kalmış 9 koy

Ben de 2020 yılında Datça’ya yerleşerek, bu 1 yıl boyunca düzenli antrenman ve dalışlarla performansımı yukarı taşımaya gayret ettim. Bu durumu; krizi fırsata çevirmeye çalıştık diye özetleyebilirim (gülüyor).

Esmeri Alev EKEBAŞ: Dünyanın en büyük dalış organizasyonu olan PADI’nin bir eğitmenisiniz. Eğitmen olmak için geçtiğiniz aşamaları anlatır mısınız?

Gökçer KARAAĞAÇ: PADI, dünyanın en büyük ve en yaygın dalış organizasyonudur. PADI eğitim sisteminin standartları var ve bu önemli bir konu.

Bu standartlar sayesinde dünyanın her yerinde, aynı eğitim sistemi ve yaklaşımı ile eğitim alabilir, bu sayede de daha güvenli ve eğlenceli dalışlar yapabilirsiniz.

Bu eğitim sistemi sayesinde, yalnızca yaşadığınız ülkede değil, dünyanın her yerinde eğlenceli ve güvenli dalışlar sizleri bekliyor.

PADI eğitim sistemi; Freediver programı ile başlar. Bu, temeldir. Ardından Advanced Freediver ve daha sonra da Master Freediver olursunuz.

  1. Serbest dalış eğitmeni olabilmek için; bu aşamaları tamamlamanız ve de statik apnea, dinamik apnea ve derinlik ile ilgili belli hedeflere ulaşmanız gerekir.
  2. Bir dalış eğitmeninin, aynı zamanda ilk yardım eğitmeni de olması gerekmektedir.
  3. PADI standartları gereği ben de bu aşamaları tamamladım ve fiziksel yeterlilik hedeflerine ulaşarak eğitimlerimi tamamladım.
  4. Eğitmenlik sürecindeki tüm destekleri için Datça Uçanbalık Merkezi sahibi Kerem Bayrı’ya, PADI Türkiye Direktörü Asutay Akbayır’a ve PADI eğitmen eğitmeni Poyraz Akın’a, bu vesileyle bir kez daha teşekkür ederim.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Beslenme, serbest dalış performansında önemli rol oynar. Beslenmenin önemini ve serbest dalış için nasıl bir beslenme programı önerdiğinizi anlatır mısınız?

Gökçer KARAAĞAÇ: Serbest dalış, bir spordur ve en büyük fiziksel performansın sergilendiği branşların başında gelir. Kendini geliştirmek isteyen her serbest dalıcı, aynı zamanda kara antrenmanları da yapmalıdır. Bu yüzden, beslenme çok önemli bir faktördür. Bir serbest dalıcı; dengeli beslenmeli, tüm besin gruplarından besinler tüketmelidir.

Vücudumuzun birincil enerji kaynağı olan karbonhidratları tüketmeyi asla ihmal etmemelidir. Eğer kaybedilen enerji hızlı bir şekilde yerine konulmazsa, dalıcının performansı bir süre sonra hızla aşağıya düşer. Bizler, güçlü ve sağlıklı bir vücut kompozisyonu için, kas oranı yüksek, yağ oranı düşük bir vücudu tercih ederiz.

Bu nedenle yüksek proteinli, düşük yağlı bir diyet programını öneriyorum.

Özetle serbest dalıcı, dalışlarını bitirir bitirmez, içerisinde karbonhidrat bulunan besinler tüketmeli, yüksek proteinli ve az yağlı ancak tüm besin öğelerini içeren bir diyet ile dalışlarına hazırlanmalıdır.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Ben, engelli bir bireyim. Hangi dalış türü benim için uygundur?

Gökçer KARAAĞAÇ: Günümüzde bedensel engelli bireyler de dalış yapabilmektedirler. Hatta geliştirilen çeşitli materyaller sayesinde yaptıkları dalışlar daha kolay ve eğlenceli hale gelmektedir.

Çeşitli bedensel engel türleri ve düzeyleri bulunmaktadır. Bu bir uzmanlık konusu olduğu için bu kişinin dalış yapıp yapamayacağına bir sualtı hekimi karar vermelidir.

Tıpkı her dalıcıdan beklenen genel sağlık durumu yeterliliği gibi, bedensel engelli bireylerin de dalış yapmaya uygunluğunun bulunması gerekmektedir.

Bir sualtı hekiminden uygunluk raporu alan bedensel engelli bireyler hem tüplü dalış hem de serbest dalış yapabilirler.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Serbest dalış ekipmanlarından bahseder misiniz? Serbest dalışta ekipman neden önemlidir?

Gökçer KARAAĞAÇ: Serbest dalışın kendine özgü ekipmanları vardır. Her ne kadar tüplü dalış ile benzer malzemeler kullanılıyor gibi görünse de aslında her malzeme serbest dalışa özgüdür.

Serbest dalışta kullanılan elbiseler; 2 parça, su ve ısı yalıtımlı ve serbest dalış için üretilen özel kumaşlardan imal edilmektedir. Mevsim ve su sıcaklığına bağlı olarak giyilen elbisenin kalınlığı değişmekte, kullanılan kumaşın cinsi de değişmektedir.

Serbest dalışta kullanılan temel malzemelerden birisi de maskedir. Bu konuda en önemli husus, kişinin yüz tipidir. En iyi maske en pahalı maske değil, dalıcının yüzünü en iyi saran ve onu en iyi hissettiren maskedir.

Son olarak; serbest dalışın en tipik malzemesi de paletlerdir. İdeal olarak uzun pala ve karbon paletler kullanılsa da yeni başlayanlar için fiberglas ve plastik malzemeden üretilmiş, kısa ve uzun pala paletler de bulunmaktadır.

Serbest dalışta kendini geliştirmek isteyen bir dalıcı, mutlaka uzun pala, karbon bir palet edinmelidir. Bunların dışında; çorap eldiven, ağırlık kemeri, ağırlık gibi malzemeler de serbest dalışta kullanılan malzemelerdir. İlerleyen aşamalarda; burun klipsi ve hektometre gibi derin dalış malzemelerine de ihtiyaç duyulabilir.

Serbest dalış malzemeleri, hafif ve kolay taşınabilir olmaları sebebiyle, serbest dalışı cazip kılar.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Fotoğrafları kullanma izni veriyor musunuz? Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Gökçer KARAAĞAÇ: Fotoğraflarımı kullanma izni veriyorum. Bahsettiğim gibi serbest dalış, kişinin kendisini ve düşünme biçimini tanımasına yardım eden, özgüvenini destekleyen, içe ve öze dönük bir spordur.

Ayrıca serbest dalış; bir dalış arkadaşı, zaman zaman da bir ekiple yapıldığı için size yeni ve harika arkadaşlar kazandırır. Ve serbest dalış, çok ama çok eğlencelidir.

Datça’nın eşsiz güzellikteki koylarında, mavi derinliklerinde buluşmak üzere, dalışa ilgi duyan herkesi Datça’da dalış yapmaya davet ediyorum.

Gebelik ve scuba diving. Hamile kadınlar tüplü dalış yapabilir mi?

Yaz aylarının gözde aktivitelerinden olan tüplü ve tüpsüz dalışlar son dönemlere ülkemizde de giderek popülerlik kazanmaktadır. Hemen hemen tüm kıyılarımızda scuba dalış eğitimleri ve aktiviteleri ile giderek daha daha fazla karşılaşıyoruz. Üstelik kadınlar arasında bu spor oldukça popüler.

Bebek bekleyen anne adayları tüplü dalış yapabilir mi?
Bu sorunun %100 doğru bir cevabı ne yazıkki yok çünkü hamile kadınlar üzerinde bu konuyla ilgili karşılaştırmalı bir çalışma yapmak hem mümkün değil hem de etik değil. Elimizdeki bilgiler sadece hastalara anket şeklinde soru sorularak elde edilen bilgilere dayanıyor.

Anketlerden elde edilen veriler bize hamilelikleri sırasında dalış yapan kadınlarda % 5.5-7 oranında doğum defektine rastlandığını gösteriyor. Ancak bu bilgi dalış ile doğumsal problemler arasında sebep sonuç ilişkisi olduğunu kanıtlamıyor.

  • Dalış sırasındaki artmış basıncı taklit eden hiperbarik odalarda yapılan hayvan deneylerinden elde edilen bulgularin bu konuyla ilgili ipuçları verebileceği kabul ediliyor.
  • Gebeliğin ilk üç aylık döneminde ilgi bebek’te oluşabilecek doğumsal problemlere yönelmişken son üç aylık dönemde asıl problem vurgun yani dekompresyon hastalığıdır.
  • Yüksek basınca maruz kalmak ile ilgili olabilecek gelişim bozuklukları şunlardır:
  • Düşük doğum ağrılığı
  • Düşük yani abortus
  • Amniyon sıvısında hava kabarcıkları
  • Erken doğum
  • Anormal kafatası gelişimi
  • Kol ve bacaklarda şekil bozuklukları
  • Kalpde gelişim bozukluğu
  • Bebeğin kan dolaşımında değişiklikler
  • Kol ve bacaklada güçsüzlük
  • Körlük

Dekompresyon (Vurgun)
Dekompresyonun yanı halk arasında bilindiği adıyla vurgunun anne ve bebek açısından yaratabileceği riskler scuba diving ile ilgili bir diğer endişe konusudur. Derinden yüzeye çıkarken kan dolaşımında görülebilecek baloncuklar gaz embolisi adı verilen duruma neden olabilir.

  1. Plasenta yapılarının benzerliği nedeniyle koyunlar üzerinde yapılan çalışmalarda, annede dolaşımda hava kabarcığı görülmese bile karnındaki bebekte saptanabilmektedir.
  2. Yine benzer şekilde anne de problem olmasa bile yenidoğanda kol ve bacaklarda güçsüzlük çokça görülmektedir.
  3. Bilim insanları dalışdan sonra görülen, ancak herhangi bir probleme neden olmayan sessiz kabarcıklardan uzun zamandır haberdardır.
  4. Sağlıklı bir insanın akciğerleri bu kabarcıkları etkili bir şekilde ve herhangi bir zarara neden olmadan dolaşımdan uzaklaştırabilir.

Oysa anne karnındaki bebekte kan dolaşımı erişkinlerden biraz daha farklıdır ve temiz kanın büyük kısmı akciğerlerine uğramadan direkt dolaşma karışır ve gaz alışverişi akciğerlerde değil plasentada gerçekleşir. Bu durum dramatik sonuçları olan gaz embolisi riskini arttırır.

Ayrıca dalış sırasında %100 oksijene maruz kalmak fetal kan dolaşımını bozar ve kapte normalde olması gereken kısayolların kapanmasına neden olabilir. Bu durum bebekte kalp yetmezliği ve doğum sonrası ölüme neden olabilir.

Pratikte karşılaşılan sorunlar
Yaratacagi risklerin yanisira gebelik sırasında kadın vücudunda ortaya çıkan değişimler dalışı daha problemli hale getirebilir. Örneğin ve burun içerisindeki

konjesyon kulakların açılmasını güçleştirebilir. İlk haftalarda bulantı ve kusma tekne yolculuğu sırasında daha da şiddetlenebilir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *