Geçmişte ”Velespit” olarak anılan, günümüzde ”Bisiklet” olarak anılan 2 tekerlekli pedallı bu araç, pek çok insan için özürlüğün sembolü olarak ifade ediliyor.

Kimimiz bisikleti kalabalık, hareketli şehir yaşantımızın içerisine bir yaşam biçimi olarak ustalıkla yerleştirebiliyorken, kimimiz bisikleti spor ya da adrenalin amaçlı kullanmayı tercih ediyoruz. Bisikleti uzun yollarda kendisine yoldaşlık edecek iki tekerlek ve iki pedal olarak görenlerimizin sayısı da oldukça fazla.

Kişisel olarak kendimiz bisiklet kullanmıyor olsak dahi eminim ki çevremizdeki en az bir kişi kullanıyordur. Peki bisikleti hayatlarının bir parçası hatta hayatı haline getirmiş insanların yaşadığı zorluklardan ne kadar haberdarız? Ya da pek çok motorlu taşıt sürücüsünün, bisiklet sürücülerinin hayatlarını tehlikeye attığının, bisiklet sürücülerini trafikte ne kadar zor durumda bıraktıklarının farkında mıyız?
Arabadan in bisiklete binSon yıllarda ülkemizde bisiklet kullanımı hızla artınca, bisiklet sürücülerinin trafikte yaşadığı problemler çok daha fazla sayıda insan tarafından anlaşılır duruma geldi. Bu yüzden de farkındalık oluşturabilmek ve trafikte bisiklet ve bisiklet sürücülerinin hakları konusunda daha ayrıntılı bilgi edinebilmek için çeşitli platformlar kuruldu. Bugün kimi zaman bu platformlar aracılığıyla kimi zaman ise alternatif eylemlerle farkındalık oluşturma etkinlikleri düzenleniyor.

Alternatif eylemler arasında katılımcı sayısı en çok olan ve en bilenin Critical Mass eylemleri olduğunu söyleyebiliriz.

Critical Mass, her ayın son cuma gününde şehirdeki tüm yolların bisikletlilerce fethedildiği, ‘’Arabadan in, bisiklete bin’’ mottosuyla pek çok insanın tüm gün boyunca pedal çevirdiği bir etkinlik. Yaşadığınız şehirde bu eylemler yapılıyorsa lütfen siz de bisikletinizi alın ve düşün yollara, belki yolda gördüğünüz insanları da peşinize takarsınız ve çok daha fazla insanı bu etkinlikten haberdar etmiş olursunuz. Eğer yaşadığınız yerde bu eylem gerçekleştirilmiyorsa da düşün yollara, gene takın birilerini peşinize ve organize olun. Bu eylemin yapılmasına vesile olun. Belki sizin vesile olmanızla bir motorlu taşıt sürücüsü daha bisikletlilerin karşılaştığı tehlikelerden haberdar olur.

Aslında bisikletliler olarak ülkemizde karşılaştığımız en büyük sorun, bir araç olarak görülmüyor oluşumuz. Buna bisiklet kültüründen uzak olmak da eklenince iş içinden çıkılamaz bir hal almaya başladı.
Arabadan in bisiklete binPeki bisiklet kültürüne sahip olan ülkeler, örneğin Hollanda, bu kültüre nasıl ulaştı?

-Elbette pat diye olmadı, Hollanda’da bisiklet kültürünün bu seviyeye gelebilmesi için 50-60 yıl gibi uzun bir süre geçmesi gerekti.
-Bu kültürü oturttuktan sonra daimi kılabilmek için okullarda bisiklet dersleri verilmeye başlandı.
-Bisiklet sınavları uygulandı.
-Bisikletli ulaşımı engelleyen motorlu araç sürücüleri ve bisiklet yollarını kullanan yayalar için caydırıcı cezalar uygulandı.
-Genel anlamda eğitim politikalarının her basamağında bisiklet kültürünün farkında olan bir toplum yetiştirmek ve kültürün farkında var olan toplumu muhafaza etmek amaçlandı.
Arabadan in bisiklete binTüm bunları göz önünde bulundurunca yaşadığımız ülkede bisiklet kültürünün neden kayda değer bir gelişim gösteremediğini anlayabiliyoruz.

T.C. Karayolları Trafik Kanunu 2918 Sayılı Bisikletle İlgili Maddeler’in neler olduğuna bakalım;
Madde 3c (10) Bendi: Bisiklet motorsuz bir taşıt olduğu ifade ediliyor.
Madde 37’de hepimizin bildiği gibibisiklet sürücüsünün ehliyete ve taşıtın plakasının olmasına gerek olmadığı ifade ediliyor.
Madde 37’de Karayollarında bisiklet sürmek için 11 yaşını bitirmiş olmanın yeterli olduğu söylense de ülkemizde yaşayan 11 yaşını doldurmuş kaç birey buna cesaret edebilir bilemiyoruz.
Madde 46’da bisiklet sürücülerinin karayolunda en sağ şeridi kullanacağı ve diğer taşıtlar ile aynı sorumlulukla hareket etmesi gerektiği söyleniyor. Bisiklet sürücüleri motorlu taşıt sürücüleri ile aynı sorumlulukla hareket ediyor olsa da motorlu taşıt sürücülerinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini pek de söyleyemeyiz.
Madde 66’da bisiklet yolu olan yerlerde bisiklet sürücülerinin karayolunu kullanamayacağı söyleniyor. Bisiklet yolu olan yerlerde bisiklet sürücülerini bunu yapacağını hiç zannetmiyoruz doğrusu.
Madde 66’nın a bölümünde karayolunda en fazla iki bisikletin yan yana sürülebileceği ifade ediliyor.
Madde 66’nın b bölümünde işaret verme dışında, çift elle sürülmesi ve genel kurallara uyulması zorunluluğu üzerinde duruluyor.
Madde 66’nın c bölümünde bisiklet ile yük ve eşya taşınmaması gerektiği söyleniyor.

Bisiklet sürücülerinin yoldaki güvenlerini koruyabilmek adına motorlu taşıt sürücülerinin uyması  gereken en önemli kurallardan bir diğeri ise aralarında en az 1,5 metre mesafe olması gerektiği.
İnanıyoruz ki bu kurallara uyulduğu durumlarda ülkemizde bisiklet kullanımı güven içerisinde artacaktır.

Her birimizin bir gün arabadan inip bisiklete binmesi dileğimizle…

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

Bir yorum bırak

Yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın