Ülkemizin turist bakımından en zengin yerlerinden biri olan Antalya’da gezilecek pek çok yer bulunmaktadır. Bir deniz, bir sahil şehri olan Antalya, bu özelliği ile dünyanın her yerinden çok sayıda turist çekmektedir. Deniz tatili yapmak isteyenler için çok sayıda plaj bulunmaktadır. Deniz turizmi haricinde tarihi alanlarıyla görülmeye değer bir şehirdir. Kara ile deniz surları tarafından çevrilmiş olan kent merkezinin diğer bir adı olan Kaleiçi, muhteşem ihtişamı ile ziyarete gelenleri karşılamaktadır. Şehir merkezi haricinde görülmesi gereken yerlerden bir de Olympos Antik Kentidir. Doğa sporları veya rafting tarzı sporlar yapmak isteyenler içinde Köprülü Kanyon tercih edilebilir. Antalya gezi rehberi oluşturarak, burayı en verimli şekilde gezebilir, sağlıklı bilgiler edinebilirsiniz.

1.Kaleiçi

kaleiçi

Antalya gezi rehberi oluşturulduğunda, burada görülecek olan ilk yer Kaleiçi’dir. Kaleiçi, Antalya’da en çok ziyaret edilen, tarihi evlerin bulunduğu bir yerdir. Kaleiçi, yerli ve yabancı turistlerin en fazla uğradığı ve Antalya’da gezilecek olan yerlerin başını çekmektedir. Kaleiçi’nde yer alan neredeyse tüm sokak ve caddeler denize çıkar. Tarihi olan Osmanlı Evleri, muhteşem bir görüntüye sahiptir. Kaleiçi, Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yer almaktadır. Burası, hareketli caddeleri, renkli dükkanları ile dikkat çekmektedir. Özellikle hediyelik eşya dükkanlarını gezip, şehir ile alakalı güzel hediyeler bulabilirsiniz. Kaleiçi’nde yer alan bazı evler otel, pansiyon, restoran, cafe tarzında hizmet veriyor. Bunlar ev sahiplerinin kullanış yöntemine göre farklılık gösteriyor. Burada bulunan evler genellikle taştan ve bağlantısı ağaç olacak şekilde inşa edilmiştir. Evlerin genellikle sokak tarafına bakan bir cephesi ve bir de sokak görmeyen bahçeleri bulunur. Kaleiçi’nde yer alan Yivli Minare, şehrin merkezinin genel olarak her yerinden gözükmektedir. Burası Antalya’nın Selçuklu zamanında yapılan ilk İslami yapısıdır. Minaresi olmadığı dönemde, Bizans tarafından kilise olarak kullanılan bu yapı, Selçuklu zamanında bu minare eklenerek camiye çevrilmiştir. Kaleiçi, Antalya’da turizmin merkezi durumundadır.

2.Olympos Antik Kenti

olympos

Antalya’da gezip görülmesi gereken yerlerden biri de, doğa harikalarından biri olan Olympos Antik Kentidir. Tanrı kenti olarak da bilinen Olympos, Yunanca olarak ulu dağ anlamına gelmektedir. Olympos adını dünya üzerinde birçok dağ ve tepe de duymaktayız. Olympos Lidyalıların en önemli kentlerinden biridir. İlk öncelikli olarak Lidyalıların elinde olan Olympos, daha sonra şehir korsanları onlardan da Roma İmparatorluğu’nun eline geçmiştir. 15. yüzyılda ise Akdeniz’in hakimiyetini eline alan Osmanlı Devleti’nin eline geçmiştir. Bilinen önemli tarihi yanı sıra, plajıyla da ünlü olan bir yerdir. Türkiye’nin güneyinde, büyük bir alanda yer alan Olympos, Bey Dağları Milli Parkı’nın da bir parçasını oluşturur.

3.Köprülü Kanyon

Koprulu-Kanyon

1970’li yıllarda Milli Park olarak ilan edilen Köprülü Kanyon, yaklaşık 35.500 hektarlık alanı, 15 kilometrelik uzunluğu ve 100 metreyi geçen yüksek duvarlarıyla ülkemizin en uzun kanyonudur. Kanyonun içinde akan suyun derinliği farklı alanlarda arttığından ötürü, buralarda yürüme zor olmaktadır. Ancak yaz aylarında bu derinlik azalmaktadır. Milli Park içerisinde makilik alanların yanında peri bacalarına benzer oluşumlara rastlamakta mümkündür. Bu park içindeki alanlarda geyik, dağ keçisi, tavşan, kurt gibi hayvanlar yaşamaktadır. Bu Milli Park doğal güzelliği yanında, bünyesinde tarihi özellikler de barındırmaktadır.

Bu bölgede ayrıca kent alanı (agora), tiyatro, Zeus ve Artemis Tapınakları ve su kemerleri bulunmaktadır. Köprülü Kanyon da rafting gibi su sporları da yapılmaktadır. Bunun haricinde de birçok aktivite imkanı sunan Köprülü Kanyon, içerisinde barındırdığı manzara sayesinde ziyaretçilerine güzel bir gün geçirme imkanı sunmaktadır. Antalya’nın Manavgat ilçesinde yer alan kanyon, yaz ayları zamanında günde yaklaşık 10 bin kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Ayrıca Köprülü Kanyon şehir merkezine ise 90 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Antalya’nın diğer ilçelerinden de bu kanyona servisler aracılığıyla ulaşım sağlanmaktadır. Her yaştan insanın spor yapması için imkan sağlayan Köprüçay Nehrine sahip olan bu kanyon, bu özelliği ile sayılı ırmaklar arasında gösterilmektedir. Bu ırmakta bulunan değişken yapı sayesinde, rafting için doğru şartları sağlanmaktadır. Yaklaşık 15 kilometre uzunluğunda bulunan rafting parkuru 2,5 saat kadar sürmektedir. Bölgede 50’ye yakın rafting hizmeti veren firma bulunmaktadır. Bu sporun en yoğun yapıldığı dönem ise, temmuz-eylül ayları arasıdır. Rafting haricinde yapılacak başka aktiviteler de bulunmaktadır. Bunların başında doğa yürüyüşü, bisiklet turu, dağ bisikleti, paintball, cip safari gibi aktiviteler gelmektedir.

4.Side Antik Kenti

side antik kent

Antalya’nın bir diğer önemli antik kenti de Side Antik Kentidir. Antalya merkezine 80 kilometre uzaklıkta olan Side, tarih olarak da Hititler dönemine kadar uzanmaktadır. Persler zamanında özgürlüğün simgesi olan Side kenti adına sikke basılmıştır. Eski zamanlarda Sideliler pek çok tanrıya da tapmışlardır. Side 15. yüzyılda ise Türklerin eline geçmiştir fakat yerleşik hayat olmadığından dolayı Osmanlı dönemine ait eserlere rastlanılmamıştır. Daha çok Bizans ve Roma dönemlerine ait eserleri bünyesinde barındırmaktadır. Side hamamları, müzesi, eski evleri, agorası ve Apollon Tapınağı ile her sene çok fazla turist çekmektedir. Bu bölge ile alakalı tarihi merak edenlerin Side Müzesi’ni kesinlikle gezmesi önerilir. 1945 ile 1967 yılları arasında yapılmış olan kazılarda bulunan eserlerin hepsi burada sergilenmektedir. Burada yer alan Bizans ve Roma dönemlerine ait olan portreleri, heykelleri ve daha birçok eseri bu müzede görebilirsiniz.

5.Aspendos

Aspendos

Antik tiyatro denildiğinde ülkemizde ilk akla gelen yer kesinlikle Aspendos’tur. Antalya’nın Serik ilçesinde yer alan Aspendos, antik tiyatrosu ile meşhur olan antik bir kenttir. Bu tiyatro, Romalılar tarafından yapılmıştır. Aspendos, Köprüçay Nehrinin bitişiğinde bulunur. Bu kent iki tepe üzerinde yer almaktadır. Bu tepelerin biri büyük, diğeri ise küçüktür. Aspendos’un yapıları arasında en önemlisi tiyatrosudur. Burası dünyadaki tiyatrolar arasında en iyi şekilde korunandır. Bir açık hava tiyatrosu olan Aspendos Antik Tiyatrosu, yaklaşık 20 bin kapasitesi vardır. Her sene binlerce turist Aspendos’a akın etmektedir. Ayrıca antik tiyatro da birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

6.Patara Antik Kenti

patara

Batı Akdeniz’de yer alan ve tarihte Likya’ya başkentlik yapan bir sahil kasabası olan Patara, dünyanın ilk meclis binasını da bünyesinde bulundurmaktadır. Antik kent tarihine sahip olan ve M.Ö 8. yüzyıla kadar dayanan Patara, zamanında İskender’in kuşattığı kent olarak bilinmektedir. Patara Limanı tahıl deposu bakımından da büyük önem arz etmektedir. Akdeniz de yer alan üç önemli tahıl deposundan biridir. Sonralarda ise bu liman önemini kaybetmeye başlamıştır. Bu kentle alakalı kalıntılar, genelde kumlar altına kalmış ancak kazı çalışmaları devam etmektedir. Ayrıca Patara Kentine giriyorken de Roma mezarlarına rastlanmaktadır. Patara da geçtiğimiz senelerde keşfedilen deniz fenerinin, tarihin en eski deniz feneri olduğu bilinmektedir. Ayrıca Patara Plajı da birçok turistin uğrak mekanıdır.

7.Yanartaş

yanartas

Olympos’ta sönmeyen bir ateş olarak bilinmektedir. Antalya Çıralı’da yer alan Yanartaş, etkileyici görüntüsü sayesinde ziyaretçi akınına uğruyor. Yanartaş’ı görebilmek adına ufak bir tırmanma gerçekleştirmeniz lazım. Doğalgaz sıkışması ile meydana gelen Yanartaş, küçük parçalardan oluşmuştur. Taşlar arasındaki alevlerin hiç sönmediği bu mekan, deniz manzaralı bir yerde bulunmaktadır. Çıralı plajına yakın olan kayalıklarda bulunan bu doğalgaz kaynağı, Yunan mitolojisi tarafından ele alınmış ve konu olmuştur. Dağda yanan bu taşlar, gemicilere de kılavuzluk etmektedir.

8.Karain Mağarası

Karain

Antalya gezi rehberi oluşturulurken en başa yazılacak yerlerden biri de Karain Mağarası’dır. Antalya’nın yağca köyünde yer alan bu mağara, Antalya’ya yaklaşık 30 kilometre uzaklıktadır. Karain Mağarası tarihte insanların sürekli barındığı yerlerden biridir. Yüzyıllar öncesine uzanan bu mağara, tüm çağların izlerini taşır. 1950 yılından itibaren de burada kazılar yapılmaya devam etmektedir. Bu kazılarda elde edilen tüm kalıntılar, Karain ve Antalya müzelerinde sergilenir. Mağaranın dış duvarlarında kitabe ve nişlere rastlanmaktadır. Anadolu’da yer alan en eski insan kalıntıları ile beraber, mağara da bulunan sanat ürünleri, Anadolu’da yapılmış sanatların ilk örneklerindendir. Vermiş olduğu bitki ve hayvan kalıntıları sayesinde Akdeniz’in en eski halinin ortaya çıkmasında önemli bir role sahiptir. Mağaraya giriş ise ücretli durumdadır.

9.Beldibi Mağarası

Beldibi

Antalya’nın Kemer ilçesinde yer alan Beldibi Mağarası, Çamdağ tüneli çıkışında bulunan bir kaya altı mağarasıdır. Denize yaklaşık olarak 100 metre uzaklığı olan bu mağarayı yıl içerisinde binlerce turist ziyaret ediyor. İki adet kısmı olan Beldibi Mağarası’nın bu kısımları, aşağı ve yukarı mağara olarak adlandırılmıştır. Bu aşağı ve yukarı mağarada da çok sayıda sığınak bulunmaktadır. Bu sığınakların bulunduğu duvarlarda geyik, keçi tarzı hayvanların resimleri yer alır. Doğa olaylarından dolayı mağara içerisinde bulunan dolgu tabakalar zaman içerisinde akıp gitmiştir. Yerli ve yabancı turistlere her daim açık olan bu mağara ayrıca bir sit alanıdır.

Beldibi Mağarası’nda yer alan malzemeler, en güzel biçimde sergilenir. Çanak çömlek parçaları, çakmaktaşı gereçleri, aşı boyası ile çizilmiş olan hayvan figürleri ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Ayrıca kalıntılar arasında, deniz kabukları, dar kapılar ve tutamaklar da bulunmaktadır. Karain Mağarası’nda olduğu gibi Beldibi Mağarası’nda da yaşam olmuştur. Burada yapılan kazılarda, bu mağarada yaşayan insanların, avcılık ve toplayıcılık ile geçindikleri görülmüş ve bunları da orak, bıçak gibi gereçlerle yaptıkları saptanmıştır. Buraya ulaşım Antalya merkezden Beldibi otobüsleri ile sağlanırken, Kemer’den ise minibüsler sayesinde sağlanmaktadır.

10.Antalya Arkeoloji Müzesi

Antalya gezi rehberi oluşturduğunuzda, kesinlikle görmeniz tavsiye edilen yerlerden biri de Antalya Arkeoloji Müzesi’dir. Tarihe meraklı olanlar için burada bulunan eski dönemlere ait eserler gayet ilgi çekicidir. Türkiye’nin en önemli müzelerinden biri olan Antalya Arkeoloji Müzesi, içerisinde barındırdığı eserler Birinci Dünya Savaşından itibaren bazı arkeologlar tarafından müzeye getirilmiştir. 1920’li yıllarda Yivli Minare Cami’nde faaliyet gösteren müze, 1970’lerden sonra şimdiki binasına taşınmıştır. Müze birçok salon bulunmaktadır. Bunlardan Küçük Eserler Salonu, İmparatorlar Salonu, Tanrılar Salonu ve Tabiat Tarihi Salonu gezmeye gelenlerin ziyaretine açıktır. Bunun haricinde antik dönemine ait olan çocuk oyuncakları bölümü de vardır ve bu oyuncaklar burada sergilenmektedir. Afrodit, Athena, Zeus tanrılarının da heykellerinin bulunduğu Tanrılar Salonu ilgi çeken alanlardan biridir. Müze bütün sene boyunca açık olmakla birlikte, kış ayları saat 17:00’a, yaz aylarında ise saat 19:00’a kadar ziyaret edilebilmektedir.

 

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

1 YORUM

Bir yorum bırak

Yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın