İzmir’in canlı sokakları, otantik konaklama mekanları, tasarım dükkanları, cumbalı taş evleriyle her mevsim ilgi gören beldesi Alaçatı’nın özellikle yaz mevsimlerinde bengonvillerle süslenen sokakları yerli ve yabancı turistlerin göz bebeği oluyor.

Alaçatı denilince turistlerin aklına ilk gelen şeyler damla sakızlı dondurması, taş evleri, değirmenleri,  rüzgarı ve rüzgarıyla yapılan sörf, pembe çiçeklerle süslenen sokakları olmakla birlikte, bilinmeyen pek çok özelliği de var. Haydi gelin hep birlikte bu bilinmeyen ayrıntılara ışık tutalım.

Alaçatı Hakkında Bilinmeyenler

Tarihi 1850’li yıllara dayanıyor

1850’li yılların sadrazamı Alaçatı’nın güneyinde kalan bataklık bölgenin kurutulması emrini verince; bugün Hacı Memiş olarak anılan bölgede çalıştırılması ve bataklık kurutma işlemlerinde yer alması için Sakız Adası’ndan Rum işçiler getirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda bataklık kurutulup liman kurulmuştur.
Bataklığın kurutma çalışmalarında kanal inşaatında çalıştırılmak için getirilen Rum işçilere, limandan bir kilometre iç kısımda konaklamaları için kasaba inşa etmelerine izin verilmesiyle bugün Alaçatı olarak anılan Agrilia kasabası kurulur. Burada bahsi geçen topraklara sahip Türkler, imar edilip işlenmesi karşılığında topraklarını Rum işçilere vermişlerdir, böylece Rumlar Alaçatı’da bağcılık faaliyetlerini geliştirmişlerdir.

Alaçatı Limanı’ndan yapılan şarap ihracatı

Bağcılık faaliyetlerini geliştiren Rumlar, yerel halk savaştayken Alaçatı’yla birlikte Karaburun, Urla ve Çeşme’nin de kaderini değiştirmişlerdir.
Savaş döneminde Avrupa’daki üzüm bağlarının çeşitli sebeplerden dolayı kullanılamaz hale gelmesiyle Alaçatı’nın verimli topraklarında yetişen üzümler Avrupa’nın üzüm ve şarap ihtiyacını karşılayacak değerli bir liman haline gelmiştir. Bağcılığın yanı sıra zeytin ve zeytinyağı üretimi de ekonominin gelişmesine katkı sağlamıştır.

Alaçatı Hakkında Bilinmeyenler

Turistlerin hayran kaldığı taş evler 1850-1890 yılları arasında inşa edilmiştir

1878-1881 yıllarında meydana gelen iki büyük depremde %80i hasar gören Arnavut kaldırımlı evler 1850-1890 yılları arasında Alaçatı’nın yöresel taşlarıyla Rum ve Osmanlı mimarisinden esinlenilerek inşa edilmiştir. Şimdi gördüğümüz yapılar ise deprem sonrası dönemde bitişik, bahçeli ve iki katlı olarak inşa edilmiştir.
İki katlı evlerin giriş katında Rumlar şarap üretirlerken, Türkler ise tütün depoluyorlarmış.

Alaçatı’da nüfus

Alaçatı’da 1800’lü yılların sonuna dek 45bin kişilik nüfusun 40bini Rum 5bini Türk’tü. Bugün 10bin olan nüfusu yaz aylarında 60bin buluyor.
Balkan Savaşı döneminde bölgeye Müslüman göçmenlerin gelmesiyle Rumlar Alaçatı’dan ayrılmış, bölgeye geri dönmeleri ise 1919 yılında Yunan işgali sırasında olmuştur. 1922 yılından sonra ise Kavala, Selanik, Girit ve İstanköy’den gelen Arnavut ve Boşnak göçmenlerin de Alaçatı’ya yerleşmesiyle birlikte Türkler tekrar ağırlık kazanmıştır.

Üzüm bağlarının tütün tarlalarına dönüşmesi

Alaçatı Hakkında Bilinmeyenler

Mübadele sonrasında yaşamın zorlaşmasıyla şarap yapımını bilmeyen göçmenler üzüm bağlarını kaldırıp tütün yetiştirmeye ve hayvancılıkla ilgilenmeye başlamışlardır ancak ekonomiye katkıları Rumların bağcılığı ve şarapçılığındaki kadar etkili olmamıştır. Türklerin tütüncülüğü ise Alaçatı’da 1930’lu yıllarda önemli bir sektör haline gelmiştir ve 1950’den itibaren de zayıflamaya başlamıştır. Bu yüzden Alaçatı halkı İzmir’e göç etmiştir. 2000’li yıllarda İstanbulluların keşfetmesiyle birlikte bugünkü canlı, renkli haline gelmiştir.
Antik dönemlerden günümüze dek her zaman aynı hareketlilikte olmasa da yaşamın bir şekilde devam ettiği Alaçatı’nın denize kıyısının olmaması da insanları şaşırtan gerçeklerden.

2006’da kentsel SİT alanı ilan edilmiştir

Rum ve Osmanlı mimarisinden izler taşıdığını söylediğimiz 3 mahallede bulunan 1763 adet taş ev Temmuz 2006 yılından beri kentsel SİT alanı koruması altında.

Alaçatı rüzgarı

Alaçatı Hakkında Bilinmeyenler

Alaçatı’nın bugünkü ününü kazanmasındaki bir diğer etken ise merkezden birkaç kilometre güneyde yer alan Yumru Koyu’nda son yıllarda Dünya ve Avrupa  Windsurf Şampiyonaları, kitesurf, yelken gibi pek çok su sporunun yapılıyor olması.

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-Mail adresime kayıt olursanız haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz.

Bir yorum bırak

Yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın